Dört biraderim var.
I have four brothers.
Dört bir yanı manzaralı.
It has 360-degree views.
Kuşlar dört bir yana uçuştu.
The birds flew away in all directions.
Ülkenin dört bir yanına gittik.
We went all over the country.
O, dünyanın dört bir yanını gezdi.
He traveled around the world.
Bu ülkenin her dört bir yanında oluyor.
This is happening all over the country.
Bir, iki, üç, dört, bir, iki, üç, dört.
One, two, three, four, one, two, three, four.
Ülkenin dört bir yanındaki şehirlerde --
In urban communities across this country --
Şehrin dört bir yanı dağlarla çevriliydi.
The mountains were all around the city.
Şimdi, görüntü üretimi dört bir yanımızda.
So now, the creation of media is -- it's everywhere.
Eşyalarını dünyanın dört bir yanına saçtın.
You've got shit all over the world.
Bu şeyi ülkenin dört bir yanında üretiyoruz.
We're building this stuff around the country.
dört bir ile daha fazla örnek cümle →