düşünen ile cümle

düşünen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gene de dahasinin yapılabileceğini dusunenler vardı.ولكن كانت هناك أوقات يمكن فهمه.
İşin yanlışlığını düşünenlerin yapacakları bir şey yoktur.لا يوجد شخص يقوم بعمل سيء عن معرفة.
Onun suçlu olmadığını düşünen sadece biz değiliz.نحنُ لسنا الوحيدين الذين يعتقدون أنهُ غير مذنب.
Özellikle emeklerinin boşa gitmiş olduğunu düşünen babası oğlunun Geel'deki tımarhaneye gitmesini önerdi.Seu pai ficou especialmente frustrado e aconselhou que o filho deveria ser internado em um manicômio em Geel.
O ayrıca Elektromanyetizm yasalarını Genel görelilik kuramı ile birlikte düşünen ilk kişilerden biriydi.Foi um dos primeiros a conceber a combinação da relatividade geral com as leis do eletromagnetismo.
Ben durmadan düşünen biriyim.Eu minto constantemente, incessantemente.
Uzaylıların Bhakti'yi öldürdüğünü düşünen Doktor, kendisini uzaylı gemisinde bulur ve bu uzaylılarla tanışır.Assumindo que os alienígenas mataram Bhakti, ela finalmente encontra sua nave e os encontra.
Kızının evlenemeyeceğini düşünen baba bu duruma oldukça sevinmiştir.A filha se diz satisfeita, pois não lhe agradaria casar com tal moço.
Düşünen Adam (Fransızca: Le Penseur), Fransız heykeltıraş Auguste Rodin tarafından üretilmiş sanat eseri.De Denker (Le Penseur) is een bronzen beeldhouwwerk van de Franse beeldhouwer Auguste Rodin.
İşin yanlışlığını düşünenlerin yapacakları bir şey yoktur.Schande over wie er slecht van denkt.
Düşünen Adam (çevrimiçi).Strona dla trzeźwo myślących.
Kendi çıkarlarını düşünen bir uçan sincaptır.Przekupny egoista, który myśli tylko o własnym interesie.
Kızının evlenemeyeceğini düşünen baba bu duruma oldukça sevinmiştir.Córka wbrew woli ojca nie mogła zawrzeć małżeństwa.
Rand'a göre rasyonel düşünen akıllar için çatışma söz konusu değildir.Nie bójmy się powiedzieć, Racine to zwykły szelma!
Bundan dolayı Slackware kullanmayı düşünen acemiler Linux öğrenmek için zaman harcamaya hazır olmalıdırlar.Główną jest fakt, że potrzeba czasu, aby klienci przyzwyczaili się do idei washletu.
Pliny Nero hakkında en olumsuz düşünen tarihçilerden birisidir ve onu "insanlığın düşmanı" olarak adlandırır.Plinius har en av de mest negativa uppfattningarna om Nero och kallar honom ”mänsklighetens fiende”.
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.Detta skall vara till minne av männen, så länge människor leva."
Hiç başka bir alternatifinin kalmadığını düşünen Tosca kendini vermeye hazırdır.Tosca ser då ingen annan utväg än att ge efter.
Sonraları Düşünen Adam ve Son Havadis gibi yerlerde yazılarına devam etti.Senare följde Jag ser och som sista böcker Jag hör och Seanser.
Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Titelfiguren är en pensionerad brittisk före detta hemlig agent vid den brittiska underrättelsetjänsten.
O ayrıca Elektromanyetizm yasalarını Genel görelilik kuramı ile birlikte düşünen ilk kişilerden biriydi.Han var en av de första som skrev om folkrätt.
Gene de dahasinin yapılabileceğini dusunenler vardı.Вони боялись, що з ними таке може повторитися.
Mezarlarının başında bir Düşünen Adam heykeli yer alıyor.Старші люди пам'ятають місце гробу.
Böylece "Şair", "Düşünen Adam"'a dönüştü.Для «Старої» вона використала позу «Мислителя».
Öyle ki, Ukraynalıların ayrı bir ulus olduğunu düşünenler hapse atılmış; baskı altına alınmıştır.Адже кожен українець, який усвідомлював себе таким, був приречений принаймні на каторжанське буття.
Böyle düşünen tek kişi biz değiliz.Ми не єдині, хто так вважає.
Dolayısıyla Descartes kendisinin düşünen bir şey olduğunu kesin bir şekilde ifade eder.Descartes následně definuje, co vlastně člověk je.
Bu toplu hareket, mülteci sayısının sekiz bini aşmayacağını düşünen Irak hükumetini şaşırttı.Tato obrovská čísla ohromila bagdádskou vládu, která neočekávala, že množství imigrantů přesáhne 8 tisíc.
Ona göre ruh düşünen madde ise yer kaplayan cevherdir.Jinak jeho duše zůstává v zajetí hmoty.
Aleyhine düşünenler içinse İngiliz Gizli Servisine üye bir İngiliz ajanıdır.Podle některých zdrojů byl agentem britské tajné služby.
Ona göre ruh düşünen madde ise yer kaplayan cevherdir.Ce știm despre lume, Este oare spirit ca ceva deosebit de materie?
