coşku ile cümle

coşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Açıkçası, tüm coşkunuz ile katılımınız sayesinde, burada beni çok gururlandırıyorsunuz.Честно казано, преливам от радост, че съм тук с всички останали.
Açıkçası, tüm coşkunuz ile katılımınız sayesinde, burada beni çok gururlandırıyorsunuz.האמת, אני מאוד נרגשת רק מהיותי כאן עם כל המאורות הגדולים הנוכחים כאן.
Açıkçası, tüm coşkunuz ile katılımınız sayesinde, burada beni çok gururlandırıyorsunuz.بصراحه ،أنا فخوره بأن أكون هنا مع كل النجوميه التي تكتسبها بحضورشئ مثل هذا ، تعلمون .
Açıkçası, tüm coşkunuz ile katılımınız sayesinde, burada beni çok gururlandırıyorsunuz.こんな著名人の方々と一緒に参加できて 本当に、素晴らしい
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Aber vielleicht ist der begeisterte Sensibilität der jungen Frauen in ihrem Alter auch eine Rolle gespielt.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Ale być może entuzjastycznie wrażliwość młodych kobiet w jej wieku, również odegrały pewną rolę.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Ale možná nadšené cítění mladých žen v jejím věku také hrálo roli.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Ale možno nadšené cítenie mladých žien v jej veku tiež hralo rolu.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Dar poate că sensibilitatea entuziast de femei tinere de vârsta ei au jucat, de asemenea, un rol important.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.De talán a lelkes érzékenysége a fiatal nők életkorát is szerepet játszott.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.하지만 아마도 그 시대의 젊은 여성의 열정적인 감수성도 역할을 수행했습니다.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Maar misschien is de enthousiaste gevoeligheid van jonge vrouwen van haar leeftijd ook een rol gespeeld.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Ma forse la sensibilità entusiasta di giovani donne della sua età ha giocato un ruolo.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Mais peut-être la sensibilité enthousiaste de jeunes femmes de son âge a également joué un rôle.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Mas talvez a sensibilidade entusiástica de mulheres jovens de sua idade também desempenhou um papel.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Men kanske den entusiastiska känslighet unga kvinnor i hennes ålder spelar också en roll.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Men måske er de entusiastiske sensibilitet af unge kvinder i hendes alder, spillede også en rolle.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Mutta ehkä innostunut herkkyys nuorten naisten ikä oli myös rooli.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Nhưng có lẽ sự nhạy cảm nhiệt tình của các phụ nữ trẻ tuổi của cô cũng đóng một vai trò.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Pero tal vez la sensibilidad entusiasta de las jóvenes de su edad también juega un papel importante.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Tapi mungkin sensibilitas antusias perempuan muda usia nya juga memainkan peran.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Toda morda navdušeni senzibilnosti mladih žensk njene starosti, prav tako pomembno vlogo.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Αλλά ίσως η ενθουσιώδης ευαισθησία των νέων γυναικών της ηλικίας της, έπαιξε επίσης έναν ρόλο.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Але, мабуть, захоплений чутливість молодих жінок її віку також зіграли свою роль.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Но може би най-ентусиазираните чувствителност на млади жени на нейната възраст също играе роля.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.Но, пожалуй, восторженный чувствительность молодых женщин ее возраста также сыграли свою роль.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.אבל אולי רגישות נלהב של נשים צעירות בגיל שלה גם שיחק תפקיד.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.ولكن ربما حساسية متحمسا للشابات من عمرها لعبت أيضا دورا في ذلك.
Ama belki de yaşı genç kadınlar coşkulu bir duyarlılık da bir rol oynadı.この感覚は、機会あるごとにリリースを求め、そしてそれを今感じグレーテ
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.2日目には 人々は警察から逃げてくるのではなく
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Als het enthousiasme stijgt, smelt de angst weg.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Al tener aún mayor entusiasmo, el miedo empieza a disiparse.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Amikor a lelkesedés a magasabb, akkor a félelem apadni kezd.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Bạn có nhiều nhiệt huyết cao hơn, bạn thấy nỗi sợ dần tan đi.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Când entuziasmul crește, frica începe să dispară.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Il vostro entusiasmo aumenta, la paura inizia a sciogliersi.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Ist der Enthusiasmus größer, können Sie beobachten, wie die Angst langsam dahinschmilzt.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Kiedy entuzjazm rośnie, strach zaczyna topnieć.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.열정이 더 높아지면, 공포가 녹아내리는 것을 볼 수 있습니다.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Se temos o entusiasmo mais alto, o medo começa a diminuir.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Si vous avez un enthousiasme plus élevé la peur commence à se désagréger.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Έχετε περισσότερο ενθουσιασμό, βλέπετε το φόβο να διαλύεται.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Повишавате ентусиазма си, страхът започва да се стопява.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.При высоком энтузиазме — страх начинает исчезать.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.Якщо ж більше ентузіазму, то страх зникає.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.אם ההתלהבות גבוהה יותר, רואים שהפחד מתחיל להתפוגג.
Ancak coşkuyu işin içine katınca, korkunun eriyip gittiğini görüyorsunuz.إذا كان حماسك أعلى ، تشاهد الخوف و هو يتلاشى.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Aber Architektur ist die ungeheure Begeisterung, dass die Zukunft besser sein könnte.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Architektura jest ekstatyczną wiarą w lepszą przyszłość.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Dar arhitectura este acel complet extaz al unui viitor ce poate fi mai bun.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.De az építészet az a teljes extázis, hogy a jövő jobb lehet.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.그러나, 건축만은 미래가 밝다는 황홀과도 같은 것입니다.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Mais l'architecture est cette extase complète de savoir que le futur peut être meilleur.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Ma l'architettura è un sentire estatico che il futuro può essere migliore.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Mas a arquitetura é o êxtase da crença de que o futuro pode ser melhor.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Nhưng kiến trúc là niềm sung sướng toàn diện rằng tương lai có thể tốt đẹp hơn.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Pero la arquitectura es ese éxtasis pleno de que el futuro puede ser mejor.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Но архитектурата е онзи пълен екстаз, че бъдещето може да бъде по-добро.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Но архитектура - это порыв, это вера в лучшее будущее.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.אבל הארכיטקטורה היא אותה אקסטזה גמורה, שהעתיד יכול להיות טוב יותר.
İlgili Sayfalar