döküldü ile cümle

döküldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Katran döküldükten sonra birkaç saat kendi haline bırakılır.Оставалось несколько свободных часов до отъезда.
Kamera, tavandan düşen tozların odadaki görünmez bir şeyin üzerine döküldüğünü gösterir.Когда они побежали к девочкам, камера зафиксировала, что пыль с потолка падала на невидимую фигуру в комнате.
Nehirlerin doğduğu yere kaynak, denize döküldüğü yere ağız denir.O lugar onde o rio começa a correr chama-se nascente.
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.O porto Carrito, em Carmo do Rio Claro, tornou-se um importante ponto de comércio.
Kalıba döküldükten sonra üstüne kakao pudrası ilave edilir.Logo após, é preciso esmagá-la para fazer o chocolate.
Güneybatı ve kuzeybatı hollerdeki mozaik parçaları, beton plakalara döküldü.De andere vlakken (noordoost en zuidwest) zijn enigszins opgevuld met betonnen plantenbakken.
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.Egypte verarmde, maar Caïro bleef altijd toch wel een commercieel centrum van aanzienlijk belang.
Ayrıca ara sıra “çok katlı Taler” de döküldü.Er wordt ook vaak over 'Abstede/Sterrenwijk' gesproken.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.Ostatnich więźniów zamordowano tuż przed ucieczką, ich ciała spaliły się tylko częściowo i są pochowane wokół.
Bu olay Ralston'un Between a Rock and a Hard Place adlı otobiyografisinde yazıya döküldü.Film jest adaptacją powieści autobiograficznej Between a Rock and a Hard Place.
Çoğu 12 Şubat 1948'de Allahabad'da Sangam'a döküldü ama bazıları gizlice başka yerlere gönderildi.De flesta jordfästes vid Sangam i Allahabad den 12 februari 1948 men några gömdes undan.
Ayrıca ara sıra “çok katlı Taler” de döküldü.Також в декілька разів зростає швидкість «швидкого перемотування з показом».
Bu olay Ralston'un Between a Rock and a Hard Place adlı otobiyografisinde yazıya döküldü.Film byl založen na Ralstonově autobiografické knize s názvem Between a Rock and a Hard Place.
Döküldüğü alanda 45 km genişliğinde delta oluşturur.Při ústí vytváří přibližně 45 km širokou deltu.
Valiliği sırasında çok fazla kan döküldü.Și a curs mult sânge sub domnia lui.
Don Nehri kıyısında ve nehrin Azak Denizi'ne döküldüğü noktaya 16 km uzakta kuruludur.Orașul se află așezat pe râul Don, la numai 56 km de Marea Azov.
Ayrıca ara sıra “çok katlı Taler” de döküldü.Uneori emite și un "szrit" strident.
Don Nehri kıyısında ve nehrin Azak Denizi'ne döküldüğü noktaya 16 km uzakta kuruludur.A Don jobb partján a folyó torkolatától mintegy 20 km-re terül el.
Bu olay Ralston'un Between a Rock and a Hard Place adlı otobiyografisinde yazıya döküldü.Ralston kirjoitti onnettomuudesta omaelämäkerran nimeltä Between a Rock and a Hard Place.
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.Maléan niemen kiertävä merialue on aina ollut merkittävä laivareitti.
Nehirlerin doğduğu yere kaynak, denize döküldüğü yere ağız denir.Το σημείο στο οποίο γεννιέται ένας ποταμός ονομάζεται πηγή.
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.Munningen av elva Don har alltid vært et viktig handelssentrum.
Bu olay Ralston'un Between a Rock and a Hard Place adlı otobiyografisinde yazıya döküldü.Ralston har beskrevet sin historie i selvbiografien Between a Rock and a Hard Place.
Birand, üç yaşındayken sol bacağına kaynar su döküldü ve bu sebeple toplamda beş ameliyat geçirdi.Grove amputerte venstre fot over kneet da han var fem år gammel, etter at han fikk benkreft i skinnbeinet.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.その後二人の遺体はガソリンを用いて焼却されたが、火が消えても黒こげのままで放置された。
Gözlerinden iki sıra yaş döküldüğü hâlde; "Efendim!両角 愛(もろずみ めぐみ) 瞳の双子の姉。
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.屍體隨後澆上汽油焚燒,但僅有部分焚毀,且遺骸並未掩埋。
Kapı, Rodin'in ölümünden sonra bronza döküldü.הספר ראה אור לאחר מותו של אנדרסון.
