coşku ile cümle

coşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.A încetat desfătarea timpanelor, s'a sfîrşit veselia gălăgiosă, s'a dus bucuria arfei.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Cesó el regocijo de los tamboriles. Se acabó el bullicio de los que se divierten; cesó el regocijo de la lira
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Cessa o folguedo dos tamboris, acaba a algazarra dos jubilantes, cessa a alegria da harpa.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Die Freude der Pauken feiert, das Jauchzen der Fröhlichen ist aus, und die Freude der Harfe hat ein Ende.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.E' cessata la gioia dei timpani, è finito il chiasso dei gaudenti, è cessata la gioia della cetra
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Håndpaukens Klang er endt, de jublendes Larm hørt op, endt er Citrens Klang.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.소고치는 기쁨이 그치고 즐거워하는 자의 소리가 마치고 수금 타는 기쁨이 그쳤으며
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Konec je veselju bobnov, minil je radujočih se šum, konec je radosti strun.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.La joie des tambourins a cessé, la gaîté bruyante a pris fin, La joie de la harpe a cessé.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Loppunut on vaskirumpujen riemu, lakannut remuavaisten melu, loppunut kanteleitten riemu.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Megszünt a dobok vidámsága, elcsöndesült az örvendõk zajgása, a cziterának vídámsága megszünt.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.những kẻ đánh trống không đánh nữa, tiếng mừng rỡ hết rồi, dọng vui đờn cầm đã dứt.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.những kẻ đánh trống_không đánh nữa , tiếng mừng_rỡ hết rồi , dọng vui đờn cầm đã dứt .
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Odpočine radost bubnů, přestane hluk veselících se, utichne veselí harfy.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Odpočívať bude veselosť bubnov, prestane ruch rozpustile veselých, utíchne veselosť citary.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Ustanie wesele bębnów, ustanie wykrzykanie weselących się, ucichnie wesele cytry.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Η ευφροσυνη των τυμπανων παυει ο θορυβος των ευθυμουντων τελειονει παυει της κιθαρας η ευφροσυνη.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Веселието на тъпанчетата престава: Шумът на ликуващите се свършва; Престава веселието на арфата.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.Прекратилось веселье с тимпанами; умолк шум веселящихся; затихли звуки гуслей;
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.שבת משוש תפים חדל שאון עליזים שבת משוש כנור׃
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.بطل فرح الدفوف انقطع ضجيج المبتهجين بطل فرح العود.
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.擊 鼓 之 樂 止 息 、 宴 樂 人 的 聲 音 完 畢 、 彈 琴 之 樂 也 止 息 了
Tefin coşkun sesi kesildi, Eğlenenlerin gürültüsü durdu, Lirin coşkun sesi kesildi.擊鼓 之 樂 止息 、 宴樂人 的 聲音 完畢 、 彈琴 之 樂 也 止息 了
Teknik bilgi, mal ve hizmet konularında dışa bağımlılık, coşkun bir kültürel çeşitlilik...Az importált tudástól, termékektől és szolgáltatásoktól való függőségükről, hihetetlen gazdag kultúrájukról.
Teknik bilgi, mal ve hizmet konularında dışa bağımlılık, coşkun bir kültürel çeşitlilik...Gütern und Leistungen, überschäumende kulturelle Vielfältigkeit.
Teknik bilgi, mal ve hizmet konularında dışa bağımlılık, coşkun bir kültürel çeşitlilik...서비스에 대한 의존성, 풍부한 문화적 다양성에 대해서 배웠습니다.
Teknik bilgi, mal ve hizmet konularında dışa bağımlılık, coşkun bir kültürel çeşitlilik...תלות בידע מיובא, טובין, שירותים, רב-תרבותית חיונית.
Teknik bilgi, mal ve hizmet konularında dışa bağımlılık, coşkun bir kültürel çeşitlilik...الاعتماد على الدراية المستوردة، السلع والخدمات، التنوع الثقافي الغزير.
Teknik bilgi, mal ve hizmet konularında dışa bağımlılık, coşkun bir kültürel çeşitlilik...製品やサービス そして素晴らしい文化の多様性 アフリカは本当に興味深い場所でした
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derken Herkesin adına konuştuğuma eminim.Estoy seguro de que hablo por todos nosotros al decir que apreciamos su entusiasmo y su pasión.
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derken Herkesin adına konuştuğuma eminim.Я впевнений, що кажу від усіх нас, коли я кажу, що ми цінуємо ваш ентузіазм та пристрасть.
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derkenJestem pewien, że wypowiadam się w imieniu wszystkich tu zgromadzonych.
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derkenЯ думаю, что выражу общее мнение
Tutkunuzu ve çoşkunuzu taktir ediyoruz derken私達は、もちろんあなたの情熱と熱意に感謝しています。
Ve coşkunuza da inanıyorum.E credo nel vostro entusiasmo.
Ve coşkunuza da inanıyorum.En ik geloof in jullie enthousiasme.
Ve coşkunuza da inanıyorum.És hiszek a lelkesedésükben.
Ve coşkunuza da inanıyorum.Et je crois en votre enthousiasme.
Ve coşkunuza da inanıyorum.Ich glaube an euren Enthusiasmus.
Ve coşkunuza da inanıyorum.또한 여러분의 정열을 믿습니다.
Ve coşkunuza da inanıyorum.Şi cred în enturiasmul vostru.
Ve coşkunuza da inanıyorum.Wierzę też w wasz entuzjazm.
Ve coşkunuza da inanıyorum.Y creo en su entusiasmo.
Ve coşkunuza da inanıyorum.Вярвам във вашия ентусиазъм.
Ve coşkunuza da inanıyorum.ואני מאמין בהתלהבות שלכם.
Ve coşkunuza da inanıyorum.و اؤمن بحماسكم
Ve coşkunuza da inanıyorum.私は魂の傷ついた無表情の人々が
Ve diyor ki ... (Kahkaha) Benim gibi değil, ben oyun tasarımcısıyım; çoşkuluyum.Et il dit... (Rires) pas comme moi -- je suis conceptrice de jeux, exubérante.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.A jeśli to prawda, to Bóg musi też znać radość i zachwyt duszy człowieka.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.A pokud toto je pravda, pak musí také platit, že Bůh zná radost a veselí, které prožívají lidské bytosti.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.En als dat zo is, moet het ook zo zijn dat God de vreugde en verrukking kent van de menselijke geest.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Et si c'est vrai, ce Dieu doit également bien connaitre la joie et l'exaltation de l'esprit humain.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Iar dacă asta este adevărat, înseamnă că Dumnezeu cunoaște și bucuria și exaltarea spiritului uman.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.만약 이게 사실이라면, 하나님이 인간 정신의 기쁨과 행복을 안다는 것 또한 반드시 사실일것입니다.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Und wenn das stimmt, dann muss Gott ebenso die Freude und Begeisterung des menschlichen Geistes kennen.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Và nếu điều này là sự thật, Chúa cũng phải biết đến niềm vui và sự tán dương của tinh thần con người.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Y si esto es verdad, también debe ser que Dios conozca la dicha y la exaltación del espíritu humano, también.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Και αν αυτό ισχύει, ο Θεός πρέπει να βιώνει την χαρά και την αγαλλίαση του ανθρώπινου πνεύματος.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Если это действительно так, то Богу должны быть известны и радость, и ликование человеческой души тоже.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.И ако това е вярно, то Бог трябва да познава и радостта и въодушевлението на човешкия дух, също така.
İlgili Sayfalar