dönmek ile cümle

dönmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Münübüs, sabah merkeze gidip akşam köye dönmektedir.عاد الهدوء إلى العاصمة ليلا.
Görüşme, dönmek istememesi nedeniyle uzatılmadı.رفض متين لأنه لم يخرج بعد.
Korkudan deliye dönmek üzeredir.خوف من الجنون.
Buradan geri dönmektesiniz.رجعَ الغائب.
Yerel otoriteler olayların farkına varınca 1881 yılında kardeşler Missouri’ye dönmek zorunda kaldılar.وفي عام 1881 انتقل الأخوان من جديد إلى برلين.
Hedefler eski günlere dönmekti.فإن الأسعار ما كانت تعاد إلى سابق عهدها.
Haneda'ya dönmek için izin istiyoruz.ليلة دعيت إلى هانوي.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Mas ele teve que retornar.
Şeytan, öbür yanağını dönmek yerine intikam almayı temsil eder!Satã representa vingança ao invés de virar a outra face!
Fakat dönmek için artık çok geçtir.Mas é tarde demais para voltar atrás agora.
İlk içgüdüm, kendimi iyileştirmeyi denemekti ve kısmen hayata geri dönmekti.Meu primeiro instinto foi de tentar me curar e voltar a ter algum tipo de vida.
Ayrıca Keith Richards, Kaptan Teague rolüyle dönmekle ilgilendiğini ifade etti.Além disso, Keith Richards expressou interesse reprisando seu papel como Capitão Teague.
Denize Dönmek İstiyorum 09.Acesso em 09 mar.
"Müziğe dönmek harika.É incrível estar de volta à música.
Dizi Ellen'nın garip arkadaşları, ailesi ve günlük hayatında karşılaştığı problemler etrafında dönmektedir.O seriado mostrava os problema de Ellen com seus amigos, sua estranha família e de sua vida diária.
Ana Lucia Los Angeles'a dönmek için 815 sefer sayılı uçuşa bilet alır.Ana-Lucía compra uma passagem no Voo 815 para voltar para Los Angeles.
Otoyo'da kuzeye dönmekte ve Shikoku Dağlarını geçmektedir.Em Otoyo vira para norte e cruza os montes Shikoku.
Ama İskoçya'da başlayan ayaklanma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Porém, foram obrigados a retornar devido a uma grande tempestade que se abateu sobre eles.
Pervaneler birbirine zıt yönlerde dönmektedir .O grupo nota que as hélices giram em outra direção.
Hedefler eski günlere dönmekti.Os dicionários remontam aos tempos antigos.
Dünya güneşin etrafında dönmektedir.«A Terra gira em torno do Sol».
Serbest kaldıktan sonra siyasete dönmek istemedi.Depois de renunciar, não abandonou a política.
Çift, ABD'ye dönmek için 815 sefer sayılı Oceanic uçağına binerler.Eles embarcam no voo 815 da Oceanic Airlines com destino a Los Angeles.
Gerçekten de ilk yazılı eserler savaş üzerinde dönmektedirler.As primeiras obras efetivas datam do contexto da Guerra da Restauração.
Bir yıllık aradan sonra buraya dönmek çok güzel.Muito feliz por voltar depois de nove anos.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Estou ansiosa para retornar ao estúdio.
Geri dönmek harika'' dedi.É um passo atrás", disse.
Geri dönüldüğünde ise Sawyer, Claire ve Miles sahile geri dönmektedirler.Mas ao descobrir o que aconteceu de verdade, Claire e Sawyer resolvem voltar para a praia, junto com Miles.
Eve dönmek için hazırlık yapılmaya başlanır.Tem tudo preparado para voltar para casa.
Sahalara dönmek için iki yıl mücadele verdi.Regressou à docência durante dois anos.
Kıbleye dönmek : Namazı kıbleye dönerek kılmak gerekir.Eu convoco o poder ancião para retornar!"
Pink turneyle ilgili "Tekrar yollara dönmek için sabırsızlanıyorum.«De volta à Espanha, Raulzinho não lamenta: 'Não posso pular etapas'».
