dönmek ile cümle

dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama hastalandığı için sedye üzerinde geriye dönmek zorunda kaldı.Zij moest zich echter terugtrekken doordat zij ziek was.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Laden, lossen en parkeren op een bushalte is niet toegestaan.
Kırlangıç Oyunu - Ölmek Gitmek Dönmek (2014)Verhalen voor het sterven gaan (2014), boek.
Eşitsizliği önlemek için tekrar eşitlik noktasına dönmekti.Hij hamerde wederom op anti-corruptiemaatregelen.
Gargamel onları bulmadan köylerine dönmek zorundadırlar.Ivanhoe zegt dat ze terug moeten gaan naar hun dorp.
1870'te, Fransa-Prusya Savaşı nedeniyle ailesinin yanına dönmek zorunda kaldı.In 1870 werd de familie genoodzaakt om te verhuizen naar Zwitserland, vanwege de Frans-Pruisische Oorlog.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Przez jakiś czas nie chciałem wracać do studia...
Arada sırada ise cehennem boyutuna gidip geri dönmektedir.Zawierała utwory z Returning To Gehenna i Burning The Fields.
Ay, Dünya'nın yörüngesinde eş zamanlı olarak dönmektedir, yani her zaman aynı yüzü Dünya'ya dönüktür.Księżyc jest w orbicie synchronicznej z Ziemią, co sprawia, że jest skierowany ku Ziemi stale tą samą stroną.
"Müziğe dönmek harika.Świetnie jest znowu tworzyć muzykę.
Fakat dönmek için artık çok geçtir.Zawrócić jest za późno.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Do domu wrócili po pięciu latach.
Denize Dönmek İstiyorum 09.Kierunki podróży (09.
Ben, Walt'a adanın kendisinin evi olduğunu ve adaya geri dönmek zorunda olduğunu söyler.Wyjawia on, że Edi jest niedźwiedziem i musi wrócić na swoją wyspę.
Serbest kaldıktan sonra siyasete dönmek istemedi.Po wyjściu na wolność nie prowadził działalności politycznej.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Powstaje wtedy wrażenie, że obaliliśmy główny argument.
Gerçekten de ilk yazılı eserler savaş üzerinde dönmektedirler.Pierwsze kroki w księgarstwie stawiał przed wojną.
Konu Sakurada ailesi etrafında dönmektedir.Pojawiają się też inne problemy związane z rodziną Sakae.
Bir süre hükümet için çalışsa da 1948 yılında ülkesine dönmek ister.Powtórnie zaangażował się w działalność społeczną po powrocie do kraju w 1948.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .Każdy z wirników porusza się w przeciwnym kierunku.
Barış dolu bir hayata dönmek konusunda daha arzulular.Został zmuszony powrócić do spokojnego życia wiejskiego.
Miller zindandan çıkartılmıştır ve evine geri dönmektedir.Ernest zabiera Mad do domu i chce ją naprawić.
O yüzden İstanbul'a dönmek zorunda kalmıştır.Zostały one zmuszone do zawrócenia do Stambułu.
Geri dönmekte olan ordu Vidin ile Şumnu arasında iken Avusturya güçleri tekrar hücuma geçtiler.Do swojej posługi wróciły wraz z nadejściem wojsk austriackich.
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.W międzyczasie Kruk wyrusza w trasę koncertową ”It Will Not Come Back Tour”.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Sześciu rozbitków lotu Oceanic 815 wraca do domu.
Bu sırada rehabilitasyonu sona eren Willow, karmaşık duygular içerisinde Sunnydale’e dönmek üzere yola çıkar.W końcu ucieka z Sunnydale by odzyskać duszę, co w końcu mu się udaje.
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.Operacja zamykania przebiega w odwrotnej kolejności.
24 Temmuz'da ise üsse dönmek üzere harekete geçti.Do akcji w ringu powrócił 24 czerwca.
Ukrayna’da ve Rusya’da savaş devam ettiği için ülkesine dönmek zorunda kaldı.Podczas I wojny światowej wróciła do Rosji.
