coşku ile cümle
coşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.ولكن العمارة هي تلك النشوة الكاملة ان المستقبل من الممكن ان يكون أفضل
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.それが、社会を動かすと私は信じています
Apple'ın gençlik coşkusunu gösteriyor.IBMがパソコン市場に参入した時に
Apple'ın gençlik coşkusunu gösteriyor.la exuberancia juvenil de Apple.
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.사실 온대와 열대 우림은 저마다 생생한 동물들의 교향악을 만들어내는데
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.למעשה, יערות גשם ממוזגים וטרופיים יוצרים, כל אחד מהם, תזמורת בעלי חיים נמרצת,
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.في الواقع، الغبات المعتدلة والغابات المطرية الاستوائية تنتج كلا منها أوركسترا حيوانيّة نابضة بالحياة،
Aslında, ılıman ve tropik yağmur ormanlarının her biri coşkulu bir hayvan orkestrası üretir.それぞれが生命に満ちた 動物たちの協奏曲を奏でています それは昆虫や は虫類 両生類や鳥類 ほ乳類などが生み出す
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Ikke ligesom mig -- jeg er spildesigner; Jeg er sprudlende livsglad.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Inte som jag - jag är speldesigner; jag är överentusiastisk.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Không như tôi -- Tôi là một người thiết kế game, tôi bộc phát lắm.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.저는 게임 디자이너라 활기가 넘치구요.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Não é como eu, eu sou "designer" de jogos, sou exuberante.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Ne jako já - já jsem neukázněná herní návrhářka.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nem mint én ... én játék tervező vagyok, vagyis szertelen.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nicht so wie ich ... ich entwickle Spiele, ich bin etwas überschwänglich.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nie ako ja - som herná návrhárka, som rozšafná.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nie jak ja - ja projektuję gry, mam bujną wyobraźnię.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Niet zoals ik, ik ben een game designer; ik ben uitgelaten.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.No como yo, yo soy diseñadora de juegos, soy exuberante.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Nu ca mine -- eu sunt un designer de jocuri și sunt exuberantă.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Όχι σαν εμένα -- είμαι μια σχεδιάστρια παιχνιδιών - είμαι υπερβολική.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Він не такий як я - я дизайнер ігор - я життєрадісна.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Не като мен - аз съм дизайнер на игри, темпераментна съм.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Это не то что я — разработчик игр, я — ненормальная.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.לא כמוני -- אני מעצבת משחקים; אני שופעת חיוניות.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.على عكسي -- أنا مصممة ألعاب، فأنا مندفعة.
Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.ゲーマーたちは現実の生活よりも
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Aguas profundas são as palavras da boca do homem; e a fonte da sabedoria é um ribeiro que corre.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Aguas profundas son las palabras de la boca del hombre, y arroyo que rebosa es la fuente de la sabiduría
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Die Worte in eines Mannes Munde sind wie tiefe Wasser, und die Quelle der Weisheit ist ein voller Strom.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Een verstandig man zegt diepzinnige dingen; de bron van wijsheid voedt een beek, die nooit droog valt.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.명철한 사람의 입의 말은 깊은 물과 같고 지혜의 샘은 솟쳐 흐르는 내와 같으니라
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Le parole della bocca dell'uomo sono acqua profonda, la fonte della sapienza è un torrente che straripa
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Lời nói của miệng loài người là giống như nước sâu; Nguồn sự khôn ngoan khác nào cái khe nước chảy.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Lời_nói của miệng loài_người là giống như nước sâu ; Nguồn sự khôn_ngoan khác_nào cái khe nước chảy .
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Mély víz az ember szájának beszéde, buzogó patak a bölcseségnek kútfeje.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Ordene i en manns munn er dype vann, visdoms kilde er en fremvellende bekk.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Orden i en mans mun äro såsom ett djupt vatten, såsom en flödande bäck, en vishetens källa.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Ord i Mands Mund er dybe Vande, en rindende Bæk, en Visdomskilde.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Perkataan orang dapat merupakan sumber kebijaksanaan dalam seperti samudra, segar seperti air yang mengalir
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Slová úst muža sú jako hlboké vody, rozvodnený potok prameň múdrosti.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Slova úst muže vody hluboké, potok rozvodnilý pramen moudrosti.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Słowa ust męża mądrego są jako wody głębokie, a źródło mądrości jako potok wylewający.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Syviä vesiä ovat sanat miehen suusta, ovat virtaava puro ja viisauden lähde.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Vode globoke so besede iz ust vrlega moža, potok vrvrajoč je modrosti vrelec.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Οι λογοι του στοματος του ανθρωπου ειναι υδατα βαθεα και η πηγη της σοφιας, χειμαρρος αναπηδων.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Думите из устата на човека са като дълбоки води, И изворът на мъдростта е като поток.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.Слова уст человеческих – глубокие воды; источник мудрости – струящийся поток.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.מים עמקים דברי פי איש נחל נבע מקור חכמה׃
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.كلمات فم الانسان مياه عميقة. نبع الحكمة نهر مندفق.
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.人 口 中 的 言 語 、 如 同 深 水 . 智 慧 的 泉 源 、 好 像 湧 流 的 河 水
Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, Bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu.人口 中 的 言語 、 如同 深水 . 智慧 的 泉源 、 好像 湧流 的 河水
Biliyorum ki şu an bu program hakkında Dr. Who gibi acayip coşkulu şekilde konuşuyorum.Sé que he hablado efusivamente como una fanática de Dr. Who,
Biliyorum ki şu an bu program hakkında Dr. Who gibi acayip coşkulu şekilde konuşuyorum.So di parlare da fan sfegatata di questo programma.
Biliyorum ki şu an bu program hakkında Dr. Who gibi acayip coşkulu şekilde konuşuyorum.אני יודעת שאני משתפכת עכשיו בדרך מאד גיקית של ד"ר הו
Bir coşku içinde hapsoldum Bu takıntımı yok edersen Canımı çıkarmış olursunNo dejaré que lo entierres
Bir coşku var.Dort ist Leidenschaft.
Bir coşku var. Latin Amerika'da, şimdi bir lider ordusu var yeni başlangıçlar vaat ediyorlar.Ahora hay multitud de lideres ofreciendo nuevos comienzos en Latinoamérica.
Bir coşku var. Latin Amerika'da, şimdi bir lider ordusu var yeni başlangıçlar vaat ediyorlar.Nu finns det många ledare som erbjuder en ny början i Latinamerika.
İlgili Sayfalar