Çok cesur bir avukatın yaninda oturuyordum ve dedim ki:Y sentada al lado de uno de nuestros valientes abogados dije:
Çok cesur bir avukatın yaninda oturuyordum ve dedim ki:И аз бях седнала рамо до рамо с един от нашите много смели адвокати, и казах:
Çok cesur bir avukatın yaninda oturuyordum ve dedim ki:І я сиділа поруч з одним нашим дуже відважним адвокатом, і сказала:
Çok cesur bir avukatın yaninda oturuyordum ve dedim ki:Я сидела рядом с одним из наших отважных юристов и спросила
Çok cesur bir avukatın yaninda oturuyordum ve dedim ki:וישבתי כתף אל כתף עם אחד מעורכי הדין האמיצים שלנו ואמרתי
Çok cesur bir avukatın yaninda oturuyordum ve dedim ki:وكنت أجلس بجانب أحد صانعوا العدالة الشجعان، وقال،
Çok cesur bir avukatın yaninda oturuyordum ve dedim ki:隣り合わせで座りながら こう訊ねました 「どうやってこの法律を広めましょうか?
Çok cesur bir projeydi, üç milyon ödemem gerekti.Es war ein mutiges Projekt, ich habe 3 millionen gezahlt.
Çok cesur bir projeydi, üç milyon ödemem gerekti.Это был очень смелый проект, который стоил мне 3 миллиона.
Çok cesurdun, değil mi?Certo che ne hai di fegato.
Çok cesurdun, değil mi?Du är verkligen modig.
Çok cesurdun, değil mi?Du er meget modig.
Çok cesurdun, değil mi?És mesmo ousada, não és?
Çok cesurdun, değil mi?Jest pani bardzo waleczna.
Çok cesurdun, değil mi?Realmente tienes agallas.
Çok cesurdun, değil mi?Sinulla todella on sisua.
Çok cesurdun, değil mi?Είσαι πραγματικά θαρραλέα.
Çok cesurdun, değil mi?А ты и правда дерзкая, да?
Çok cesur olmalısın.Devi essere molto coraggioso.
Çok cesur olmalısın.Oh du er meget modig!
Çok cesur olmalısın.Oh kamu pasti sangat berani.
- Cristina gibi cesur olmadım.Bátorsága. Bennem sose volt meg. Bátorsága?
- Cristina gibi cesur olmadım.- C'est très structuré, en réalité. - J'ai jamais eu son courage.
- Cristina gibi cesur olmadım.Coragem, nunca tive a coragem dela.
- Cristina gibi cesur olmadım.Ik heb nooit haar lef gehad.
- Cristina gibi cesur olmadım.N-am avut curajul ei. Curajul ei?
- Cristina gibi cesur olmadım.الشجاعة ، ما لديها من شجاعة
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Bởi vì ba đang trong tù," em dũng cảm thú nhận.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Bo jest w więzieniu," przyznała dzielnie.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."감옥에 계시거든." 용감하게 말했죠.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Koska hän on vankilassa", hän myönsi urheasti.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Mert börtönben van" -- vallotta be bátran.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Omdat hij in de gevangenis zit", gaf ze moedig toe.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Pentru că e în închisoare," a recunoscut ea cu îndrăzneală.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Perché è in prigione", ha ammesso coraggiosamente.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti.Pogumno je priznala: "Ker je v zaporu."
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Porque está en la cárcel", respondió valientemente.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Porque está preso", confessou corajosamente.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Protože je ve vězení." statečně přiznala.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Weil er im Gefängnis sitzt", gab sie mutig zu.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Είναι στη φυλακή" παραδέχτηκε με θάρρος.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Защото е в затвора." - едва, но смело го каза тя.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Потому что он в тюрьме", — храбро призналась Бриэна.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."Тому що він у в'язниці", - сміливо зізналася вона.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti."כי הוא בכלא," היא הודתה באומץ.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti." لأنه بالسجن " اعترفت بشجاعة.
"Çünkü o hapiste," diyerek cesurca itiraf etti.「その日だけ出てこれない?」 一人の子が訊きました (笑)
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Arról beszéltek, hogy erősebbnek és bátrabbnak érezték magukat.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.De berättade om hur de kände sig starkare och modigare.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.De talte om at føle sig stærkere og mere modige.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Hablan de sentirse más fuertes y valientes.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Họ nói về việc cảm thấy mạnh mẽ hơn và dũng cảm hơn.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Ils disaient se sentir plus fort et plus courageux.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.그들은 자신들이 막강하고 용감하게 느껴진다고 했어요.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Sie fühlten sich stärker und mutiger.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Tvrdia, že sa cítia silnejší a odvážnejší.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Vorbeau despre faptul că se simţeau mai puternici şi mai curajoşi.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Μιλούσαν για το ότι ένιωθαν πιο δυνατοί και γενναίοι.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.Те казваха, че се чувстват по-силни и по-смели.
Daha güçlü ve cesur hissettiklerinden bahsediyorlardı.הם דיברו על כך שהם מרגישים חזקים ואמיצים יותר.