Evine dönmek için her fırsatı kolluyor.Zawsze mają problemy z dojazdem do ich domu.
Türbin dakikada 3000 devirle dönmektedir.Wirowanie prowadzi się przy 3000 obrotach na minutę przez ok.
Korkudan deliye dönmek üzeredir.Han har blivit galen av skräck.
Dönmek, durmak ve park etmek yasaktır.Förbud mot att stanna och parkera eller att parkera.
Europa, Ganymede ve İo ile 2:4:1 Laplace resonansı içinde gezegeni etrafında dönmektedir.Till exempel befinner sig Jupitermånarna Ganymedes, Europa och Io i en 4:2:1-resonans.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Det är dags att gå tillbaka till detta grundläggande budskap.
Haneda'ya dönmek için izin istiyoruz.Georg I beslöt sig för att återvända till Hannover.
Gargamel onları bulmadan köylerine dönmek zorundadırlar.Tillsammans försöker smurfarna ta sig hem igen, innan Gargamel hittar dem.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.De skiljs därefter åt och Ana köper en biljett till Los Angeles, Flight 815.
Dizi şarkıcı olmaya hevesli olan, Victoria Justice'in canlandırdığı Tori Vega etrafında dönmektedir.Serien handlar om aspirerande sångare Tori Vega, som spelad av Victoria Justice.
Setsuna ise hançerin kendisinden çıkarıldığını hisseder, vakti de daralıyordur, hızlıca geri dönmek ister.Brouček konstaterar lättad att han har kommit tillbaka till sin egen tid, och börjar genast skrodera.
Nomura'ya dönmek ve çalışmalarını burada devam ettirmek istemiştir ve bu isteği onaylanmıştır.Denna gång tackade han nej. Han ville återvända till Nomura och fortsätta sitt arbete där.
Dünya güneşin etrafında dönmektedir.Än idag cirkulerar den kring solen.
En nihayetinde bu durum, çok hızlı dönmekte olan bir nötron yıldızının yaydığı sinyaller olarak tanımlandı.Man har sedan lyckats fastställa att denna typ av signaler utsänds av snabbt roterande neutronstjärnor.
Bir yılın sonunda bursu kesildi ve yurda dönmek zorunda kaldı .Min turné slutade förra året och jag klev direkt tillbaka in i studion.
Pollux'un yörüngesinde 590 günlük bir sürede dönmektedir.Den kretsar runt Pollux med en omloppstid på cirka 590 dygn.
Hikâye, Ohana Matsumae adında 16 yaşındaki bir genç kızın etrafında dönmektedir.Berättelsen kretsar kring den 16-åriga Umi Matsuzaki.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Han vände därför tillbaka.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.«Він мав повернутися назад.
Balkan Savaşları öncesinde Sofya'ya dönmek zorunda kaldı.Перед Балканськими війнами повернувся в Константинополь.
Saat yönünün tersi yönde dönmektedir.Обертається у зворотному напрямі.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Тому через 6 місяців повернувся до дому.
Barış dolu bir hayata dönmek konusunda daha arzulular.Ще декілька бійців повернулися до мирного життя.
Geri dönmek harika'' dedi.Я дуже радий, що повернувся!»
Şeytan, öbür yanağını dönmek yerine intikam almayı temsil eder!Сатана уособлює помсту, а не підставляє після удару другу щоку!
Serbest kaldıktan sonra siyasete dönmek istemedi.Після цього до політики він не повертався.
Kasabanın okumuş yazmış delikanlısı Yaşar, şehirden doğduğu kasabaya dönmektedir.Чоловік, який прагне стати письменником, повертається в село, де він виріс.
Bir yıllık aradan sonra buraya dönmek çok güzel.Звідти через рік вернувся.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Деякий час працював завідувачем клубу.
Gerçekten de ilk yazılı eserler savaş üzerinde dönmektedirler.Літературну діяльність розпочав іще до війни.
İlgili Sayfalar