Ana içeriğe geç
Sözlük

cuma ile cümle

cuma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bana bir her Cumartesi verir.Dáva mi jednu každú sobotu.
Bana bir her Cumartesi verir.Dia memberi saya satu setiap hari Sabtu.
Bana bir her Cumartesi verir.Ea dă-mi o în fiecare sâmbătă.
Bana bir her Cumartesi verir.Ela me dá uma a cada sábado.
Bana bir her Cumartesi verir.Ella me da una cada sábado.
Bana bir her Cumartesi verir.Elle me donne un tous les samedis.
Bana bir her Cumartesi verir.Hän antaa minulle yksi joka lauantai.
Bana bir her Cumartesi verir. Harcamak ne bilmiyordum. "그녀는 나에게 한 매주 토요일을 제공합니다. 나는 그것을 지출해야할지 몰랐어요. "
Bana bir her Cumartesi verir. Harcamak ne bilmiyordum. "היא נותנת לי כל יום שבת. לא ידעתי מה לבזבז אותו. "
Bana bir her Cumartesi verir. Harcamak ne bilmiyordum. "تعطيه لي واحد كل يوم سبت. لم أكن أعرف ما لقضاء عليه. "
Bana bir her Cumartesi verir. Harcamak ne bilmiyordum. ""私の単語!のその富は、"マーサは言った。
Bana bir her Cumartesi verir.Hon ger mig en varje lördag.
Bana bir her Cumartesi verir.Hun giver mig en hver lørdag.
Bana bir her Cumartesi verir.Mi dà una ogni Sabato.
Bana bir her Cumartesi verir.Ő ad nekem egy minden szombaton.
Bana bir her Cumartesi verir.Ona daje mi jeden w każdą sobotę.
Bana bir her Cumartesi verir.Ona mi daje enkrat na soboto.
Bana bir her Cumartesi verir.Sie gibt mir einen jeden Samstag.
Bana bir her Cumartesi verir.Ze geeft me een elke zaterdag.
Bana bir her Cumartesi verir.Αυτή μου δίνει μία κάθε Σάββατο.
Bana bir her Cumartesi verir.Вона дає мені одну щосуботи.
Bana bir her Cumartesi verir.Она дает мне одну каждую субботу.
Bana bir her Cumartesi verir.Тя ми дава по една на всеки събота.
Barış Yürüyüşü, 17 Mart 2012 Cumartesi öğlen saat 14:00’de Üsküp Şehir Parkın’daki Okulda yapılacaktır.Der Marsch ist für Samstag, den 17. März 2012 um 14:00 Uhr im Skopje Stadtpark geplant.
Barış Yürüyüşü, 17 Mart 2012 Cumartesi öğlen saat 14:00’de Üsküp Şehir Parkın’daki Okulda yapılacaktır.Les manifestants se donnent rendez-vous au Parc de Skopje, le samedi 17 mars à 14h.
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Ich sagte, "Das ist doch bei den meisten Leuten am Freitagabend so."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Io gli ho detto, "E' ciò che il venerdì sera, fa la maggior parte della gente."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Ja na to, że to piątkowy dylemat większości ludzi.
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir." (Kahkahalar) (Alkış)J'ai dit : " C'est ce que font la plupart des gens le vendredi soir. " (Rires) (Applaudissements)
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."그래서 제가 "그게 바로 대부분 사람들의 금요일 밤 아니겠습니까."라고 했죠.
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Povedal som, "O tom sú piatkové večery väčšiny ľudí."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Řekl jsem, "To jsou páteční večery většiny lidí."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir.""Så är det för de flesta."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Saya mengatakan, "Banyak orang di Jumat malam."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Tôi nói, "Đó là tối thứ sáu điển hình mà."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Και είπα, "Αυτή είναι η Παρασκευή που έχουν οι περισσότεροι άνθρωποι."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."Казах, "Петък вечер е такава за повечето хора".
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."אני אמרתי, "כך נראה יום שישי לרוב האנשים."
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."قلت ," ذلك هو مساء جمعة معظم الناس"
Ben de şöyle dedim: "Birçok insanın Cuma gecesi böyledir."私は「金曜の夜はたいていの人がそうですよ」と答えました (笑)
Ben en azından cumaya kadar sürer diyordum!Ich dachte, es würde wenigstens bis Freitag halten!
Ben en azından cumaya kadar sürer diyordum!Ik had jullie minstens tot vrijdag gegeven!
Ben en azından cumaya kadar sürer diyordum!Je pensais que vous tiendriez au moins jusqu'à vendredi !
Ben en azından cumaya kadar sürer diyordum!Pensavo sareste durati almeno fino a venerdi!
Ben en azından cumaya kadar sürer diyordum!Wow! Myślałem, że wytrzyma chociaż do piątku!
Ben en azından cumaya kadar sürer diyordum!Νόμιζα ότι θα κρατήσει μέχρι την Παρασκευή!
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Ce qui me rend heureuse aujourd'hui, c'est ceci...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Der Grund, warum ich heute so froh bin, ist das hier.
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Det, der gør mig glad på denne lørdag, er den her...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Det som gör mig lycklig den här lördagen är det här...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Ennek örülök ezen a szombaton...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Iloitsen tänä lauantaina tästä...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Jestem radosna w tę sobotę ze względu na to...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...이번 토요일에 무슨 일이 벌어진지 아세요?
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Quello che mi rende felice questo sabato è questo...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Tuhle sobotu mám radost díky tomuhle...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Wat me deze zaterdag blij maakt, is dit...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Αυτό το Σάββατο είμαι χαρούμενη γι' αυτό...
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...Больше всего в этот субботний день меня радует вот это.
Beni bu Cumartesi günü neşeli kılan şey, işte bu...ما يجعلني مسرورة في يوم السبت هذا هو ذلك...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod