dönmek ile cümle

dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra annesinin rahatsızlığı sebebi ile Bursa'ya geri dönmek zorunda kaldı.Через хворобу матері був змушений повернутись додому.
Onları Yahudi olarak kabul ediyoruz, geri dönmek isteyen her birini kabul ediyoruz.Представники інших народів сприймають євреїв як чужих і тому бажають їх знищити.
Eve dönmek için hazırlık yapılmaya başlanır.І, починається довга дорога додому.
Çünkü, Amerika’ya dönmek istiyordu.Тому він вимушений був повернутися назад у США.
Paylaşılan bir liste oluşturmak için, iCloud web sitesine geri dönmek gerekiyor.Для участі в LVEE потрібно зареєструватися на сайті конференції
Yıldızlar gibi kollar da merkez çevresinde dönmekle birlikte, kollar sabit açısal hızla dönerler.Всі встають у коло обличчям до центру і беруться за руки.
Sahalara dönmek için iki yıl mücadele verdi.Через два роки повернувся до Запоріжжя.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Він використовував найліпшу нагоду, щоб зайвий раз навідатися додому.
Tom eve dönmek istemedi.Том не хотів повертатися додому.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Ana Lucia si koupila lístek na Let 815, chtěla se vrátit do Los Angeles.
Şeytan, öbür yanağını dönmek yerine intikam almayı temsil eder!Satan znamená pomstu, nikoli nastavení druhé tváře!
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Další den oba nasedli na linku Oceanic Airlines, do letu 815, aby se vrátili do USA.
Dizi şarkıcı olmaya hevesli olan, Victoria Justice'in canlandırdığı Tori Vega etrafında dönmektedir.Seriál se točí kolem ctižádostivé zpěvačky Tori Vega (Victoria Justice).
Pocahontas, geri dönmek için birkaç girişimde bulundu,, ancak hiçbiri başarılı olamadı.Patch opravil jen některé chyby, ale ne všechny.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Přesto se vrátil.
Buradan geri dönmektesiniz.Odtud se vrátil zpět.
Ülkesine dönmek için uzun yolu seçerek bir yelkenliyle Büyük Okyanus'a açıldı, Tahiti'de birkaç ay geçirdi.Doprovázela svého manžela na několika cestách do jižních moří, na Havaj se přitom také alespoň jednou vrátila.
Geri dönmek harika'' dedi.Je to pro mě pocta, řekla .
Ruhun tek amacı, oluştuğu Tanrı'ya dönmektir.Smyslem lidského života by mělo být dosažení opětovného sjednocení duše s Bohem, z něhož vzešla.
Moğollar geri dönmek için acele etmezler.Ne všechny bumerangy se vracejí .
Ateşkes antlaşması imzalandığından bu çalışmalarını tamamlayamadan dönmek zorunda kalmıştır.Jakmile byla smlouva se zlem zpečetěna, nebylo pro něj již cesty zpět.
Ardından tekrar Primeira Liga'ya dönmek için Ferroviário ile anlaştı.A pak bych mu doporučoval, aby odcestoval zpět nejbližším vlakem.
Bu yüzden nişanlısına dönmekten korkmaktadır.Poté odchází pro snoubence.
Eve dönmek istedi, babasına sürekli mektuplar gönderdi ve birkaç hafta sonra eve döndü.Poté se vrátil ke své matce, našel si práci a několikrát týdně chodil do kostela.
Denize Dönmek İstiyorum 09.Setkání v lázních 09.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Všechno, co chce, je vrátit se domů.
Ağırlaşan hastalığı nedeniyle tekrar Ankara'ya dönmek zorunda kaldı.Z Říma se však kvůli onemocnění musel předčasně vrátit.
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.Sputnik 2 nu a fost proiectată pentru întoarcere, astfel destinul Laikăi a fost decesul.
Hıristiyanlıktan Yahudiliğe dönmek yasadışıydı.Convertirea de la creștinism la iudaism era ilegală.
Bu yüzden Venedik'e geri dönmek zorunda kaldı.Astfel a fost nevoit să se reîntoarcă în München.
Ancak onarım için Büyük Britanya'ya dönmek zorunda kaldı.Fiind bolnav, este nevoit să se întoarcă în Anglia pentru a se reface.
