düğün ile cümle
düğün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Nikâh DüğünSvatební noc.
Kınadan sonra da düğün yapılır.Krátce nato se koná svatba.
Nadine küçük yaşlardan beri hobbi olarak şarkı söylemiş, birçok düğünde şarkılar seslendirmiştir.Od útlého věku Nadine zpívala na malých akcích a svatbách.
Törensel elbiseler çocuğun ilk doğum günü (doljanchi), bir düğün veya bir cenazeyi içeren günlerde giyilir.Slavnostní šaty se nosí na slavnostních příležitostech jako jsou první narozeniny dítěte, svatba nebo pohřeb.
Kitabın başlarında Bill ile Fleur'un düğünü olur.V sedmém díle je na svatbě Billa a Fleur.
İngiltere'nin bazı bölgelerinde, düğün pastası düğün kahvaltısında servis edilir.V některých částech Velké Británie je pro nevěstu štěstí vidět kominíka na svůj svatební den.
Düğün 29 Nisan 2011'de Westminster Abbey'de gerçekleşti.Jejich svatba se konala 29. dubna 2011 ve Westminsterském opatství.
Ertesi günde düğün yapılır.Druhý den večer se koná oslava.
Erkek tarafındaki düğünlerde ise akşam yemeklerinden sonra "meclis" adı verilen içkili eğlenceler yapılır.Ke slavení večeře Páně pak slouží jakýkoli stolek, zvaný Stůl Páně.
Düğünlük, Ordu ilinin Fatsa ilçesine bağlı bir mahalledir.Příkladně šťastné manželství bylo vedle péče o armádu prioritou jeho života.
Sünnetler ve düğünler birlikte yapılır.Také jsou pořádány konference a svatby.
Oğlan evi düğün sahibidir.Chlapce si vzala hospodářova rodina.
Ana madde: Friends (7. sezon) Yedinci sezon genel olarak Monica ve Chandler'ın düğün hazırlıklarıyla geçer.Sedmá série se z větší části věnuje svatbě Monicy a Chandlera a jejím přípravám.
Bu sırada Anya ve Xander düğün hazırlıklarına devam etmektedirler.Pan a paní Hudsonovi zasedají k snídani.
Düğünler genellikle iki gün sürer.Spálení obvykle trvá asi dvě hodiny.
Mesela burada düğünler gerçekleştirilebilir.Pořádají se zde svatby.
Düğün yerlerinin kurulması.Svatební obřady.
Düğün Viyana’da olur.Svatba se konala v Itálii.
Düğünde misafirler ağırlanır yemek verilir.Na svatební hostině si každý hledí hlavně jídla.
Benim elimde duvak, düğünmüş meğer düğün.Doma je nám hej, svatby odkládáme.
Erkek çocukları için sünnet düğünleri, diğer düğünden farksız olarak yapılmaktadır.Za svědky na druhé svatbě jim šly děti, jinak byl ceremoniál tajný.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Svatebního obřadu se nezúčastnil nikdo z jejích příbuzných.
Bunlara örnek olarak düğünler,cenazeler ve merasim törenleridir.Konají se zde jak svatební, tak také pohřební obřady.
Mariel Dopter - Ana 'Mariana' için düğün organizasyonu yaptı.Trenérka Beiste (Dot-Marie Jones) vede svatební obřad.
Margaery, Joffrey düğün gününde ölünce Tommen ile evlendirilmiştir.Joffreyho vdova Margaery se s Tommenem později vezme.
Theseus ve Hippolyta’nın düğün töreni hazırlıkları yapılmaktadır.Objeví se Theseus a Hippolyta, kteří jsou na lovu.
Mahallenin düğünleri eskiden mahalle aralarında yapılırdı.Jaké bývaly svatby v okolí služovském.
Gelin alınıp damatın evine gidildikten sonra düğün biter.Její svatbu a odchod z domova vnímá jako zradu.
Genellikle gelinin yakın arkadaşları düğünde giyer.Často je nosí matky nevěsty a ženicha na svatbách.
Düğün 26 Kasım 1539 gününe dek sürdü.Jejich svatba se konala dne 12. února 1526.
