döküldü ile cümle
döküldü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.وتفاضلت نعمة ربنا جدا مع الايمان والمحبة التي في المسيح يسوع.
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.並 且 我 主 的 恩 是 格 外 豐 盛 、 使 我 在 基 督 耶 穌 裡 有 信 心 和 愛 心
Ama Rabbimizin lütfu, imanla ve Mesih İsada olan sevgiyle birlikte bol bol üzerime döküldü.並且 我 主的恩 是 格外 豐盛 、 使我 在 基督 耶穌裡 有 信心 和 愛心
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insan하지만 실제로 사람들이 거리로 나섰을 때, 처음에는 알렉산드리아에
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insanMa in effetti quando la gente è scesa in piazza --
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insanMais en fait quand les gens sont descendus dans la rue --
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insanMas na verdade, quando as pessoas saíram à rua. a primeira vez foram milhares de pessoas em Alexandria.
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insanNhưng thực ra khi mọi người xuống đường --
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insanPedig amikor valóban kimentek az utcára -- első alkalommal is ezrek
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insanPero cuando las personas salieron a la calle
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insanאבל, בפועל, כשאנשים יצאו לרחוב --
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insanولكن الناس نزلت إلى الشارع لكن حينما خرج الآلاف
Ancak, insanlar gerçekten de sokağa döküldüğünde- ki ilkinde binlerce insan初回は数千人の人々が アレクサンドリアに集まったのです
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Anti-Chávez Protestler auf der Straße, ihr Zorn steckte die Medien an.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Chavez ellenes tüntetők lepték el az utcákat, akiket feldühített a média.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Chávez motståndare gick ut på gatorna, Deras ilska underblåstes av media.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Demonstran Anti-Chavez turun ke jalan kemarahan mereka membakar media
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Demonštranti proti Chávezovi vyšli do ulíc, ich hnev roznecovali médiá.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Dimostranti anti Chavez si riversarono sulle strade con la loro rabbia iniettata dai media.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Odbyły się antyprezydenckie demonstracje gniew ludzi był podsycany przez media
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Protestniki proti Chavezu so zavzeli ulice. Njiho jezo so podžigali še mediji.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Protestos anti-Chávez tomaram conta das ruas. A raiva sendo aumentada pela mídia.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Διαδηλωτές, ενάντιοι στον Τσάβες, κατέβηκαν στους δρόμους. Ο θυμός τους πυροδοτήθηκε από τα ΜΜΕ.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Протестиращи срещу Чавес излизат по улиците, с подкладена от медиите ярост.
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.Протестующие против Чавеса заняли улицы их злость раздувалась СМИ
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu..מפגינים אנטי-צ'אבס יצאו לרחובות .כשהתקשורת משלהבת את כעסם
Anti-Chávez protestocuları caddeye döküldüler, kızgınlıkları medya tarafından kışkırtılıyordu.メディアによって彼らの怒りが 駆り立てたれました あれほど醜く悪どい人はいません
Baba!" Onbinlerce insan La Paz'a döküldü.Decenas de miles de personas inundaron La Paz.
Baba!" Onbinlerce insan La Paz'a döküldü.Tiotusentals människor gick ner till La Paz.
Baba!" Onbinlerce insan La Paz'a döküldü.Десетки хиляди се изсипват по улиците в Ла Пас.
Bak! O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Mir sind wegen des Gebisses die Zähne ausgefallen.
Bak! O takma dişler yüzünden bütün dişlerim döküldü.Κοίτα; Τα δόντια μου όλα πέσανε εξαιτίας αυτής της μασέλας.
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.종들이 길에 나가 악한 자나 선한 자나 만나는 대로 모두 데려오니 혼인자리에 손이 가득한지라
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.І вийшовши слуги ті на шляхи, зібрали всїх, кого знайшли, й лихих і добрих; і було весїллє повне гостей.
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.ויצאו העבדים ההם אל הדרכים ויאספו את כל אשר מצאו גם רעים גם טובים וימלא בית החתנה מסבים׃
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.فخرج أولئك العبيد الى الطرق وجمعوا كل الذين وجدوهم اشرارا وصالحين. فامتلأ العرس من المتكئين.
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.那 些 僕 人 就 出 去 到 大 路 上 、 凡 遇 見 的 、 不 論 善 惡 都 召 聚 了 來 . 筵 席 上 就 坐 滿 了 客
Böylece köleler yollara döküldü, iyi kötü kimi buldularsa, hepsini topladılar. Düğün yeri konuklarla doldu.那些 僕人 就 出去 到 大路 上 、 凡 遇見 的 、 不 論善惡 都 召聚 了來 . 筵席 上 就坐 滿 了 客
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.Bei seinem letzten Job arbeitete er mit seinem Chef zusammen, als sie die Stützpfeiler falsch eingossen.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.Công trình gần đây nhất anh tham gia dưới sự lãnh đạo của một người quản lỉ, họ bắt đầu đổ cột sai cách,
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.Durante il suo ultimo lavoro stava lavorando con il suo capo, avevano cominciato a gettare male le colonne.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.En su último empleo él estaba trabajando con su jefe y comenzaron a construir mal las columnas.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.그가 상사와 일한 최근의 작업에서 그들은 기둥에 콘크리트를 잘못된 방법으로 부었습니다.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.La ultimul loc de muncă lucra cu şeful său, şi au început să toarne greşit coloanele.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.Op zijn laatste job was hij samen met zijn baas aan het werk. Ze begonnen kolommen verkeerd te gieten.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.Podczas ostatniej budowy, pracując ze swoim szefem, zaczeli niepoprawnie wylewać kolumny.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.Saat dia bekerja bersama bosnya baru-baru ini mereka membangun tiang dengan cara yang salah.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.Στην τελευταία του δουλειά εργαζόταν με το αφεντικό του, και άρχισαν να ρίχνουν τις κολώνες λάθος.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.На последната си работа, той работил с шефа си, и те започнали да изливат колоните погрешно.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.На своей последней работе он работал со своим начальником, и они начали заливать колонны неправильно.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.בעבודה האחרונה הוא עבד עם הבוס שלו, והם התחילו לצקת את העמודים בצורה שגוייה.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.في آخر أعماله و بينما هو يعمل مع رئيسه، بدأوا في صب الأعمدة بشكل خاطئ.
En son çalıştığı yerde amiri ile birlikte çalışıyordu ve kolonların uygunsuz döküldüğünü gördü.不適切に柱を組み始めてしまいましたが 彼は棟梁を引き止め
Her ,sey ortaya döküldü artık.Ahora todo ha sido emitido.
Her ,sey ortaya döküldü artık.Allt är ute nu.
Her ,sey ortaya döküldü artık.Alt er ude nu.
Her ,sey ortaya döküldü artık.È tutto svelato ora.
Her ,sey ortaya döküldü artık.Foi tudo revelado.
Her ,sey ortaya döküldü artık.Totuus tuli esiin.
Her ,sey ortaya döküldü artık.Wszystko się wydało.