Geniş çaplı polis soruşturması sonucunda Olof Palme'nin cinayetinden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Проходил одним из свидетелей по делу об убийстве Улофа Пальме.
"Cinayeti gördüm".Обречён на убийство».
Bu suçların çok büyük bir kısmı cinayetle sonuçlanır.Однако большинство убийств, конечно же, придётся на его долю.
Bu son ayrılıktan kısa süre sonra üç yıl sürecek olan cinayet sürecine girdi.Как окажется вскоре она покончила жизнь самоубийством 3 года назад.
Geralt'ın görevi ise, bu cinayetlerden sorumlu canavarı bulup öldürmektir.Задача Гордона заключается в том, чтобы найти и уничтожить это существо.
Kâtil, cinayet işleyen kişiye denir.Хулиганом называют человека, который занимается хулиганством.
Daha sonra kasabada peşpeşe cinayetler başlar.После чего в городе происходит череда убийств.
Cinayet, onu İstanbul'a kaçmaya zorladı.Неудача заставила его бежать в Испанию.
Entreri: "Cinayet te öyle."В переносном смысле — «клеймо преступления».
Pek çok kişi bu cinayetin İttihat ve Terakki tarafından yapıldığını düşünmektedir.Многие ошибочно полагают, что он придумал и Deathbat.
Bir cinayet işlenmiş ve Lynnin sevgilisi öldürülmüştür.Он говорит, что кем-то убита любовница Флорентена.
Cinayet Gecesi (film, 1963), 1963 yapımı Türk filmi.Обет молчания (фильм, 1963) — испанский фильм 1963 года.
Kusursuz cinayete dair ebedi arayış.Безукоризненно исполненная загадка убийства.
Louis'in bir cinayete kurban gitmesinden sonra, Armagnac ailesi Jean'a karşı politik gücü ele geçirdi.После убийства Людовика Арманьяки, люди, противостоявшие Жану Бесстрашному захватили власть.
Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70'i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.قْتل 70% من ضحايا جرائم القتل من الإناث من قبل أزواجهم أو اصدقائهم.
Daniel Nugent: Cinayet davasında Victor'a karşı bir tanık.دانيال نوجنت: شاهد ضد فيكتور في محاكمته بتهمة القتل.
Lizzie'ye eğer imzalamazsa Thomas'ın cinayet sebebiyle tutuklanacağı söylenir.يقال أنه إذا لم تُوقِع ليزى ستُعتقل بسبب جناية طوماس .
Camm, cinayetlerden üç gün sonra hatalı kanıtlar nedeniyle tutuklanmıştı.أُلقي القبض على كام بعد ثلاثة أيّام مِن وقوع الجرائم بناءً على أدِلَّة مغلوطة.
Bunlar böyle tür vahşetin her üç olağan tipi, yani cinayet, işkence ve tecavüz'den oluşuyordu. "تشمل هذه ثلاثة الأنواع المعروفة في هذه الفظائع، وهي القتل والتعذيب والاغتصاب.
Genellikle aşk cinayetlerinin kurbanı kadınlar olur.عادةً ما يكون ضحايا جرائم قتل الموتي من الأطفال.
Tora'daki On Emir cinayeti yasaklar.تحرم الوصايا العشر في التوراة القتل.
Fakat bir cinayete sürükleneceklerinden de son derece habersizdirler.أنه هلاك الأجسام، وعليه يكون الغلو سببا للهلاك؛ أي إذا غلوا خرجوا عن طاعة الله فأهلكهم الله.
2008 yılında Mağden'in ilk romanı olan Haberci Çocuk Cinayetleri, Hollanda ve Rusya`da yayınlandı.في عام 2008 نشرت بيريهان ماغدين أول رواية لها بعنوان " جرائم قتل الأطفال الرائدين " في روسيا وهولندا.
Birkaç cinayetten suçlu görüldü ve altı kere müebbet hapis mahkûmu oldu, ve bir de idam cezası.وقد أدين في العديد من جرائم القتل، وقد حكم علية بستة عقوبات من السجن مدى الحياة ، فضلا عن حكم بالإعدام.
Birleşik Devletler ordusu bunun bir cinayet olduğunu kabul etti.خلصت سلطات الولايات المتحدة أن عمليات القتل كانت من فعل جندي واحد.
Öyküde C. Auguste Dupin, Paris'te iki kadının vahşice öldürüldüğü cinayetin sırrını çözer.بطل القصة هو رجل يدعى سي أوغست دوبين، هو رجل في باريس يحاول أن يحل لغز جريمة قتل وحشية لامرأتين.
Gerçek bir cinayetin ayrıntıları üzerine kurgulanmış ilk cinayet öyküsüdür.وهذه أول رواية ألغاز جرائم مبنية على تفاصيل جريمة حقيقية.
Kasım 1989'da öldürülen altı Cizvit rahibin cinayetinden El Salvador Silahlı Kuvvetleri'ni sorumlu tuttu.في نوفمبر 1989، اغتيل ستة كهنة في السلفادور لمعارضتهم النظام العسكري الحاكم.
