Bu aracı ticarete dökmek için bir şirketle çalışma içindeyiz.博士課程のライアン・チンが2年前に このアイディアをTEDxで紹介しました
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Bạn không bao giờ được cho phép đổ nó xuống đại dương
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Je zou nooit toestemming krijgen om dit in de zee te dumpen, en hier komt het er gewoon uit.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.사람들이 이와 같은 독성물질을 바다에 버리려 한다면 절대 허가가 나오지 않을 거에요.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Man würde nie die Erlaubnis bekommen, das im Meer zu verklappen, und es kommt doch alles selbst aus dem Meer.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.N-ai primi niciodată permis să arunci asta în ocean, şi iese tot din el.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Nie dostalibyście pozwolenia na wylewanie ich do oceanu.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Nikdy by ste nedostali povolenie vypustiť to do oceánu, a práve z neho to všetko vyviera.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Nikdy byste nedostali povolení vypustit to do oceánu, a tady to všechno vyvěrá ven.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Non otterreste mai il permesso di scaricarla in mare, ed ecco qui che viene fuori costantemente.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Nunca podrían obtener un permiso para desechar esto al océano y está saliendo de ahí mismo.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Vous ne pourriez jamais avoir la permission de jeter ça dans l'océan, et tout sort de là.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Δεν θα μπορούσες ποτέ να πάρεις άδεια για να το πετάξεις στον ωκεανό, και τελικά προέρχεται όλο από αυτόν.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Вы бы никогда не получили разрешения сливать подобное в океан, а там такое повсюду.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.Никога не бихте получили разрешение да изливате това в океана, а всичко това излиза от него.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.אי אפשר לקבל אישור לזרוק את זה לאוקיינוס, וזה מגיע משם.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.لا يمكنم أبدا الحصول على تصريح للتفريغ في هذا المحيط، وكل ذلك يأتي من هنا.
Bunu okyanusa dökmek için hiçbir yerden izin alamazsınız, ama o, okyanusundan kendisinden çıkıyor.まぁ全て海から出ているんですが (笑)
(Gülüşme) Bu aracı ticarete dökmek için bir şirketle çalışma içindeyiz. İki yıl önce TEDx konferasındaAsí que hemos estado trabajando con una empresa para comercializarlo.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Átkozott, a ki az Úrnak dolgát csalárdul cselekszi, és átkozott, a ki fegyverét kiméli a vértõl!
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Ðáng rủa thay là kẻ làm việc Ðức Giê-hô-va cách dối dá! Ðáng rủa thay là kẻ từ chối máu nơi gươm mình.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Ðáng rủa thay là kẻ làm_việc Ðức_Giê - hô-va cách dối_dá ! Ðáng rủa thay là kẻ từ_chối máu nơi gươm mình .
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Forbandet være den, der er lad til at gøre HERRENs Værk, forbandet den, som holder sit Sværd fra Blod.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Förbannad vare den som försumligt utför HERRENS verk, förbannad vare den som dröjer att bloda sitt svärd.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Forbannet være den som gjør Herrens gjerning med lathet, og forbannet være den som holder sitt sverd fra blod!
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Kirottu olkoon se, joka Herran työn laiskasti tekee, kirottu olkoon se, joka pidättää miekkansa verestä.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!여호와의 일을 태만히 하는 자는 저주를 받을 것이요 자기 칼을 금하여 피를 흘리지 아니하는 자도 저주를 당할 것이로다
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Maldito aquele que fizer a obra do Senhor negligentemente, e maldito aquele que vedar do sangue a sua espada!
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!¡Maldito el que haga con negligencia la obra de Jehovah! ¡Maldito el que retraiga su espada de la sangre
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Maledetto chi compie fiaccamente l'opera del Signore, maledetto chi trattiene la spada dal sangue
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Proklet, kdor opravlja delo GOSPODOVO nemarno, in proklet, kdor meč svoj zadržuje od krvi!
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Przeklęty, kto zdradliwie czyni sprawę Pańską; przeklęty także, kto hamuje miecz swój ode krwi.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Vervloekt zijn zij die hun zwaard niet in bloed dopen en het werk weigeren, dat de HERE hun heeft gegeven!
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Zlořečený ten, kdož dělá dílo Hospodinovo lstivě, a zlořečený ten, kdož zdržuje meč svůj od krve.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Zlorečený ten, kto koná dielo Hospodinovo nedbalo, a zlorečený ten, kto zdržuje svoj meč od krvi.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Επικαταρατος ο ποιων το εργον του Κυριου αμελως και επικαταρατος ο αποσυρων την μαχαιραν αυτου απο αιματος.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Проклет да бъде оня, който върши делото Господно небрежно; И проклет оня, който въздържа ножа си от кръв.
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!Проклят, кто дело Господне делает небрежно, и проклят, кто удерживает меч Его от крови!
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!ארור עשה מלאכת יהוה רמיה וארור מנע חרבו מדם׃
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!ملعون من يعمل عمل الرب برخاء وملعون من يمنع سيفه عن الدم
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!懶 惰 為 耶 和 華 行 事 的 、 必 受 咒 詛 . 禁 止 刀 劍 不 經 血 的 、 必 受 咒 詛
Lanet olsun RABbin işini savsaklayana! Kılıcını kan dökmekten alıkoyana lanet olsun!懶惰 為 耶和華 行事 的 、 必 受 咒詛 . 禁止 刀劍不經血 的 、 必 受 咒詛
Mesela bir rengi, sıvıyı döker gibi dökmek.예를 들어 액체를 따르는 것처럼 색깔을 따르는 것이요.
Mesela bir rengi, sıvıyı döker gibi dökmek.là chúng tôi có thể dùng những cử chỉ hằng ngày trên dữ liệu, như là đổ màu giống như cách chúng ta đổ nước.
Mesela bir rengi, sıvıyı döker gibi dökmek.Wlewamy kolor tak, jak wlewa się płyn.
Mesela bir rengi, sıvıyı döker gibi dökmek.К примеру наливать цвет так же, как если бы мы наливали жидкость.
Mesela bir rengi, sıvıyı döker gibi dökmek..כמו למזוג צבע כאילו אנחנו מוזגים נוזל
Mesela bir rengi, sıvıyı döker gibi dökmek.مثل سكب لون بالطريقة ذاتها التي نسكب فيها السوائل.
Mesela bir rengi, sıvıyı döker gibi dökmek.ペンキ缶に設定した3つのシフタブルで
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Acum trebuie s-o punem în practică."
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Agora é preciso pôr isto em prática.
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Ahora tenemos que llevar esto a la práctica.
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.A teď ho potřebujeme uvést do praxe.
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Czas zastosować go w praktyce".
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Giờ ta cần đưa nó vào thực tế.
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Kini kita harus mewujudkannya.
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.이제 이걸 실용화하기만 하면 되는거였어요.
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Maintenant il faut la tester.
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Nu moeten we ermee aan de slag.
Şimdi yapmamız gereken bunu pratiğe dökmek.Ora bisogna metterla in pratica.