Kısaca cinsiyetin çok farklı çeşitlemeleri vardır.このような体をもつ子どもたちが
Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, cinsiyet belirlemeyen kromozomlar. -22 Chromosomenpaare sind also ganz normale Chromosomen, die nichts mit der Geschlechtsbestimmung zu tun haben.
Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, cinsiyet belirlemeyen kromozomlar. -22쌍의 염색체는 보통 염색체입니다 성별을 결정하지 않습니다
Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, cinsiyet belirlemeyen kromozomlar. -22 pary chromosomów to zwykłe chromosomy, które nie determinują płci.
Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, cinsiyet belirlemeyen kromozomlar. -Por lo que 22 de los pares de cromosomas son solo regulares determinación de sexo no cromosomas.
Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, cinsiyet belirlemeyen kromozomlar. -Takže 22 párů chromozomů jsou normální, chromozomy, které neurčují pohlaví
Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, cinsiyet belirlemeyen kromozomlar. -Итак, 22 пары хромосом - обычные хромосомы, они не определяют пол организма.
Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, cinsiyet belirlemeyen kromozomlar. -Ще нарисувам клетъчно ядро. Това е то. Това е ядро на човешка клетка.
Kromozom çiftlerinden 22 tanesi sıradan, cinsiyet belirlemeyen kromozomlar. -لذلك 22 زوج من الكروموسومات هى فقط عادية غير محددة للجنس.
Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...그것이 음악 취향일 수도 있고, 인종, 성별, 혹은 고향이 될 수도 있지요.
Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...Musikvorlieben, Rasse, Geschlecht, unserem Wohnblock.
Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...Wspólne preferencje muzyczne, rasa, płeć, dzielnica, w której się wychowaliśmy.
Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...העדפות מוסיקליות, גזע, מגדר, השכונה בה גדלנו,
Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...الاعمال الموسيقية، العرق، الجنس، الحي الذي تربينا فيه
Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...自分の決めたことが肯定される場所を 探しているのです
Ne bulabiliyorsak onun etrafında birbirimize bağlanırız. Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...Creăm legături bazându-ne pe orice putem -- preferințe muzicale, rasă, sex, zona în care am crescut.
Ne bulabiliyorsak onun etrafında birbirimize bağlanırız. Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...Povežemo se na podlagi, česarkoli se lahko; glasbenega okusa, rase, spola, ulice, kjer smo odrasli.
Ne bulabiliyorsak onun etrafında birbirimize bağlanırız. Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...Vi knytter os sammen baseret på hvad som helst -- musik præference, køn, stedet vi voksede op.
Ne bulabiliyorsak onun etrafında birbirimize bağlanırız. Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...Vi skapar band grundade på vadhelst vi kan hitta - musiksmak, härkomst, genus, var vi växte upp.
Ne bulabiliyorsak onun etrafında birbirimize bağlanırız. Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...Δενόμαστε με ό,τι μπορούμε -- τις μουσικές προτιμήσεις, τη ράτσα, το φύλο, τη γειτονιά που μεγαλώσαμε.
Ne bulabiliyorsak onun etrafında birbirimize bağlanırız. Müzik tercihi, ırk, cinsiyet, büyüdüğümüz mahalle...Ми єднаємося на основі всього, чого можливо - музичних смаків, раси, статі, кварталу, в якому виросли.
Öğrencilerin cinsiyeti ile ilişki ve kullanılan eğitim metodolojisinin uygunluğu gibi meseleler de ele alınır.Na Eslovénia, os questionários dirigidos aos estudantes aquando da avaliação interna têm a ver, em geral, com
Öğrencilerin cinsiyeti ile ilişki ve kullanılan eğitim metodolojisinin uygunluğu gibi meseleler de ele alınır.Obravnavajo tudi zadeve, kot so pomen spola študentov in ustreznost metodologije poučevanja.
Öğrencilerin cinsiyeti ile ilişki ve kullanılan eğitim metodolojisinin uygunluğu gibi meseleler de ele alınır.Sunt avute în vedere şi elemente cum ar fi sexul studenţilor şi justeţea metodologiei de predare utilizate.
O halde "köpek" hangi cinsiyettir?- "Dog", c'est quoi ? - Le chien.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Chceme zistiť pohlavie žraloka.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Eén techniek is om het geslacht van de haai te proberen te bepalen.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.El propósito inicial es establecer el género del tiburón.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Erst müssen wir das Geschlecht des Hais herausfinden.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Jedna służy do określania płci rekina.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Je tu vždy nutkání přijít na pohlaví žraloka.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.상어의 성별을 판별하려는 거죠.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Một trong những việc chúng tôi làm là tìm và phân loại giới tính của những con cá mập.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Pour essayer de déterminer son sexe.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Primeiro tentamos determinar o sexo do tubarão.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Una ca să ne dăm seama de sexul rechinului.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Vogliamo anche determinare il sesso dello squalo.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Προσπαθούμε να καταγράφουμε το φύλο κάθε καρχαρία.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Едно от нещата е да определим пола на акулата.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.Одной причиной было выяснить пол акулы.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.ראשית אנחנו מנסים למצוא את מין הכריש.
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.اولاً لمحاولة تحديد جنس القرش
Öncelikle köpekbalığının cinsiyetini anlamaya çalışıyoruz.いくつかの ハイテクの人工衛星タグも使いました
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Ar fi îngrozit de reprimarea jumătăţii populaţiei de sex feminin.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Bil bi zgrožen nad zatiranjem polovice prebivalstva zaradi njihovega spola.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Bol by zdesený z represie polovice obyvateľov kvôli ich pohlaviu.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Byłby zbulwersowany uciskiem połowy populacji z powodu płci.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Dia akan terguncang atas tindakan represi terhadap separuh populasi karena jenis kelamin mereka.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Egli sarebbe sbalordito di fronte alla repressione della metà della popolazione a causa del loro genere.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Ele ficaria chocado com a repressão sobre metade da população por causa do seu sexo.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Er wäre entsetzt von der Unterdrückung der Hälfte der Bevölkerung wegen ihres Geschlechts.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Estaría consternado por la represión de la mitad de la población debido a su género.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Felháborítaná a népesség felének nemi okokból való elnyomása.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Han skulle bli förfärad över förtrycket av halva befolkningen på grund av deras kön.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Hij zou ontzet zijn over de repressie van de helft van de bevolking omwille van hun geslacht.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Il serait consterné par la répression subie par la moitié de la population en raison de son sexe.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.그는 성별 때문에 인구의 절반이나 억압당하고 있는 것에 경악할 것입니다.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Ông có lẽ sẽ bị kinh khiếp trước sự đàn áp mà một nửa dân số đang phải chịu vì giới tính của họ
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Θα ένιωθε αποτροπιασμό για την καταπίεση που υφίσταται ο μισός πληθυσμός εξαιτίας του φύλου του.
O nüfusun yarısının cinsiyeti yüzünden baskı altına alınması karşısında dehşete düşerdi.Он был бы в ужасе от того, что половина населения находится под давлением из-за своей половой принадлежности.