Burada bir yabancıdır ve annesini ziyaret için dönmek ister.Un tânăr autostopist vrea să ajungă acasă pentru a-și vizita mama.
İoannis, kentte kendini kuşatılmış olarak buldu ve 1138'de Konstantinopolis'e geri dönmek zorunda kaldı.Ioan s-a găsit el însuși asediat în oraș, și a fost forțat să plece în 1138, rechemat la Constantinopol.
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.Montarea are loc în ordine inversă.
Ay, Dünya'nın yörüngesinde eş zamanlı olarak dönmektedir, yani her zaman aynı yüzü Dünya'ya dönüktür.Luna este în rotație sincronă cu Pământul, adică arată întotdeauna aceeași față către el.
Görüşme, dönmek istememesi nedeniyle uzatılmadı.Exemplu: S-a supărat pentru că nu l-ai așteptat.
Gemilerini batıdaki evlerine dönmek için Adriyatik Denizi'ne taşımış, karaya çıkmışlardır.Au debarcat, pentru a-și căra barca la Marea Adriatică, înspre vest, pentru a ajunge înapoi acasă.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .În prezent, plăcile se deplasează în direcții opuse.
Eşitsizliği önlemek için tekrar eşitlik noktasına dönmekti.Obezitatea a redevenit un motiv de discriminare.
Bir yıllık aradan sonra buraya dönmek çok güzel.Ajunge acasă după un an de zile.
Yaklaşık kütlesi 2,9–4,8 × 109 Güneş kütlesi olan galaksi, 217 km/s hızla dönmektedir.Ea are o masă de circa 2.9–4.8 × 109 mase solare; viteza sa unghiulară este de 217 km/s .
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Catastrofa a fost provocată de condițiile meteo.
Çünkü, Amerika’ya dönmek istiyordu.S-a întors în Statele Unite.
Sahalara dönmek için iki yıl mücadele verdi.O întrerupe timp de doi ani pentru a pleca pe front.
Los Alamos’taki çoğu bilim insanı kendi laboratuvarlarına ve üniversitelerine geri dönmek istiyorlardı.Oameni de știință și studenți vin la Los Alamos ca vizitatori pentru a participa la proiecte științifice.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Mobilitatea între stări și schimbarea statutului sunt interzise.
Şeytan, öbür yanağını dönmek yerine intikam almayı temsil eder!Sátán bosszúállást képvisel, ahelyett, hogy odafordítanánk a másik orcánkat.
Bir yıllık aradan sonra buraya dönmek çok güzel.Nagy szerencsével egy év után hazakerült.
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.Pink nyilatkozata szerint: "Rendkívül izgatott vagyok, hogy újra útra kelhetek.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Jack az Oceanic 815-ös járatával készül visszautazni az államokba, hogy eltemesse apját.
Burada bir yabancıdır ve annesini ziyaret için dönmek ister.Átutazóban van, anyját készül meglátogatni.
Yaralanmasına yol açan ciddi bir kaza yüzünden İngiltere'ye geri dönmek zorunda kaldı.Ezt követően egy balesetben elszenvedett sérülés miatt hazahajózott Angliába.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Charlie visszaútban Los Angelesbe a 815-ös járatra kapott jegyet.
Ağırlaşan hastalığı nedeniyle tekrar Ankara'ya dönmek zorunda kaldı.Súlyos gyomor- és vesepanaszok miatt vissza kellett térnie Antiokheiába.
1217 yılında destek kuvvet sağlamak için Fransa’ya dönmek ister.1217 februárjában Lajos erősítésért visszatért Franciaországba.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Ezért kellett visszafordulni.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Körforgalmú úton megfordulni és hátramenetet végezni tilos.
Dizi şarkıcı olmaya hevesli olan, Victoria Justice'in canlandırdığı Tori Vega etrafında dönmektedir.A sorozat a fiatal, feltörekvő énekes Tori Vega életét követi, akit Victoria Justice alakít.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.Az Egyiptom elleni, kieséssel végződő találkozón is betalált.
Birkaç ay sonra yurda dönmek zorunda kaldılar (1893).Az alapvegyület szintézisét csak néhány évvel később (1889-ben) tudták megvalósítani.
İlgili Sayfalar