Cuma günleri çevre köyler buraya Cuma namazı kılmaya gelirlerdi.Les femmes viennent y prier autour, le vendredi.
Cuma günü gelmiştir."Je suis arrivé un vendredi.
Bir yıl sonra 1 Kasım 1958 Cumartesi günü Cerrahpaşa Hastanesinde hayatını kaybetti.Il est décédé de cette maladie un an après dans l'hôpital Cerrahpasa le 1er novembre 1958.
Boşanma işlemi 2 Ocak 2009 Cuma günü tamamlandı.Le divorce sera finalisé le 2 janvier 2009.
Cuma günleri başlar cuma namazından sonra.En manifestant tous les vendredis après la prière.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle ilk raund cuma günü, son raund ise pazartesi günü oynanmıştır.À cause des conditions météorologiques difficiles, la finale est jouée le lundi.
Rakı Festivali, her yıl Aralık ayının ikinci Cumartesi gecesi düzenlenmektedir.La mise aux enchères se déroule chaque année, le deuxième samedi de décembre.
Cumartesi Gecesi Ateşi, John Badham'ın yönettiği 1977 yapımı müzikal film.Il est la suite de La Fièvre du samedi soir, réalisé par John Badham en 1977.
Milliyet Cumartesi.À mercredi.
Cumartesi günü yapılan yarışmadır.Les matchs se déroulent le samedi.
Cuma günleri "Hitradio Ö3"da yayınlanır.Voir aussi l'article « Vendredi 13 ».
Gazete, Cumartesileri hariç her gün çıkmaya başladı.Tout d'abord, le journal paraissait tous les jours sauf le dimanche.
Crusoe'nun cuma günü tanıştıklarından dolayı Friday adıyla çağırdığı arkadaşı ile güçlü bir dostluğu oluşur.Crusoé nomme son compagnon « Vendredi », du jour de la semaine où il est apparu.
Edebiyatçılar, onun cuma sofralarında bir araya geldiler.Il participe à ses réunions littéraires du vendredi.
Önceden dizi perşembe günleri yayınlanırken daha sonra cumartesi günü yayınlanmaya başlamıştır.L'émission diffusée le samedi est enregistrée le jeudi après-midi précédant.
Cuma akşamı eğlence daha küçük boyutludur.La journée de samedi est moins chargée.
2003 yılından bu yana Radikal Gazetesi Cumartesi ekinde yazıyor.Depuis 2008, le programme a été étendu au samedi.
Ve 23 Mayıs 1124 Cuma günü öldü.Il pourrait donc être mort le 11 mai 1142.
Cuma günleri pazar kurulur.Marché tous les vendredis.
Şehirde çatışmalar Cumartesi günü de sürer.Selon les chroniqueurs européens, l'affrontement a lieu un samedi du mois d’octobre.
30 Mart 2001 Cuma günü Ercüment Doğan, Dadı dizisinde konuk oluyor.Le 10 mars 2002, elle participe à l'émission Vivement dimanche ! dont sa mère est l'invitée d'honneur.
Dindar Hristiyanlar cuma günleri tuttukları oruçlarında neredeyse hiçbir şey yemezler. ^Un certain nombre d'Églises chrétiennes préconisent de ne pas manger de viande ni de laitages le vendredi.
Cumartesi akşamı oğlan evi tüm misafirlerini çalgılar eşliğinde kız evine getirir.Après le dîner, la jeune femme conduit alors ses invités jusqu'à leurs chambres.
Her Pazar ve Cuma günleri Hasbahçe halka açılmıştır.Les journées du samedi et du dimanche sont ouvertes au grand public.
Dünya Gündemi’nin haftasonu için hazırlanmış bir derlemesi de Cumartesi günü yayınlanmaktadır.La desserte de la ville vers Paris devrait être également renforcée le week-end.
Avşar : 1. Cuma günü (Çaltı-Gelendost - Isparta).Hebdomadaire (Vendredi matin).
Daha çok Cumartesi ve Pazar günleri resim yaparlar.Il n'a plus que le samedi et le dimanche pour peindre.
567, Cumartesi günü başlayan bir yıl.1757 est une année commune commençant un samedi.
1910 cumartesi günü başlayan bir yıldır.1910 est une année commune commençant un samedi.
2000 yılında, eski bir Roma şehri olan Missionis'in kalıntıları Eski Cuma yakınlarında keşfedilmiştir.Au XIXe siècle, il a été découvert aux Bétonnières au sud du bourg les vestiges d'une ancienne villa romaine.
Sınavlarda, yıllık teftişlerde ve Cuma sabahı divan taburlarında giyilirdi.Lors des essais libres du vendredi matin.
Şehir tarihinde bu olayın meydana geldiği güne "Kara Cuma" (Black Friday) denmiştir.Il fut tué dans la mission «Black Friday» (Vendredi Noir).
Erişim tarihi: 21 Ağustos 2016. ^ "TNS 15 Ağustos 2014 cuma Reyting Sonuçları".Séance du 21 novembre 2014 - Dossier n° 2014 C11 C15 16.
Burada önemli olan tüm şehirlerdeki insanlar cumartesi akşamını eğlenerek geçirmektedir.Des messes dominicales y sont célébrées chaque samedi soir.
Cumartesi günü yemek verilir akşam da balo olur.Un bal est organisé le samedi soir avec repas et spectacle.
3 Ağustos Cumartesi günü başlayan turnuvada Galatasaray, Porto ile Saat 16:00'da karşı karşıya geldi.Ils arrivent à Gavarnie à 13 heures, le mercredi 8 août.
Kitabı Cumartesiden önce geri vermek zorundayım.Tengo que devolver el libro antes del sábado.
Dün cumartesi değil, pazardı.Ayer fue domingo, no sábado.
Pazartesi ve Cuma günleri İngilizce çalışırım.Estudio inglés los lunes y los viernes.
Bugün cumartesi.Hoy es sábado.
Bugün cumartesidir.Hoy es sábado.
Cumartesi günleri okulun var mı?¿Tienes escuela los sábados?
Nihayet bugün Cuma.Por fin es viernes.
Cumartesi günü okula gitmesi gerekmiyor.Ella no tiene que ir a la escuela el sábado.
Tom Cuma gecesi yalnızdı.Tom estaba solo el viernes por la noche.
Cuma günü gitmeyi tercih ediyor.Él prefiere ir el viernes.
Pazar, cumartesiden sonra gelir.El domingo va después del sábado.
Onun çok meşgul olduğu gün cumadır.El viernes ella está muy ocupada.
Bankalar cumartesi günleri açık değildir.Los bancos no abren los sábados.
Avukat beni cuma günü görebilir mi?¿El abogado puede verme el viernes?
Babam cumartesi boş.Mi padre está libre el sábado.
Tom'un Cumartesi gecesi bir randevusu yok.Tom no tiene una cita para la noche del sábado.
Cuma en az meşgul olduğum gündür.El viernes es cuando estoy menos ocupado.
Annem hasta olduğu için, geçen Cumartesi evden ayrılamadım.Como mi madre estaba enferma, el sábado no pude salir de casa.
Tom cumartesi günü ofisine gitmez.Tom no va a la oficina los sábados.
Cumartesi gecesi idi.Era sábado por la noche.
Onlar cuma günleri balık yerler.Comen pescado los viernes.
Cuma günü ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer el viernes?
Onunla gelecek Cuma görüşeceğim.Me encontraré con él el viernes.
Umarım bu cuma seni görürüm.Espero verte este viernes.