Kamera, tavandan düşen tozların odadaki görünmez bir şeyin üzerine döküldüğünü gösterir.בזמן שהם חיפשו את הבנות, המצלמה הראתה שנפל אבק מהתקרה על דמות בלתי נראית בחדר.
(Wattpad hikayelerinin ortaya döküldüğü programlar genellikle LIB adlı yayın kanalından yayınlanırdı.)(גרסה מוקדמת יותר של הפרק הופיעה כמאמר בHebrew Annual Review).
Birand, üç yaşındayken sol bacağına kaynar su döküldü ve bu sebeple toplamda beş ameliyat geçirdi.יורק נולד כשעינו השמאלית סגורה לגמרי, ועבר חמישה ניתוחים בילדותו.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.След това телата са напоени с бензин, но биват само частично изгорени и не са погребвани.
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.Оттогава река Дон (в древността наричана Танаис) станала основен търговски маршрут.
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.Ušće rijeke Dona je oduvijek bilo važno trgovinsko središte.
Bu olay Ralston'un Between a Rock and a Hard Place adlı otobiyografisinde yazıya döküldü.Film je temeljen na Ralstonovim memoarima Between a Rock and a Hard Place.
Kapı, Rodin'in ölümünden sonra bronza döküldü.Ona ne spominje depresiju u koju je zapala nakon Furiova odlaska.
Gözlerinden iki sıra yaş döküldüğü hâlde; "Efendim!Na njoj se u pravilu nalaze dva ciljnika: očnik i očanik.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.Jų kūnai buvo padegti, tačiau neužteko benzino ir jie tik smarkiai apdegė.
Döküldüğü alanda 45 km genişliğinde delta oluşturur.Žemupyje sudaro iki 45 km pločio deltą.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Aân điển của Chúa chúng ta đã dư dật trong ta, với đức tin cùng sự thương yêu trong Ðức Chúa Jêsus Christ.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Aân điển của Chúa chúng_ta đã dư_dật trong ta , với đức_tin cùng sự thương_yêu trong Ðức_Chúa_Jêsus_Christ .
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Ale sa preveľmi rozmnožila milosť našeho Pána s vierou a láskou, ktorá je v Kristu Ježišovi.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.così la grazia del Signore nostro ha sovrabbondato insieme alla fede e alla carità che è in Cristo Gesù
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.e a graça de nosso Senhor superabundou com a fé e o amor que há em Cristo Jesus.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.et la grâce de notre Seigneur a surabondé, avec la foi et la charité qui est en Jésus Christ.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.ja meidän Herramme armo oli ylen runsas, vaikuttaen uskoa ja rakkautta, joka on Kristuksessa Jeesuksessa.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Ja, vor Herres Nåde viste sig overvættes rig med Tro og Kærlighed i Kristus Jesus.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.우리 주의 은혜가 그리스도 예수 안에 있는 믿음과 사랑과 함께 넘치도록 풍성하였도다
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Lecz nader obfitowała łaska Pana naszego z wiarą i z miłością, która jest w Chrystusie Jezusie.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Och vår Herres nåd blev så mycket mer överflödande, med tron och kärleken i Kristus Jesus.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.og vår Herres nåde blev overvettes stor med tro og kjærlighet i Kristus Jesus.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Pero la gracia de nuestro Señor fue más que abundante con la fe y el amor que hay en Cristo Jesús
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.preobilo pa se je pomnožila milost Gospoda našega z vero in ljubeznijo, ki je v Kristusu Jezusu.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Rozhojnila se pak náramně milost Pána našeho, s věrou a s milováním, kteréž jest v Kristu Ježíši.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Szerfelett megsokasodott pedig a mi Urunknak kegyelme a Krisztus Jézusban való hittel és szeretettel.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.αλλ' υπερεπερισσευσεν η χαρις του Κυριου ημων μετα πιστεως και αγαπης της εν Χριστω Ιησου.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.благодать же Господа нашего(Иисуса Христа) открылась во мне обильно с верою и любовью во Христе Иисусе.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Намножила ся ж благодать Господа нашого вірою і любовю, що в Христї Ісусї.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.Това е добро и благоприятно пред Бога, нашия Спасител,
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.ויגדל עלי במאד מאד חסד אדנינו עם האמונה והאהבה במשיח ישוע׃

İlgili Sayfalar