Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.تحدثوا عن احساسهم بأنهم أكثر قوة وشجاعة
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.「友達や家族と理解が深まった」
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .Ak máte odvahu, zastavte video a skúste si to vypočítať sami.
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .Hvis man er god, kan man trykke pause og prøve selv først.
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .우선 동영상을 멈추고 혼자 한번 해보세요
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .O tutaj. Jeśli jesteście odważni, to możecie teraz zapauzować film i sami znaleźć rozwiązanie.
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .Pokud si věříte, tak můžete video stopnout a zkusit počítat sami.
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .Se hai coraggio, puoi mettere in pausa il video e provare a capirlo da solo.
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .Si vous êtes courageux, vous pouvez mettre en pause la vidéo et essayer de trouver par vous-même.
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .Если вы смелые, вы можете остановить видео и попытаться сами решить задачу.
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .Нека ви дам ъглите. Да речем, че този ъгъл тук горе е 56 градуса.
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .אם אתם אמיצים אתם יכולים לעצור את הוידאו עכשיו ולנסות לגלות בעצמכם
Eğer cesursanız videoyu durdurabilir ve açıyı kendiniz bulmaya çalışabilirsiniz. .واذا كنتم جريئين، يمكنكم ايقاف العرض ومحاولة ايجادها بأنفسكم
Eh çok cesursun¡Eh! Coraje.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.A kultúrsznobok között vagyunk (ami merész és bátor), és a briliánsak között, ami persze nagyszerű.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Chúng ta đang ở đỉnh cao trí thức-- điều đó thật táo bạo, thật gan dạ và tài giỏi, Thật tuyệt.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Estamos en la alta cultura, que es atrevida, que es valiente, y brillante, que es maravillosa.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Estamos no Highbrow — isto é ousado, é corajoso e brilhante, o que é ótimo.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.In de hoge cultuur. Dat is gedurfd, moedig en briljant. Dat is geweldig.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.지식층 분면에 있습니다 -- 대담하고 용감하고 뛰어나다는 평이죠. 그건 참 대단하죠.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Noi siamo nell'Intellettuale -- che è audace e coraggioso -- e nel Brillante, che è grandioso.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Nous sommes chez les Intellectuels - nous osons, sommes courageux - et brillants, ce qui est remarquable.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Wir sind in der Hochkultur - das ist gewagt, das ist mutig - und brillant, das ist großartig.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Είμαστε στο Highbrow, αυτό είναι τολμηρό, είναι θαρραλέο και λαμπρό, θαυμάσια.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Ми у Гайброу - це відвага, це безстрашшя, і ми у Бріліанті, і це чудово.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.Мы в обители Интеллекта — это смело, это мужественно — и Гениальности, что потрясающе.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.אנחנו בחלק האינטלקטואלי הגבוה - שהוא נועז, שהוא אמיץ- ומבריק, וזה נהדר.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika.إننا في الفن الرفيع --هذه هي الجرأة، وهذه هي الشجاعة - وعبقري ، وهو أمر عظيم.
Entelektüel kesimdeyiz -- bu cüretkar bir hareket ve cesur ve Parlak Zekalı kesimindeyiz, ki bu harika."インテリ" "すばらしい"との評価です よく言ってくれました ちなみに いつもは もっと高いランクですが...
Erkek: Biz cesur ve canlı deriz.남자: 우리는 대담하거나, 상큼한것에 대해 이야기 합니다.
Erkek: Biz cesur ve canlı deriz."Merész, friss márka.
Erkek: Biz cesur ve canlı deriz.Nós falamos em arrojado, fresco.
Erkek: Biz cesur ve canlı deriz.גבר: אנחנו מדברים על נועז, רענן.
Erkek: Biz cesur ve canlı deriz.الرجل: نحن نتحدث عن فكرة جريئة، طازجة.
Erkek: Biz cesur ve canlı deriz.「爽やか」は「臭いや汗を抑える」とは違って
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,에롤 플린처럼 신랄하고 대담하다든지, 날렵하고 민첩하거나, 세속적이거나 남을 주도하는,
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,חי על הקצה ומעיז כמו השחקן ארול פלין, חריף וזריז, מלא חיים, בוטה, מתנשא ויהיר,
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,منفعل أو جريئ مثل ايرول فلين، أو ذكي أم رشيق ، دنيء، الاستبداد،
Errol Flynn gibi heyecanlı ya da cesur olmak, atik ya da çevik, dünyevi olmak, sözünü geçirmek,器用 機敏 世俗的 高圧的 ガンダルフように不思議で超常的
Etiyopyalı Blog Yazarı Atnaf Berahane: Genç, Cesur ve HapisteDer äthiopische Blogger Atnaf Berahane: Jung, mutig und im Gefängnis
Etiyopyalı Blog Yazarı Atnaf Berahane: Genç, Cesur ve HapisteEl bloguero etíope Atnaf Berahane: Joven, valiente y en la cárcel
Etiyopyalı Blog Yazarı Atnaf Berahane: Genç, Cesur ve HapisteEtiopský bloger Atnaf Berahane: Mladý, odvážný a uvězněný
Etiyopyalı Blog Yazarı Atnaf Berahane: Genç, Cesur ve HapisteLe blogueur éthiopien Atnaf Berahane : jeune, courageux, en prison
Etiyopyalı Blog Yazarı Atnaf Berahane: Genç, Cesur ve HapisteЭфиопский блогер Атнаф Берахане: молодой, отважный, за решёткой
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Ano, všechny tyto statečné domy a květinové zahrady přišel z Atlantiku, Pacifiku, a Indický oceán.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Áno, všetky tieto statočné domy a kvetinové záhrady prišiel z Atlantiku, Pacifiku, a Indický oceán.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Có, tất cả những nhà dũng cảm và vườn hoa đến từ Đại Tây Dương, Thái Bình Dương, đại dương và Ấn Độ.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Da, toate aceste case si gradini de flori curajoşi au venit de la Atlantic, Pacific, indian şi oceanele.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Da, vse Ti pogumni hiše in vrtovi prišel iz Atlantskega, Tihega, in Indijskem oceanu.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Igen, ezeket a bátor házak és virágos kertek érkeztek az Atlanti-, Csendes, és az Indiai-óceán.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Ja, alla dessa modiga hus och trädgårdar blommig kom från Atlanten, Stilla havet, och Indiska oceanen.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Ja, alle diese tapferen Häusern und blühenden Gärten kam aus dem Atlantik, Pazifik, und im Indischen Ozean.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Ja, alle disse modige huse og blomstrende haver kom fra Atlanterhavet, Stillehavet, og det Indiske Ocean.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.예, 모든 이들 용감한 저택과 꽃 정원은 대서양, 태평양 온 인도 대양.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Kyllä, kaikki nämä rohkeat talot ja kukkainen puutarhat tuli Atlantin, Tyynenmeren, ja Intian valtamerellä.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Sim, todas essas casas corajoso e jardins floridos veio do Atlântico, Pacífico, e Índico.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Sí, todas estas casas valiente y jardines floridos llegó desde el Atlántico, el Pacífico, e Índico.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Sì, tutte queste case coraggiosi e giardini fioriti è venuto dall 'Atlantico, Pacifico, e gli oceani Indiano.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Tak, tych wszystkich dzielnych domy i ogrody kwiatowe pochodzą z Atlantyku, Pacyfiku, i Oceanu Indyjskiego.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Ya, semua rumah-rumah dan kebun bunga pemberani datang dari Atlantik, Pasifik, dan Hindia.