dönmek ile cümle
dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.Am folgenden Tag wiederholte sich der Kurs in umgekehrter Richtung.
Bir yılın sonunda bursu kesildi ve yurda dönmek zorunda kaldı .Gegen Ende des Jahres brach sie am Set zusammen und wurde nach Hause gebracht.
Sarkacın salınım düzlemi gözle görünür biçimde dönmektedir.Die Leberschau wird anscheinend unter freiem Himmel durchgeführt.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Doch wieder mussten sich die Mongolen zurückziehen.
General Oganovski bu olaylar sonucu Adilcevaz’a geri dönmek zorunda kaldı.General Faidherbe gab damit alle erreichten Geländegewinne wieder auf.
Para sıkıntısından İngiltere'ye dönmek zorunda kaldı.Er ging zur Genesung zurück nach England.
Eşitsizliği önlemek için tekrar eşitlik noktasına dönmekti.Erneut wurde auf das Gelübde der Ehelosigkeit verzichtet.
Miller zindandan çıkartılmıştır ve evine geri dönmektedir.Jack ist wohlauf und kommt wieder nach Hause.
Fakat dönmek için artık çok geçtir.Zu einer Umkehr ist es nun aber zu spät.
Bu durumda eli boş olarak geri dönmekten başka çare kalmamıştır.Diese bot dann keine freie Rückkehr mehr.
Herhangi bir durumda, bir sözden dönmek kötüdür.Dans tous les cas, c'est mauvais de rompre une promesse.
Bir sözden dönmek iyi değildir.Ce n'est pas bien de rompre une promesse.
Ben oraya dönmek istemiyorum.Je ne veux pas y retourner.
Tek başıma dönmek istemiyorum.Je ne veux pas rentrer seul.
Bir gün Boston'a geri dönmek isterim.J’aimerais retourner un jour à Boston.
Geri dönmek zorundaydım.Il me fallut y retourner.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.L'arrêt, le stationnement et le demi-tour sont interdits.
Ancak bu sırada Hanna, Ising için çalışmaya geri dönmek istedi, çok sadık olduğunu hissetti.À ce moment-là, Hanna veut retourner au travail pour les Ising à qui il est très fidèle.
Otoyo'da kuzeye dönmekte ve Shikoku Dağlarını geçmektedir.A Otoyo, il tourne vers le nord et traverse les montagnes du Shikoku.
Buradan geri dönmektesiniz.Revenue ici.
Şeytan, öbür yanağını dönmek yerine intikam almayı temsil eder!Satan représente la vengeance, au lieu de tendre l'autre joue.
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.La photo nous emmène dans la direction inverse.
Ancak hata yaptığınızı anlayıp o insana geri dönmek istediğinizde o insan yankının içinde kaybolmuştur. "Alors qu’Il vous a détaillé ce qu’Il vous a interdit, à moins que vous ne soyez contraints d’y recourir.
Miller zindandan çıkartılmıştır ve evine geri dönmektedir.Tom est sorti du coma et peut rentrer chez lui.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Par la suite, Ana Lucia achète un billet sur le vol Oceanic 815 pour retourner à Los Angeles.
Bu yüzden nişanlısına dönmekten korkmaktadır.Aussi, elle redoute son mariage avec lui.
En nihayetinde bu durum, çok hızlı dönmekte olan bir nötron yıldızının yaydığı sinyaller olarak tanımlandı.Cette anomalie fut finalement identifiée au signal émis par une étoile à neutrons en rotation rapide.
Her oda başa dönmektedir.Tout rentre semble rentrer dans l'ordre.
Çünkü, Amerika’ya dönmek istiyordu.Elle devait revenir en Amérique.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...J'ai hâte de retourner en studio.
Para sıkıntısından İngiltere'ye dönmek zorunda kaldı.Il retourna en Angleterre en disgrâce.
