coşku ile cümle

coşku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.(45:16) On les introduit au milieu des réjouissances et de l`allégresse, Elles entrent dans le palais du roi.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Com alegria e regozijo serão trazidas; elas entrarão no palácio do rei.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.De føres frem under Glæde og Jubel, holder deres Indtog i Kongens Palads.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Ele sînt duse în mijlocul bucuriei şi veseliei, şi intră în casa împăratului.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.E' presentata al re in preziosi ricami; con lei le vergini compagne a te sono condotte
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Họ sẽ được dẫn đến có sự vui vẻ và khoái lạc, Mà vào đền vua.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Họ sẽ được dẫn đến có sự vui_vẻ và khoái_lạc , Mà vào đền vua .
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.I stukne klær ledes hun frem til kongen; jomfruer, hennes venninner, følger henne; de føres inn til dig.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.저희가 기쁨과 즐거움으로 인도함을 받고 왕궁에 들어가리로다
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Man führt sie mit Freuden und Wonne, und sie gehen in des Königs Palast.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Mereka bersorak-sorai dengan gembira waktu diantar masuk ke dalam istana raja
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.mes öltözetben viszik a királyhoz, szûzek [vonulnak] utána, az õ társnõi; néked hozzák õket.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Serán traídas con alegría y con gozo, y entrarán en el palacio del rey
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Vodili jih bodo z največjim veseljem in radovanjem in stopijo v palačo kraljevo.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.V prekrásnych výšivkách bude dovedená kráľovi; panny za ňou, jej priateľky, ti budú dovedené.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.V rouše krumpovaném přivedena bude králi, i panny za ní, družičky její, přivedeny budou k tobě.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.W odzieniu haftowanem przywiodą ją do króla; także panny za nią, towarzyszki jej, przywiodą do ciebie.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.Θελουσι φερθη εν ευφροσυνη και αγαλλιασει θελουσιν εισελθει εις το παλατιον του βασιλεως.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.С веселие и радост ще се доведат; Ще влязат в царския палат.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.תובלנה בשמחת וגיל תבאינה בהיכל מלך׃
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.يحضرن بفرح وابتهاج. يدخلنّ الى قصر الملك‎.
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.他 們 要 歡 喜 快 樂 被 引 導 . 他 們 要 進 入 王 宮
Sevinç ve coşkuyla götürülecek, Kralın sarayına girecekler.他 們要 歡喜 快樂被 引導 . 他 們要 進入 王宮
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum. Zekanıza inanıyorum. Ve coşkunuza da inanıyorum.Я верю в ваши надежды и ваши мечты, я верю в ваш интеллект и я верю в ваш энтузиазм.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Dar trebuie să renunţi un pic la fanatism, dar să îţi păstrezi entuziasmul.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Dovresti lasciare da parte Gesù per un momento, ma mantenere l'entusiasmo.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Du musst den Jesus-Teil etwas runter schrauben, aber behalte den Enthusiasmus.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Il faut y aller moins fort avec Jesus mais tu gardes le même enthousiasme.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Je moet de Jezusdingen wat dimmen, maar het enthousiasme behouden.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın."근데 말야 그 신 얘기는 좀 줄이는 대신" "그 열정은 그대로 유지해 줄 수 있겠나?"
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Musisz troszeczkę złagodzić całą tą gadkę o Jezusie, ale zachowaj swój entuzjazm.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Tienes que bajarle un poco el tono a lo de Jesús, pero mantén el entusiasmo.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Vegyél vissza egy kicsit a Jézus dumából, de tartsd meg ezt a lelkesedést.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Тебе придётся немного попридержать тему с Иисусом, но сохрани свой энтузиазм.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.Трябва да смекчиш това с Господ малко, но запази ентусиазма.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın."תצטרך להרגיע קצת את הדיבורים על ישו, "אבל תשמור על ההתלהבות.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.يجب ان تخفف حدة يسوع هذه قليلا، ولكن ابقي على الحماس.
Şu İsa meselesini biraz azaltman lazım ama coşkun aynı kalsın.ジーザスのこと口にするの ちょっと控えてくれない (笑) (拍手)
Tavırları coşkulu değildi.Hänen käytöksensä ei ollut ylitsevuotava.
Tavırları coşkulu değildi.Hans sätt var inte översvallande.
Tavırları coşkulu değildi.Hans Væsen var ikke overstrømmende.
Tavırları coşkulu değildi.I suoi modi non era espansivo.
Tavırları coşkulu değildi.Jego sposób bycia nie był wylewny.
Tavırları coşkulu değildi.Jeho spôsob nebol prehnaný.
Tavırları coşkulu değildi.Jeho způsob nebyl přehnaný.
Tavırları coşkulu değildi.그의 태도는 심정을 토로하는되지 않았습니다.
Tavırları coşkulu değildi.Modora nem volt áradozó.
Tavırları coşkulu değildi. Nadiren vardı; ama memnun oldu, sanırım, içinAcesta a fost rar, dar el a fost bucuros, cred, să ma vezi.
Tavırları coşkulu değildi.Njegov način ni bil Ponesen.
Tavırları coşkulu değildi.Sa manière n'était pas expansif.
Tavırları coşkulu değildi.Sein Benehmen war nicht überschwenglich.
Tavırları coşkulu değildi.Sikapnya tidak berlebihan.
Tavırları coşkulu değildi.Zijn manier was niet uitbundig.
Tavırları coşkulu değildi.Ο τρόπος του δεν ήταν διαχυτικός.
Tavırları coşkulu değildi.Его манера была не экспансивный.
Tavırları coşkulu değildi.Його манера була не експансивний.
Tavırları coşkulu değildi.Неговият начин, който не е прочувствен.
Tavırları coşkulu değildi.התנהגותו לא היתה משתפכת.
Tavırları coşkulu değildi.وكان أسلوبه ليس بشكل مفرط.
Tavırları coşkulu değildi.これは、ほとんどだった。しかし、彼は喜んでいた、私が思うに、し
İlgili Sayfalar