cisim ile cümle
cisim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1980'lerin başında, gözlemler ilk defa HH cisimlerinin jet-like özelliklerini ortaya çıkardı.V raných osmdesátých letech 20. století pozorování poprvé odhalila emisní podstatu většiny HH objektů.
HH cisimleri çoğunlukla toplam kütlelerinin %75 ile %25 ini oluşturan helyum ve hidrojen içerir.HH objekty se skládají převážně z vodíku a hélia, které tvoří 75 % a 25 % jejich hmotnosti.
Telekinetik yetenek: Cisimleri düşünce gücüyle hareket ettirebilir.(Telekinesis) - Schopnost hýbat věcmi svou myslí.
Cisim resmî olarak 24 Mart 1930'da kabul edildi.Oficiálně byl objekt pojmenován 24. března 1930.
Allah'a şey denmesini gerektiren sebep, cisimde mevcut olmadığı için bunu kullanmakta sakınca yoktur.Kdo svými skutky jedná proti Písmu, není pravým křesťanem, a Boha nemiluje.
Ebe saklanan cisime yaklaştıkça el çırpma kuvvetlenir, uzaklaştıkça yavaşlar.Když byl sešlápnut a držen vpředu, byl zařazen nízký (pomalý) převod.
Özellikle de küçük boyutlu cisimler için.Zejména měření malých průtoků.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Naproti tomu i pravé písemnosti mohou obsahovat řadu údajů, které neodpovídají skutečnosti.
Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır.Tento výhon se zkrátí na 5-7 oček a vyváže se.
Bu yüzden cisimleri siyah beyaz olarak algılarlar.Proto stromy vypadají jako celé bílé.
Bu cisimlerin Güneş Sistemi'nde bulunan sayısı 1.000 ilâ 1.100 arası olduğuna inanılmaktadır.Předpokládalo se, že v celé sluneční soustavě jich je mezi 1 000 a 1 100.
Bu cisimlere bazen "Mars Troyalıları" ve "Neptün Troyalıları" isimleri de verilir.Díky nim bývá Sao Paulo někdy nazýváno „tropickým New Yorkem“.
Weywot, resmî olarak (50000) Quaoar I Weywot, Neptün ötesi cisim Quaoar'ın bilinen tek uydusudur.Quaoar má jeden známý satelit, Weywot, oficiálně označený jako (50000) Quaoar I Weywot.
Bu durumda cisim ağırlıksızdır denir.Tento stav se nazývá těžkou sepsí.
Gözde Uçuşan Cisimler Gözde uçuşan cisimler neye işaret?Na jaké módní značky se můžete těšit?.
Astronomik cisimler birbirlerini oluşturabilir.Jednotlivé druhy navzájem mohou tvořit hybridy.
Kısacası her şey tek bir cisim gibi kabul edilebilir.Takové kyvadlo se může kývat pouze v jediné rovině.
Ayrıca cisimlenilebilir ya da buharlaşılabilir.Rovněž se dají nakládat nebo sušit.
Kategoriye galaksi çiftleri dahil edilse de kategorideki cisimlerin pek çoğu bireysel galaksilerdir.Další členové Místní skupiny galaxií jsou na výše uvedených galaxiích gravitačně nezávislí.
Böylece, gözlemler dev veya ufak boyutlardaki bu tür cisimlerin varlığını ortaya koymaktadır.Tato část expozice nabízí přehlídku velkých i menších druhů.
Farenin dişlerinin özelliği çok sert cisimleri dahi kemirebilirler.Díky velkým silným zubům však mohou pozřít i tvrdší brouky.
Bir cisim Schwarzschild yarıçapından daha küçükse kara delik olarak isimlendirilir.Un obiect mai mic decât raza Schwarzschild este numit gaură neagră.
Kiral cisimler için bu tam simetri grubu ile aynı şeydir.Pentru obiectele chirali este același ca grupul de simetrie completă.
Ayrıca cisimlenilebilir ya da buharlaşılabilir.Uneori el poate fi chiar ars sau scos.
Yani, kırmızılık; parmakla veya su bardağı gibi bir cisimle bastırıldığında kaybolmaz.Leziunile nu își schimbă culoarea, roșeața nedispărând prin apăsare cu degetul sau cu un pahar din sticlă.
Astronomlar, gök ölçümü tekniklerini Dünya’ya yakın cisimleri izlemek için kullanıyorlar.Astronomii folosesc tehnici astrometrice pentru urmărirea obiectelor din apropierea Pământului.
Güneş Sistemi'nin başka bölgelerinde de daha düşük yoğunluklarda da olsa küçük cisimler kapsanmaktadır.Alte zone ale Sistemului Solar cuprind și corpuri mici în concentrații mai mici.
Cisim resmî olarak 24 Mart 1930'da kabul edildi.Legea a fost votată cu entuziasm pe 30 martie.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Există pe lângă cele menționate mai sus o serie de manifestări fără date precise.
3- Cisimler birbirine yaklaştıkça, bu çekim kat kat fazlalaşır.Dacă punctele sunt prea apropiate, atunci acestea se suprapun.