Bir yıllık aradan sonra buraya dönmek çok güzel.Ils n’y reviennent qu’un an plus tard.
Stark’ın deneysel zırhı California’ya dönmek için gerekli güçten yoksundur ve dünya onun öldüğüne inanır.L'armure manque d'énergie pour retourner en Californie, laissant le doute sur la mort du milliardaire.
Onun kredi ucunda geldiğinde, o Slavia dönmek istedim Belirtilen ve tekrar Jablonec için oynamak istemedi.Lorsque son prêt prend fin, il déclare qu'il veut revenir au Slavia et ne plus rejouer pour Jablonec.
1552’de, Yoşiteru, Kiyoto’ya dönmek için Nagaharu ile barış anlaşması yaptı.En 1550, Yoshiteru fait la paix avec Nagaharu pour retourner à Kyōto.
Paylaşılan bir liste oluşturmak için, iCloud web sitesine geri dönmek gerekiyor.Note : Pour une liste plus complète, se référer au site IMDb.
Denize Dönmek İstiyorum 09.Back To The River 04.
Tek amacı, Aku'yu yok edip kendi zamanına geri dönmektir.Déçu, il veut repartir vers son époque.
Pocahontas, geri dönmek için birkaç girişimde bulundu,, ancak hiçbiri başarılı olamadı.Bonaparte avait tout tenté pour être réintégré : rien n'avait réussi.
Yeminden dönmek büyük bir günah ve suç olarak kabul edilir.En effet, selon lui, s'abstenir est un péché.
Eğer şüphe çekici bir hareket görmediyse işine geri dönmektedir.Ayant essuyé un refus, il se remit au travail.
Fakat Schumacher ile Batman Daima ve Batman & Robin filmlerinde çalışan Akiva Goldsman geri dönmek istemedi.Akiva Goldsman, scénariste de Batman Forever et Batman et Robin, refuse ce 3e film.
Barış dolu bir hayata dönmek konusunda daha arzulular.Il dit aspirer à une vie paisible.
Dünya güneşin etrafında dönmektedir.(La Terre tourne autour du Soleil.)
24 Temmuz'da ise üsse dönmek üzere harekete geçti.Après un échec le 24 juillet, ils parviennent à trouver une voie jusqu'au sommet,.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Il fait son retour au pouvoir cinq ans plus tard.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Elle finit par percevoir le véritable motif de son recrutement.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Ils décident d'attaquer les Mongols sans attendre.
Kırlangıç Oyunu - Ölmek Gitmek Dönmek (2014)Article détaillé : Marche du retour (2018).
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Il rentre en France gravement blessé par une chute survenue sur le chantier.
Evine dönmekte olan Kadı bir vazoyu kıran köleye dayak attırmaktadır.Il est interdit de ramener un esclave en fuite à son maître.
Kapla aynı şekilde dönmek yerine, dönmekte olan durum nicel girdaplardan meydana gelir.Sachant qu'il reviendrait à la morgue, quoi qu'il arrive.
Kıyıya hızla vuran dalgalar aynı hızla geriye dönmektedir.Des flèches arrivent à toute vitesse devant lui.
Ancak onarım için Büyük Britanya'ya dönmek zorunda kaldı.Elle est obligée de s'arrêter en Angleterre pour réparations.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Chacun est sommé de rentrer chez lui.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.L'Égypte remporte cette compétition en étant invaincu.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Il est de retour.
Bir süreliğine işi bırakan Tina, parasızlık nedeniyle yeniden işe dönmek zorunda kalır.Après quelques années à Tallinn, il doit à nouveau déménager par manque de travail.
Onları Yahudi olarak kabul ediyoruz, geri dönmek isteyen her birini kabul ediyoruz.On cherche des coupables et les Juifs sont tout désignés.
Ağırlaşan hastalığı nedeniyle tekrar Ankara'ya dönmek zorunda kaldı.Il dut rentrer à Belgrade pour des raisons de santé.