döküldü ile cümle

döküldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Turistler yaz tatili boyunca Karuizawa'ya döküldü.Tourists poured into Karuizawa during the summer vacation.
Sütün hepsi döküldü.All of the milk was spilled.
Neredeyse tüm yapraklar döküldü.Almost all the leaves have fallen.
Saçımın çoğu döküldü.A lot of my hair has fallen out.
Yaprakların hepsi döküldü.The leaves have all fallen.
Buzlu çay gömleğime döküldü.Iced tea had got on my shirt.
Yanaklarımdan gözyaşları döküldü.Tears ran down my cheeks.
Yaprakların çoğu döküldü.Most of the leaves have fallen.
Ağacın bütün yaprakları döküldü.The tree's leaves have all fallen.
Gözlerinden yaşlar döküldü.Tears poured from her eyes.
Tom otururken, masaya çarptı ve kahvesi masa örtüsüne döküldü.As Tom sat down, he bumped the table and his coffee spilled onto the tablecloth.
Haberi duyduğumda saçlarım döküldü.My hair fell out when I heard the news.
Bitti oyunlar, döküldü sırlar.The games are over, and the secrets are out.
Tom'un ağzından birkaç Fransızca kelime döküldü.Tom let out a few words in French.
İnsanlar sokaklara döküldü.People took to the streets.
Döküldükten sonra beton sertleşir.Concrete hardens after it's poured.
Saçınızın döküldüğünü ilk ne zaman fark ettiniz?When did you first notice that you were losing your hair?
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.The mouth of the Don River has always been an important commercial center.
Gözlerinden iki sıra yaş döküldüğü hâlde; "Efendim!When they give him a second glance, he is gone.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.The bodies were then doused with petrol, but they were only partially burned and not buried.
Kamera, tavandan düşen tozların odadaki görünmez bir şeyin üzerine döküldüğünü gösterir.The camera shows dust fall from the ceiling and land on an invisible figure in the room.
Kaçınızın klavyesine daha önce kahve döküldü?How many of you have ever spilled coffee on a keyboard?
Viserys kafasına altın döküldü.Viserys had gold poured onto his head.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.On his last job he was working with his boss, and they started pouring the columns wrong.
O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.My teeth all fell out because of those dentures.
Yüreğim tutuştu içimde, Ateş aldı derin derin düşünürken, Şu sözler döküldü dilimden:My heart was hot within me. While I meditated, the fire burned: I spoke with my tongue:
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.The grace of our Lord abounded exceedingly with faith and love which is in Christ Jesus.
Yıldızlar kararıp döküldüğü zaman,The stars turn dim and scatter,
Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.From a drop of semen when emitted;
Yıldızlar, bulanıklaşıp-döküldüğü zaman,The stars turn dim and scatter,
Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman,And the stars dispersed,
Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,The stars turn dim and scatter,
Yıldızlar döküldüğü zaman,And the stars dispersed,
Gizlenenlerin ortaya döküldüğü günThe day all secrets are examined
Ama yeryüzü parça parça döküldüğü,Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Yıldızlar döküldüğü vakit,And the stars dispersed,
Hayır! Bu yaptıklarınız kesinlikle yanlış!Dünya sarsılıp parça parça döküldüğü zaman,Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Bu yaptıklarınız kesinlikle yanlış!Dünya sarsılıp parça parça döküldüğü zaman,When the earth is ground to powder,
Pazartesi günü göstericiler Gül'ün adaylığını protesto etmek üzere İstanbul'da sokaklara döküldüler.On Sunday, protesters filled the streets of downtown Istanbul to protest Gul's nomination.
Yaklaşık bir milyon kişi, Gül’ün adaylığını protesto etmek amacıyla sokaklara döküldü.Almost one million people took to the streets to protest Gul's candidacy.
Yunanlılar, hükümetin yeni kesinti planları üzerine sokağa döküldüGreeks take to the streets as government plans more cuts
Binlerce Rumen, 20 Eylül'deki Bükreş Kent Bayramı kutlamalarında sokaklara döküldü.Thousands of Romanians took to the streets in celebration of Bucharest City Day on 20 September.
Kamera, tavandan düşen tozların odadaki görünmez bir şeyin üzerine döküldüğünü gösterir.The camera shows dust fall from the ceiling and land on an invisible figure in the room.
Şarap sürahisi içine bütün bir şişe şarabın döküldüğü bir bardak servis kabıdır.A wine decanter is a glass serving vessel into which an entire bottle of wine is poured.
Yerindeyken döküldükten sonra şişeden akabilecek her türlü damlamayı emer.When in place it absorbs any drip that may run down the bottle after pouring.
Calyptra döküldükten kısa bir süre sonra poleni erciklerin anterlerinden kurtarır.Shortly after the calyptra is shed, liberating the pollen from the anthers of the stamen.
Süt döküldükçe köpük sıvıdan ayrılır ve yukarıya doğru yükselir.As the milk is poured, the foam separates from the liquid and rises to the top.
Plak Edinburgh Powderhall Bronze şirketi tarafından oluşturuldu ve döküldü.The plaque was created and cast by Powderhall Bronze of Edinburgh.
17 litreden fazla su boğazından aşağı döküldü.Thirty pints (more than 17 litres) of water were poured down his throat.
Kasa yere düştü ve patatesler etrafa döküldü.Die Kiste fiel runter und die Kartoffeln purzelten heraus.
Poşet yırtıldı ve domatesler yere döküldü.Die Tüte riss, und die Tomaten fielen auf den Boden.
Martwa Wisła nehrinin denize döküldüğü yerde yer almaktadır.Sie finden eine tote Kuh, die im See liegt.
Neredeyse ağaçtaki tüm yapraklar döküldü.Presque toutes les feuilles sont tombées de l'arbre.
Don Nehri’nin Azak Denizi’ne döküldüğü yer her zaman önemli bir ticari merkez oldu.La desembocadura del río Don ha sido siempre un centro importante de comercio.
Kişiler güz yaprağı gibi döküldü...Esa, esa que está dando brincos como un saltamontes...
Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerde oluşmuş göller, ırmağın her iki yakasında da yer alır.Estos salmones nadan río arriba en ambos lados del océano.
Vücutlarına daha sonra benzin döküldü, ancak bedenleri sadece kısmen yakıldı ve gömülmediler.I loro corpi furono cosparsi di benzina, parzialmente bruciati e lasciati insepolti.
(Wattpad hikayelerinin ortaya döküldüğü programlar genellikle LIB adlı yayın kanalından yayınlanırdı.)(What's the Worse that Could Happen?), edito dalla Marco Tropea Editore.
Ayrıca ara sıra “çok katlı Taler” de döküldü.Anche quest'ultimo, infatti, venne dotato in più occasioni di uno zainetto "parlante".
Wood yakıldı ve külleri denize döküldü.Wood venne cremato, e le sue ceneri sparse a mare.

İlgili Sayfalar