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Ele teve de voltar por causa da dificuldade em respirar.
1870'te, Fransa-Prusya Savaşı nedeniyle ailesinin yanına dönmek zorunda kaldı.Em 1870, devido à guerra Franco-Prussiana, regressa a Portugal.
Her oda başa dönmektedir.Todos os Caminhos Conduzem ao Lar.
Bu yenilgi karşısında Mısır'a geri dönmek zorunda kaldı.A missão retornou ao Egito em desgosto.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Cinco anos depois regressou à terra natal.
Eve dönmek istedi, babasına sürekli mektuplar gönderdi ve birkaç hafta sonra eve döndü.Abandonou a carreira militar, serviu durante alguns meses uma família e regressou a casa.
Ben oraya dönmek istemiyorum.Não quero voltar lá.
Haneda'ya dönmek için izin istiyoruz.Ze vroegen toestemming om terug te keren naar Haneda.
Çünkü, Amerika’ya dönmek istiyordu.Hij wilde echter terug naar Amerika.
Filmde Gleeson, eşinin ölümü sonrasında evine dönmek üzere hüzünlü bir tren yolculuğuna başlar.De zwarte komedie volgt Gleeson tijdens zijn treinreis naar huis, nadat zijn vrouw is overleden.
Korkudan deliye dönmek üzeredir.Hij wordt panisch van angst.
Ancak onarım için Büyük Britanya'ya dönmek zorunda kaldı.Hij werd overgebracht naar Groot-Brittannië om te herstellen.
Şeytan, öbür yanağını dönmek yerine intikam almayı temsil eder!Satan staat voor wraak in plaats van vergeten.
Ama sağlığının bozulması üzerine Fransa'ya dönmek zorunda kaldı.In september van dat jaar moest hij wegens verslechtering van zijn gezondheid terug naar Parijs.
Fakat geri dönmek zorunda kalmıştır.Ze moesten dus terugkeren.
Sputnik 2 geri dönmek üzere tasarlanmamıştı ve Layka'nın ölmesi planlanmıştı.De Spoetnik was niet ontworpen om weer te landen en Laika was dus bij de lancering ten dode opgeschreven.
Serbest kaldıktan sonra siyasete dönmek istemedi.Hij maakte bekend na de verkiezingen niet terug te willen keren in de politiek.
Ancak hastalığı nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı ve aynı yıl öldü.Hij zou wel hersteld zijn van deze verwonding, maar stierf nog in hetzelfde jaar.
Bu faydalar da işletmeye zaman, kalite, maliyet, hız ve kâr olarak geri dönmektedir.Op hun beurt hangen hier weer zaken als klemtoon, ritme en duur van af.
Para sıkıntısından İngiltere'ye dönmek zorunda kaldı.Hij is stante pede terug naar Engeland gevlogen.
Eve dönmek için hazırlık yapılmaya başlanır.Ze beginnen aan de tocht terug naar huis.
İoannis, kentte kendini kuşatılmış olarak buldu ve 1138'de Konstantinopolis'e geri dönmek zorunda kaldı.Johannes werd belegerd in de stad en was gedwongen te vertrekken naar Constantinopel in 1138.
Carl, 5 yıl sonra evine dönmek zorunda kalmıştı.Vijf jaar later keerde hij terug in het parlement.
Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.Dit wil dus zeggen dat het draaipunt zich verplaatst weg van het zwaartepunt.
Agrippina döndüğünde geri dönmek için hiçbir şeyi yoktu.Toen Agrippina terugkeerde, had zij immers niets (dus ook geen echtgenoot) om naar terug te keren.
Çocuklar O'nun öldüğünü varsayarak giderler ama olaylar tekrar başlarsa Derry'ye dönmek için söz verirler.De Stumpers beloven elkaar naar Derry terug te keren, als 'Het' ooit terugkomt en opnieuw begint met moorden.
Bir yıllık aradan sonra buraya dönmek çok güzel.Later kwam hier nog een jaar bij.
Konu Sakurada ailesi etrafında dönmektedir.De serie draait om de Sakimori-familie.
İlgili Sayfalar