Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Да, все эти храбрые домов и цветочными садами пришел из Атлантики, Тихого океана, и Индийского океанов.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Да, всички тези смели къщи и цветя градини дойде от Атлантическия океан, Тихия океан, и Индийския океан.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.Так, всі ці хоробрі будинків і квітковими садами прийшов з Атлантики, Тихого океану, і Індійського океанів.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.כן, כל אלה בתים אמיץ וגנים פרחונית בא מן האוקיינוס האטלנטי, האוקיינוס השקט, ואוקיינוסים ההודי.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.نعم ؛ وجاءت جميع هذه المنازل والحدائق المنمقة الشجعان من المحيط الأطلسي والمحيط الهادئ ، والمحيط الهندي.
Evet, bütün bu cesur evleri ve çiçekli bahçeler, Atlantik, Pasifik, gelen ve Hint okyanusları.とインド洋。 一、すべての、それらはharpoonedおよび底部からこちら側を上下にドラッグされた
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.Ale stovka statečných Saúdských žen zákaz porušila a ten den řídila.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.백명의 용감한 사우디 여성들은 규제를 어기고 그 날 운전을 했습니다.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.Men, ett hundratal modiga saudiska kvinnor bröt mot förbudet och körde den dagen.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.אבל כמאה נשים סעודיות אמיצות שברו את האיסור ונהגו ביום הזה.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.ولكن بضع مئات من نساء السعودية الشجاعات كسرنّ الحاجز وقادوا في ذلك اليوم.
Fakat birkaç yüz cesur Suudi kadını yasağı çiğnedi ve o gün araba sürdü.掟を破り その日 車を運転しました 逮捕者はゼロ ついにタブーを打ち破ったのです
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.100%クリーンな電気で10年以内に
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Aber nun gibt es eine mutige, neue Lösung, um uns aus dieser misslichen Lage zu befreien.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Ale je tu nové a smělé řešení, které nás z toho může dostat.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Dar acum avem o solutie noua indrazneata pentru a iesi din incurcatura.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Jednakże teraz dysponujemy nowym, śmiałym rozwiązaniem mogącym wyrwać nas z tego brudu.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.그러나 이제 우리에게 과감한 해결책이 있습니다.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Maar nu is er een gedurfde, nieuwe oplossing om hieruit te geraken.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Mais il existe une solution audacieuse pour nous en sortir.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Máme však skvelé nové riešenie tejto situácie.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Mas agora há uma solução nova e corajosa para nos tirar dessa situação.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Men nu er der en dristig ny mulighed for at få os ud af det rod.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Men nu finns det en ny djärv lösning för att få oss ur denna röra.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Namun sekarang ada terobosan baru untuk mengatasi masalah ini.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Nhưng giờ đây, đã có một giải pháp mới để giúp chúng ta thoát khỏi rắc rối đó.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Ora, però, c'è una nuova, audace soluzione per uscirne.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Pero ahora hay una solución para salir de este desastre.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Αλλά τώρα υπάρχει μια τολμηρή νέα λύση που θα μας βγάλει από αυτή την άσχημη κατάσταση.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Але тепер ми маємо нове, сміливе рішення, яке вирішить наші проблеми.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Но сега има смело ново решение, което ще ни извади от бъркотията.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.Но теперь у нас есть новое, смелое решение, которое решит наши проблемы.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.אבל עכשיו ישנו פיתרון אמיץ וחדשני שיוציא אותנו מהתסבוכת הזאת.
Fakat bizi bu karmaşık durumdan kurtaracak cesur bir çözüm var.لكن الآن يوجد حل جديد فعال ليخرجنا من هذه المصيبة.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Au lieu de cela, j'ai trouvé des jeunes femmes qui étaient intelligentes et drôles et braves et généreuses.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Ehelyett, fiatal nőket találtam, akik okosak és viccesek és bátrak és nagylelkűek.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Em vez disso, encontrei jovens mulheres inteligentes e engraçadas, corajosas e generosas.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.En vez de eso, encontré a mujeres jóvenes inteligentes y divertidas y valientes y generosas.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.In plaats daarvan ontmoette ik jonge vrouwen die slim, grappig, moedig en genereus waren.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.În schimb, am găsit tinere inteligente și amuzante, curajoase și generoase.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Invece, ho trovato giovani donne intelligenti e divertenti, coraggiose e generose.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.걱정과는 다르게 전 아주 똑똑하고 용감하며 관대한 여인을 만날 수 있었습니다.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Namun, saya menemukan wanita muda yang cerdas, lucu, berani dan dermawan.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Pravzaprav pa sem spoznala mlade ženske, ki so bistre in zabavne, pogumne in velikodušne.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Stattdessen traf ich junge Frauen an, die klug und witzig, sowie mutig und großzügig waren.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Thay vào đó, tôi tìm thấy những phụ nữ trẻ, những người thông minh và hài hước dũng cảm và hào phóng.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Zamiast tego spotkałam kobiety mądre i zabawne, a także odważne i hojne.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Αντιθέτως, βρήκα νέες κοπέλες που ήταν έξυπνες και διασκεδαστικές γενναίες και μεγαλόψυχες.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Але натомість я побачила розумних, дотепних молодих жінок, сміливих і щедрих.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Вместо това, аз открих млади момичета, които бяха умни и забавни, смели и щедри.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.Вместо этого, я встретила молодых женщин, умных и с чувством юмора, смелых и щедрых.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.במקום זה גיליתי צעירות פקחיות וכיפיות, ואמיצות ונדיבות.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.بدلا من ذلك، وجدت الشابات كانوا اذكياء ومضحكين وشجعان وكرماء.
Fakat tam tersine; zeki, komik cesur ve cömert kadınlarla tanıştım.勇敢で寛大でした 思ったことを話してくれ
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,E gli raccontai la mia idea.
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,Ik vertelde hem mijn idee.
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,그에게 제 생각을 얘기하고나서, 아시다시피 그는 세상에서 가장 용감한 사람 중 하나입니다.
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,Le conté mi idea y ya saben, él es uno de los hombres más valientes del mundo, igual que el General Blair.
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,סיפרתי לו על הרעיון שלי, והוא אחד האנשים הכי אמיצים בעולם,
Fikrimi ona anlattım ve o bu dünya üzerindeki en cesur adamlardan biridir,اخبرته فكرتي , وتعرفون , أنه واحد من أشجع الرجال في ا لعالم ,