İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Vtedy rozostavil Izrael úkladníkov proti Gibei dookola.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Y-sơ-ra-ên bèn phục binh chung quanh Ghi-bê-a.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Y-sơ-ra-ên bèn phục_binh chung_quanh Ghi-bê - a .
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Και εθεσεν ο Ισραηλ ενεδραν κατα της Γαβαα κυκλω.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.И поставил Израиль засаду вокруг Гивы.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.Тогава Израил постави засада около Гавая.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.וישם ישראל ארבים אל הגבעה סביב׃
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.ووضع اسرائيل كمينا على جبعة محيطا.
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.以 色 列 人 在 基 比 亞 的 四 圍 、 設 下 伏 兵
İsrailliler dört bir yandan Givanın çevresinde pusuya yattılar.以色列人 在 基比亞 的 四 圍 、 設下 伏兵
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Kiedy Marwood skoczył, otoczyły go osy żądląc go w twarz i oczy.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.그리고 마러드가 점프했을 때, 말벌떼가 그의 얼굴과 눈을 쏘아대면서 공격했어요. 그는 내버려 둘 수 밖에 없었죠.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Și când a sărit Marwood, a fost acoperit de viespi care îl înțepau pe față și pe ochi.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Sie stachen ihn ins Gesicht und die Augen. Er ließ beinahe los. Das war in 23 Metern Höhe.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Toen Marwood sprong, werd hij bedolven door wespen die hem in zijn gezicht en ogen staken.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Và khi tới Marwood nhảy sang anh ta bị bao vây bởi ong bắp cày chích vào mặt và mắt anh ta.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Y cuando Marwood saltó lo cubrieron las avispas que le picaron la cara y los ojos.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когато Маруд направил скока, бил покрит с оси, жилещи го в лицето и очите.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.Когда прыгнул Марвуд, его облепили пчелы, жалящие в лицо и глаза.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.כאשר מרווד קפץ, הוא כוסה בצרעות שעקצו אותו בפניו ובעיניו. הוא כמעט והרפה מהענף.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.وحين قفز "ماروود"، كان مغطى بالدبابير تلدغه في الوجه والعينين. وقد كان على وشك أن يفلت.
Marwood o büyük atlayışı yaptığında, arılar dört bir yanını sarmış ve onu, yüzünden, gözlerinden sokmuşlar.顔中を刺しまくりました 彼は危うく手を離すところでした 地上20メートルです もしそうしたら死んでいたことでしょう
Monsanto Karşıtı Yürüyüş'ümüzü tekrar edip dünyanın dört bir yanında ofislerinin önüne giderekنعيد فيها التظاهرة ضد مونسانتو حيث سنتجه نحو مقرات الشركة في أي مكان
Monsanto Karşıtı Yürüyüş'ümüzü tekrar edip dünyanın dört bir yanında ofislerinin önüne giderek私たちは彼らの門の前でこう訴えるのです。 「あなた方はブラックウォーター社を買収できるでしょう。」
Muazzez Abacı sahnede kıpırdayamıyormuş. Neden? Hatıralar sarmış dört bir yanını da ondan.I read where Snoop Lion got caught rolling a fatty, or as Chris Christie calls it rolling a me.
Neden? Hatıralar sarmış dört bir yanını da ondan.만약 크리스 크리스티 (뉴저지 주지사, 뚱뚱함) 였다면 삐쩍 마른 사람과 했다고 기사가 났겠죠
Ne oldu? Şu odada dünyanın dört bir yanından CEO'lar var.Beh, ho tutti i direttori generali del mondo in questa stanza.
Örneğin, Finlandiya’nın dört bir yanındaki bir çok küçük yerleşim bölgesinde boş konutlar bulunmaktadır.Det finns lediga bostäder på till exempel många mindre orter i olika delar av Finland.
Örneğin, Finlandiya’nın dört bir yanındaki bir çok küçük yerleşim bölgesinde boş konutlar bulunmaktadır.Esimerkiksi monilla pienemmillä paikkakunnilla eri puolilla Suomea on vapaita asuntoja.
Örneğin, Finlandiya’nın dört bir yanındaki bir çok küçük yerleşim bölgesinde boş konutlar bulunmaktadır.Par exemple, dans de nombreuses petites communes en Finlande, il y a des logements libres.
Örneğin, Finlandiya’nın dört bir yanındaki bir çok küçük yerleşim bölgesinde boş konutlar bulunmaktadır.Por ejemplo, en muchas pequeñas localidades de distintos lugares de Finlandia hay viviendas vacías.
Örneğin, Finlandiya’nın dört bir yanındaki bir çok küçük yerleşim bölgesinde boş konutlar bulunmaktadır.Например, во многих небольших коммунах в разных частях Финляндии имеется свободное жильё.
Otelin süit odası 4300 metre kare. Dört bir yanı manzaralı.Ten apartament ma 400 m2 i okna widokowe z każdej strony.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.A criação dos media está em todo o lado.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Aşa că acum ce se face în materie de media este peste tot.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Así que ahora, la generación de contenidos está... en todas partes.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Das Werk der Medien ist -- ist heute überall..
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.De creatie van nieuwe media is nu overal.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Ezért ma a médiakészítés -- mindenhol ott van.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Maintenant la création de médias est accessible à tous.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Média se tvoří všude.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Nu kan alle skabe denne type medier -- det er over alt.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Ora la creazione di media é ovunque.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Οπότε τώρα, η δημιουργία των ΜΜΕ... είναι παντού.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Сега създаването на медия е -- то е навсякъде.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.Сейчас создание медиа - повсюду.
Şimdilerde Hindistan'ın dört bir yerindeki köyleri gezerek diğer kadınları da aynı şeyi yapmaya ikna ediyor.これを社会的伝染といい 実に強力で刺激的な事象です
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.A probléma mindenhol a nyugati régióban manapság, a következő:
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Das Problem ist, dass es jetzt im Westen überall so aussieht wie hier:
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.El problema es que hoy todo el Oeste tiene este aspecto.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Het probleem is dat het er nu in het hele Westen zo uit ziet.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Il problema è che oggi nell'Ovest degli Stati Uniti le cose stanno così.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.지금 서부에 퍼져있는 그 문제는 이 그림과 같습니다.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Le problème est que dans tout l'ouest maintenant voilà à quoi il ressemble.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Masalahnya adalah di seluruh daerah Barat terjadi hal seperti ini.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Problema e că acum peste tot în Vest e aceeaşi situaţie.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Problem jest w tym że na zachodzie kraju to wygląda w ten sposób.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Problém je, že všude na Západě to nyní vypadá nějak takto.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Problémom je, že všade na západe to teraz vyzerá nejako takto.
Sorun şu ki şu an Batı'nın dört bir yanında bu, böyle görünüyor.Vấn đề là hiện nay, mọi nơi trên phía Tây đều xảy ra tình trạng như thế này.