Düğün merasim ve eğlenceleri başlamıştır.Začíná karneval a taneční zábava.
1 yarı kapalı düğün salonu bulunmaktadır.Samci mají pestrý svatební šat.
Düğünlerde ise düğünden birkaç gün önce eksik giderme (biçim) yapılır.Velkým svátkem je i svatba (gamos), kde se slaví několik dní.
Düğünleri: Köy halkı eskiden düğünlerini üç gün üç gece davul zurna çalmak suretiyle yaparlardı.V témže roce ochotníci sehráli ještě hry Tři hodiny před svatbou a Loupež.
Düğün eğlenceleri başlar.Začíná svatební obřad.
Düğün 29 Nisan 2011'de Westminster Abbey'de gerçekleşti.Nunta a avut loc la Westminster Abbey la 29 aprilie 2011.
Britanya kraliyet ailesinin hiçbir üyesi düğüne katılmadı.Toți frații regelui au refuzat să participe la nuntă.
Düğünlerinden sonraki gün Adrienne'in hamile olduğunu öğrendiler.A doua zi, Adrienne a descoperit că este însărcinată.
Ve böylelikle düğün bitirilmiş olur.Nunta (uspețul) este stabilită atunci.
Düğün, Şilili sürrealist film yönetmeni ve çizgi roman yazarı Alejandro Jodorowsky tarafından düzenlenmişti.Nunta a fost oficiată de regizorul și scriitorul Alejandro Jodorowsky.
Düğün, genellikle üç gün sürer.O nuntă durează, de obicei, 3 zile și jumătate.
Düğün Viyana’da olur.Nunta va avea loc în California.
Düğünün bir safhasında kıza yüzük takılır.În urma unui accident, rochia dnei.
Zerde yalnız sünnet düğünü ve mevlitlerde ikram edilir.Tristă și singură, o adoptă pe Nuni.
Düğün genelde Cumartesi günleri başlar.De obicei, nunta, începea la mireasă în ziua de sîmbătă, la amiază.
Düğünden bir gece önce eğlenilir.El a interpretat în seara nunții sale.
Düğün pastaları, pastanın hizmet edeceği konuk sayısına bağlı olarak çeşitli boyutlarda gelir.Ibricele au de asemenea dimensiuni diferite în funcție de numărul de persoane care urmează să fie servite.
Geleneksel olarak, düğün pastası tüm konuklara ve çifte iyi şanslar getirmek için yapılmıştır.În mod tradițional, invitațiile de nuntă sunt trimise prin poștă în plicuri duble.
Bu süslemeler doğum günü ve düğün pastalarında bulunuyor.Prezent în expoziții de grup sau aniversare.
Kız tarafından bir erkeğin yapılacak düğüne katılması ayıp sayılır.El merge într-o excursie cu scopul de a participa la nunta fiicei sale cu un bărbat pe care nu-l place.
Kız isteme, kına gecesi, üç gün üçgece süren davul-zurnalı düğünleriyle tanınır.Ajuns la femelă, el o atinge cu prudență cu pedipalpii de două trei ori.
Anjali’nin düğünü ertelenmiştir.Căsătoria a foast anulată.
3 gün düğün yapılmaktadır.După nuntă s-a sărbătorit trei zile.
Düğün geleneği olarak düğünün başlamasına bayrak kalkma denilir.Arborarea steagului semnifică faptul că nunta a început în mod oficial.
Genellikle düğün yemeği olarak kullanılır.Este de obicei servită în timpul Festa Junina.
Düğün sabahı, damat kendisi tıraş olur ve yıkanır.In ziua precedentă mireasa se îmbăiază, se cuminecă.
Düğün eğlenceleri başlar.Negocierile pentru căsătorie au început.
Düğün yemeğinin bütün masraflarını erkek tarafı çeker.Bărbatul trebuie să îi facă toate plăcerile femeii în ziua nunții.
1964 yılında düğünlerde şarkı söylemeye başladı.Începe să cânte la nunți din 1956.
Bundan sonra kendi aralarında nişan gerçekleşir, düğün günü kararlaştırılır.După logodnă se alegeau nașii și se fixa data nunții.