İkisi de Düşünen Adam adlı heykelin altına gömüldü.Mindkettőjüket a meiningeni uralkodócsalád kriptájában temették el.
Kitap okumaktan sıkıldığını düşünen 12 yaş ve üzeri gençlere hitap eder.A kétéves gyerekektől kezdve egészen a tizennégy év fölötti fiatalokig bárki találhat kedvére való olvasmányt.
Bu yüzden bu gruba, "düşünen insanın metal grubu" dendi.Yhtyeen musiikkia on kutsuttu myös ”ajattelevan ihmisen metalliksi”.
Ona göre ruh düşünen madde ise yer kaplayan cevherdir.Όπως λέει ο ίδιος, ο εγκέφαλος μας είναι σαν μια σοφίτα.
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.Derimod er ordet som mening (sermo) en menneskelig dannelse (institutio).
Hiç başka bir alternatifinin kalmadığını düşünen Tosca kendini vermeye hazırdır.Tosca ser da ingen anden udvej end at give efter.
Hiç başka bir alternatifinin kalmadığını düşünen Tosca kendini vermeye hazırdır.Tosca ser da ingen annen utvei enn å gi etter.
Modern tarihçiler, bununda diğerleri gibi sonradan uydurulduğunu düşünen Lemerle'i izler.Sebagian besar sarjana modern mengikuti Lemerle, yang menganggap ini sebagai fabrikasi berikutnya.
Ben durmadan düşünen biriyim.Yang selalu menginspirasi saya.
Kızının evlenemeyeceğini düşünen baba bu duruma oldukça sevinmiştir.Itulah sebabnya Ibu Sunti tidak rela jika anak-cucunya ada yang tidak menikah.
Dolayısıyla Descartes kendisinin düşünen bir şey olduğunu kesin bir şekilde ifade eder.Akan tetapi, Descartes tak mampu untuk menjelaskan dengan jelas mengenai apa itu kesadaran itu sendiri.
Seishū'nun Yakuza'ya benzediğini düşünen, eksantrik ve korkutucu bir adam.Một người đàn ông kỳ dị và hay hăm dọa, người mà Seishū nghĩ giống một Yakuza.
Dolayısıyla Descartes kendisinin düşünen bir şey olduğunu kesin bir şekilde ifade eder.Cá nhân Descartes cho rằng điều đó nhất định là quan trọng.
Pliny Nero hakkında en olumsuz düşünen tarihçilerden birisidir ve onu "insanlığın düşmanı" olarak adlandırır.Pliny là người có thành kiến tệ nhất đối với Nero và ông gọi Nero là "kẻ thù của loài người."
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.すなわち人(かみ)と化成(な)る」とあり、人を神と訓読みさせている。
Murtaza ve onun gibi düşünenler ise ezan seslerine kavuştukları için şükretmiş mal mülk istememişlerdir.いずくとも知れぬ、かかる不遇の身の某(それがし)を、御部落の方々は、親身も及ばぬ看護をして下され感謝の言葉も御座らぬ。
Düşünen Adam (çevrimiçi).啓人の想い人。
Ben durmadan düşünen biriyim.いつも無愛想な態度をとっている。
Düşünen Adam, haftalık siyasi dergi.週刊の政治情報誌。
Eğlenceli, şakacı, pozitif düşünen, sürekli gülen biridir.ポジティブで明るくいつも笑顔。
İşin yanlışlığını düşünenlerin yapacakları bir şey yoktur.死を禍だと考える者は間違っている。
İnsan böylesi zihinsel etkinlikleri gerçekleştirebilen bir organizma olduğu için “düşünen” bir varlıktır.人体錬成の結果ゆえの存在であるため、ベースとなった人間が存在する。
En iyi performansını sergilediğini düşünen Hopper ise filmin son halini beğenmedi.主役を演じたゲイリー・クーパーは、映画を通して見て、自分が演じた終盤の演説が満足の行く出来ではなかったと感じた。
Biz onları ahiret yurdunu düşünen samimi kimseler kıldık.於我滅後當撰法眼使千年在世利益眾生。
Japan Inc.e göre okulunun sonuna kadar kendi düşünen bir programcı olmuştur.根据Japan Inc.的采访,他在高中毕业前自学了程序设计。
MSG hassasiyeti olduğunu düşünen kişiler, bunu uygun klinik değerlendirmelerle teyit edebilir.如果對MSG有敏感,則會鼓勵其通過相應的臨床評估中進行確認。
Ben durmadan düşünen biriyim.不斷是人是杌疑。
İnsan, düşünen bir varlık ve zararı önceden hesaplayabilecek; sonradan öğrenebilecek bir yapıya sahiptir.전의 믿음에 의하여 다시 나은(勝) 지혜를 연마하여 무생(無生)의 증과(證果)에 순하는 지위.
İnsanın düşünen ve duyan bir varlık olduğunu hesaba katarak," demişti.들은바 가 바르고 틀림이 있다해도 그것은 사람의 사견(私見)이다.

İlgili Sayfalar