Bu nedenle cinayeti soğukkanlılıkla işlemiştir.ينطبق عليه لقب القاتل بدمِ بارد.
Bir aşk cinayeti mi?جريمة حب.
Cinayetler uluslararası olarak kınandı.وواجهت هذه الهجمات إدانة دولية.
Bir çocuğun işlediği cinayeti.مشتبه في ارتكابه جريمة قتل صبي صغير .
Bu yüzden ölümünün cinayet mi yoksa intihar mı olduğu tam olarak kanıtlanmamıştır.ولا يعرف ما اذا كان وفاته حادث او انتحار.
Cinayet suçundan mahkum edildi ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.وقد أدين بالقتل العمد وحكم عليه بالسجن مدى الحياة.
Mary Kelly cinayeti ile benzerliklerinden dolayı bu cinayet basın tarafından Karındeşen Jack’e mal edilmiştir.بالنسبة لبراونميلير، هذا ما تتمنى أن يحدث أيضًا بالنسبة لجريمة الاغتصاب يومًا ما .
Cinayet Yöntemleri.جرائم الاحداث.
Bu dönemde birçok Dada faili meçhul cinayetlere kurban gitti.أغلبية الجثث في هذه الحالة سلمت إلى أقارب القتلى.
Uğur Mumcu Cinayeti.ذكرى مذبحة الأبرياء.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.هذا الإطار يشمل الاغتصاب والاعتداء الجنسي.
1964 - İngiliz Parlamentosu, cinayet suçu için verilen ölüm cezasını kaldırdı.1969 - البرلمان البريطاني يصوت بأغلبيه كبيرة لصالح إلغاء عقوبة الإعدام في حالة جرائم القتل.
Yetmiyormuş gibi kentte bazı seri cinayetler de işlenmektedir.يوجد في المدينة عدد كبير من المواقع الأثرية التى لا يمكن حصرها.
İki, cinayet nerede ve ne zaman gerçekleşmiştir?يبحث محقق الوفيات في كيف ومتى وأين حدث الموت.
Filmlerinde gerilim, cinayet, tutku, psikolojik rahatsızlıklar gibi temaları işler.تدور موضوعات أفلامه حول التشويق والجريمة والهوس والاضطرابات النفسية.
15 Ocak - Son iki haftada siyasi cinayetler sonucu 30 kişi öldürüldü.30 يناير 2015 - مقتل 2 من المدنيين.
Cinayeti "Türk Müslüman İntikamcılar Birliği" isimli bir grup üstlendi.تم أستدعاء جريمة قتلها مرة أخرى في الفرقة الأنتحارية #38.
Bu bir cinayettir! "إنها جريمة خطرة.»
1901'de 31 cinayeti itiraf etmiştir.Ela confessou 31 assassinatos em 1901.
Eddowes ve Stride'nın cinayetleri daha sonra "çifte olay" olarak adlandırılmıştır.Os homicídios de Eddowes e Stride mais tarde seriam chamados de o "evento duplo".
Rose'un ise yıllar sonrasına kadar bu cinayetten haberi yoktu.Rose só tomou conhecimento do assassinato anos mais tarde.
30 Ocak 2004 tarihinde, Meiwes cinayetten mahkum edildi ve sekiz yıl hapis cezasına çarptırıldı.Em 30 de janeiro de 2004, Meiwes foi condenado por homicídio culposo e condenado a oito anos de prisão.
Jeffrey Dahmer, 17 cinayetten yargılansa da, sonradan bu sayı 15'e düşürüldü.Jeffrey Dahmer foi oficialmente acusado de 17 assassinatos, que mais tarde foram reduzidos a 15.
Öldürme eyleminin kasıtlı olarak işlenmesi halinde fiil cinayet olarak da tanımlanır.Por exemplo, cometer intencionalmente um homicídio seria considerado assassinato.
Rodos'un Avrupa konsolos yardımcıları, dini cinayet konusunda fikir birliği içindeydi.Os vice-cônsuls europeus em Rodes estavam unidos na crença na acusação de assassinato ritual.
Cinayetlerin çoğu Moskova'daki Bitsevski Parkı'nda işlendi.A maior parte dos crimes foi cometida no mesmo local, o Parque Bitsa em Moscou.
Program çeşitli seri katiller, psikopatlar ve toplu cinayetler işlemiş kişilerin profillerini çıkarır.O programa apresenta perfis de vários assassinos, serial killers e psicopatas.
Onun cinayetten hüküm giymesine inanılmaktaydı.Eles acreditam que ele deveria ter sido condenado por assassinato.
1985 yılının başlarında grup ikinci albümlerini yayınlamıştır: Meat Is Murder (Et Cinayettir).No início de 1985, a banda lançou seu segundo álbum, Meat Is Murder.
Bir cinayet gerçekleşir.Então, uma série de assassinatos ocorre.
Bu cinayettir, bu bir vahşettir." dedi.«Esse negócio de matar é uma barbaridade, mas acho que tem que ser».
Böylece seyirci, cinayetin işlenmesine kadarki olayları izliyor.A população, entretanto, está feliz que alguém esteja fazendo alguma coisa sobre o crime.