Karanlık cisimler, ışık kaynağından çıkan ışınların yansıması sonucu bize gözükür.Este greu de definit sursa luminii care cade asupra lui.
Küme teorisinin dili, neredeyse bütün matematiksel cisimlerin tanımlarında kullanılabilir.Conceptele de bază ale teoriei sunt acum folosite în toată matematica.
İki cisim arasında birbirlerine karşı herhangi bir kuvvet uygulaması bulunmamaktadır.Și două drepte nu închid un spațiu între ele.
Eris (2003 UB313), Plüton cüce gezegeninden çok az küçük olan Neptün ötesi cisim.Eris (inițial denumită 2003 UB313) este cea mai mare planetă pitică cunoscută din Sistemul nostru Solar.
Bu cisimlerin ilk örneği 1801 yılında bulunan Ceres’tir.Prima planeta minoră descoperită a fost 1 Ceres în 1801.
Güneş Sistemi'nin haritalanmamış bölgelerinde yeni gök cisimleri hâlâ keşfedilebilir.Mai pot fi descoperite obiecte în regiunile neexplorate ale sistemului solar.
Genel olarak statik cisimler tek noktaya indirgenir.Astfel, dintele este curăţat doar într-un punct.
Bu cisimler, çekirdeklerinden dışarıya doğru materyal çıkartan galaksilerdir.Úgy tűnik, ezen galaxisok anyagot dobnak ki a középpontjukból.
Astronomik cisimler birbirlerini oluşturabilir.A színtestek egymásba át is alakulhatnak.
Bu cisimlerin bazıları etkileşim halindeyken diğerleri küçük galaksi gruplarıdır.Néhányuk kölcsönható galaxis, míg mások kisebb galaxiscsoportok.
Çünkü bu sınırın ötesinde kalan cisimlerin yaydığı ışık bize hiçbir zaman ulaşamayacaktır.Az eseményhorizont mögött elinduló fénysugarak soha nem lépik át az eseményhorizontot.
Bu yüzden siyah cisim kusursuz bir Lambertian radyatörüdür.A fekete test viszont Lambert-féle sugárzó.
Aslında her iki sınıftaki cisimler de aynı fiziksel süreçleri izlerler.Mindkét fájl ugyanarra a fizikai adatra mutat.
Gökyüzüne doğru olan cisimlerin silüetleri mümkün olmazdı.Az égből hulló kövek kráterképző voltát nem is lehetett könnyű elfogadni.
İo, gelgitsel ısınmaya bağlı olarak Güneş Sistemi’ndeki volkanik olarak en aktif cisimdir.A Naprendszerben vulkanikusan ez a legaktívabb égitest.
Böylece cisimler, çarpışmadan sonra birbirlerine yapışırlar.Kesztyűt cserélnek, hogy a csata után megismerjék egymást.
Makroskobik ölçüm cisimlerin ve işlemlerin gözlemlenebilir ve ölçülebilir olmasını sağlayan uzunluk ölçümüdür.Ez az első exobolygó, melyen ilyen meteorológiai jelenség megfigyelhető és mérhető.
Bu, üç cisim problemi için bir örnektir.A korlátozott háromtest probléma a háromtest-probléma speciális esete.
Yerel Cisimler Çalıştayı.A hazai munkásszociográfiákról.
Ayrıca cisimlenilebilir ya da buharlaşılabilir.Füstölve vagy füstöletlenül is fogyasztható.
Cisim üzerine odaklanan lazer ışınının çapı birkaç mikrometre kadardır.Az etalon tömegének mérési hibája néhány mikrogramm.
Yüzeysel bir atmosferin yokluğunda, iki cisim aynı anda düşer ve ayın yüzeyine çarpar.Mivel a Holdnak a légköre szinte tökéletes vákuum, a két tárgy egyszerre ért földet.
Donan cisimlerin hacmi genellikle küçülür.Lecsüngő tobozai éretten általában lehullanak.
Boşlukta uçan cisimler Isaac' in uzay boşluğuna düşmesine neden olacak şekilde tehlikeli olabilmektedir.Egy homályos lencse például az egész űrmisszió sikerét veszélyeztetheti.
Ayrıca metakromatik cisimcikleri vardır.Metafizikus csendélet is található rajta.
Beyin için keton cisimcikleri glikozdan daha önemli konuma gelir.Az agyszerkezet különbségei fontosabbak, mint a méret.
Başlık, yörünge mekaniğindeki üç cisim problemini ifade etmektedir.A három szenzor a mágneses mező három ortogonális komponensét méri.
Aralarında homeomorfizma olan iki cisim homeomorfik olarak adlandırılır.Kahta avaruutta kutsutaan homeomorfisiksi jos niiden välillä on homeomorfismi.
Weywot, resmî olarak (50000) Quaoar I Weywot, Neptün ötesi cisim Quaoar'ın bilinen tek uydusudur.Weywot eli (50000) Quaoar I Weywot on transneptunisen kohteen Quaoarin ainoa tunnettu kuu.
Herbig-Haro cisimlerine yıldız oluşumunun sürdüğü bölgelerde sıkça rastlanır.Herbig-Haro-kohteita on usein tähtien syntyalueilla.