AB: Altısı, bir Cuma günü müydü?6. - var det en fredag?
AB: Altısı, bir Cuma günü müydü?Foi uma sexta-feira?
AB: Altısı, bir Cuma günü müydü? İzleyici:6日 -- は金曜日ですね? 観客: はい
AB: Altısı, bir Cuma günü müydü? İzleyici:Šesti -- je bil mogoče petek?
AB: Altısı, bir Cuma günü müydü? İzleyici:آرثر بينجامين: السادس - هل كان يوم الجمعة؟ الجمهور: نعم.
ABD'ye düşenlerden biri. Bir Cuma akşamı düştü.מעל ארה"ב
[Adam kendi dilinde konuşur]: Güle güle. Haftaya Cumartesi görüşmek üzere.Au revoir, à samedi prochain.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Güle güle. Haftaya Cumartesi görüşmek üzere.Bis nächsten Samstag.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Güle güle. Haftaya Cumartesi görüşmek üzere.남자(현지어): 안녕. 다음 주 토요일에 보자.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Güle güle. Haftaya Cumartesi görüşmek üzere.الرجل يتحدث لغته الأصلية: إلى اللقاء. أراك السبت القادم.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Güle güle. Haftaya Cumartesi görüşmek üzere.男: ポケットに 何があるかって?
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi. [Adam kendi dilinde konuşur]Hari sabtu lagi. pria:
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi. [Adam kendi dilinde konuşur]On est à nouveau samedi.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi. [Adam kendi dilinde konuşur]Wieder mal Samstag.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.Det är lördag igen.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.Det er lørdag igen.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.È di nuovo sabato.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.Het is weer zaterdag.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.벌써 토요일이구나.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.Megint szombat van.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.On taas lauantai.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.Zase sobota.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.Znowu sobota.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.Σάββατο πάλι.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.Сегодня суббота.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.إنه يوم السبت مرة أخرى.
[Adam kendi dilinde konuşur]: Yine Cumartesi günü geldi.[男(母国語)]
Altısı, bir Cuma günü müydü?6 -- có phải đó là thứ sáu?
Altısı, bir Cuma günü müydü?6... ¿Fue un viernes?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Den sjätte - var det en fredag?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Der 6. -- War das ein Freitag?
Altısı, bir Cuma günü müydü?De zesde -- was dat een vrijdag?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Enam -- apakah itu Jumat?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Hatodika -- péntek volt?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Il 6 -- era un venerdì?
Altısı, bir Cuma günü müydü? İzleyici: Evet.6일 -- 금요일이시죠? 관객: 네.
Altısı, bir Cuma günü müydü? İzleyici: Evet.Στις 6 -- ήταν μήπως Παρασκευή; (Κοινό) :Ναι.
Altısı, bir Cuma günü müydü? İzleyici: Evet.ארתור בנג'מין: השישי - האם היה זה יום שישי?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Kuudes -- oliko se perjantai?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Sase -- a fost o zi de Vineri?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Šestého -- byl to pátek?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Šiesty... Bol to piatok?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Six -- c'était un vendredi?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Szóstego -- czy był to piątek?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Шести -- било е петък?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Шестое — пятница?
Altısı, bir Cuma günü müydü?Шосте. Це була п'ятниця?
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Als ich sechs war, ging ich eines Freitagnachmittags mit meinem älteren Bruder von der Schule heim.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Cuando tenía seis años, caminaba de regreso de la escuela un viernes por la tarde junto a mi hermano mayor.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Gdy miałem 6 lat, w pewien piątek, wracałem ze szkoły ze starszym bratem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Hat éves koromban, éppen iskolából hazafelé sétáltam egy péntek délután a bátyámmal.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Intr-o zi, când aveam șase ani, mă întorceam de la școală, într-o vineri după-amiază, cu fratele meu mai mare.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.J'ai grandi dans un petit quartier de Jérusalem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Když mi bylo šest, šel jsem jednou ze školy, byl pátek odpoledne, šel jsem se starším bratrem.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Ketika saya 6 tahun, saat saya pulang dari sekolah pada Jumat siang bersama kakak saya.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Khi tôi 6 tuổi, lúc đang đi bộ từ trường về vào một buổi chiều thứ 6 với anh trai của mình
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.제가 여섯살일 때, 어느 금요일 오후. 학교가 끝나고 형과 함께 집으로 걸어가고 있었습니다.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Quando avevo sei anni, stavo tornando da scuola un venerdì pomeriggio con mio fratello maggiore.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Quando tinha seis anos, regressava da escola numa sexta à tarde com o meu irmão mais velho.
Altı yaşımda bir cuma öğleden sonrası, abimle birlikte okuldan dönüyorduk.Toen ik 6 jaar was, liep ik op een vrijdagmiddag van school naar huis, samen met mijn oudere broer.