cesur ile cümle
cesur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?De az első találkozásunk elég feltűnő volt, nemde?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Il nostro primo incontro č stato piuttosto intenso, vero?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Mais ce fut une rencontre plutôt hasardeuse, vous ne trouvez pas ?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Nhưng lần đầu gặp của chúng ta, có vẻ như rất cảm kích phải không?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Pero fue un primer encuentro muy valiente, a pesar de todo, ¿no lo crees?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Tapi pertemuan pertama kita, sangat berkesan?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Беше интересна първа среща.
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Но наша первая встреча была довольно яркой.
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?ولكن لقائنا الاول كان جرىء نوعاً ما ,اليس كذلك؟
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Aber alsbald redete Jesus mit ihnen und sprach: Seid getrost, Ich bin's; fürchtet euch nicht!
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Ale ihned Ježíš promluvil k nim, řka: Doufejtež, jáť jsem, nebojte se.
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Ale Ježiš hneď prehovoril k nim a povedal: Dúfajte, ja som, nebojte sa!
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.De Jézus azonnal szóla hozzájuk, mondván: Bízzatok; én vagyok, ne féljetek!
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.En seguida Jesús les habló diciendo: --¡Tened ánimo! ¡Yo soy! ¡No temáis
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Hij stelde hen gerust. "Wees maar niet bang; Ik ben het."
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Isus le -a zis îndată: ,,Îndrăzniţi, Eu sînt; nu vă temeţi!``
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Jésus leur dit aussitôt: Rassurez-vous, c`est moi; n`ayez pas peur!
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Jesus, porém, imediatamente lhes falou, dizendo: Tende ânimo; sou eu; não temais.
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Jezus pa jih takoj ogovori in reče: Bodite srčni! Jaz sem, ne bojte se!
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.예수께서 즉시 일러 가라사대 안심하라 내니 두려워 말라
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Lecz wnet rzekł do nich Jezus, mówiąc: Ufajcie! Jam ci to jest; nie bójcie się.
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Ma subito Gesù parlò loro: «Coraggio, sono io, non abbiate paura»
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Men Jesus begynte strax tala till dem och sade: »Varen vid gott mod; det är jag, varen icke förskräckta.»
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Men Jesus talte straks til dem og sa: Vær frimodige; det er mig, frykt ikke!
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Men straks talte Jesus til dem og sagde: "Værer frimodige; det er mig, frygter ikke!"
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Mutta Jeesus puhutteli heitä kohta ja sanoi: "Olkaa turvallisella mielellä, minä se olen; älkää peljätkö".
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Nhưng Ðức Chúa Jêsus liền phán rằng: Các ngươi hãy yên lòng; ấy là ta đây, đừng sợ!
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Nhưng_Ðức_Chúa_Jêsus liền phán rằng : Các ngươi hãy yên_lòng ; ấy_là ta_đây , đừng sợ !
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Tetapi Yesus langsung menjawab, "Tenanglah! Aku Yesus. Jangan takut!
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Ευθυς δε ελαλησε προς αυτους ο Ιησους λεγων Θαρσειτε, εγω ειμαι μη φοβεισθε.
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.И Исус веднага им проговори, казвайки: Дерзайте! Аз съм; не бойте се.
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Ісус же заговорив зараз до них, глаголючи: Спокойте ся: се я: не лякайтесь.
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.Но Иисус тотчас заговорил с ними и сказал: ободритесь; это Я, не бойтесь.
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.וידבר ישוע פתאם אליהם חזקו כי אני הוא אל תיראו׃
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.فللوقت كلمهم يسوع قائلا تشجعوا. انا هو. لا تخافوا.
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.耶 穌 連 忙 對 他 們 說 、 你 們 放 心 . 是 我 、 不 要 怕
Ama İsa hemen onlara seslenerek, ‹‹Cesur olun, benim, korkmayın!›› dedi.耶穌連 忙對 他 們說 、 你 們 放心 . 是 我 、 不 要 怕
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Ale chirurgové těchto dob byli mnohem konzervativnější než jejich smělí trepanující předkové.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Chirurdzy tej ery są jednak nieco bardziej konserwatywni niż ich śmiali, trepanujący przodkowie.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Dar chirurgii din aceste timpuri erau puțin mai conservatori decât curajoșii lor strămoși trepanatori.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.하지만 이 시기 외과의들은 대담하게 천공술을 선보였던 선배들 보다 훨씬 더 보수적입니다.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Maar de chirurgen in deze tijden zijn wat conservatiever dan hun stoutmoedige, trepanerende voorouders.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Ma i chirurghi di queste ere erano un po' più conservatori rispetto ai loro audaci antenati trapanatori.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Mas os cirurgiões nestas eras são mais conservadores do que os seus ousados antepassados trepanadores.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Nhưng bác sĩ phẫu thuật ở thời này có 1 chút bảo thủ hơn những vị tiền bối dũng cảm và gan dạ của họ
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Pero los cirujanos en esas eras eran un poco más conservadores que sus audaces ancestros trepanadores.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Но хирурги в те времена немного более консервативны, чем их смелые трепанирующие предки.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Но хирурзите в тези епохи са малко по-консервативни от дръзките си, извършващи трепанации предшественици.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.אבל מנתחים בתקופות האלה הם קצת יותר שמרנים מאבותיהם הנועזים, הקדחנים
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.لكن الجراحين في هذه العصور كانوا اكثر تحفظًا من اجدادهم الأكثر جرأة الذين اجروا عمليات نشر الجمجمة
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.いくらか保守的でした 彼らは外科治療の範囲を
Ancak bu soruyu cesur bir şekilde cevaplamak istiyorsak tabii ki bir sonraki soruyu sormamız lazım:Debemos por supuesto hacer la siguiente pregunta
Avının kokusunu alan bir avcının bakışları Cesur, korkusuz, özgür bir adamın bakışları.Ez a ragadozó készen áll, hogy lecsapjon a áldozatát, félelem nélkül a szem a Freeman
"Başka kimsenin gitmediği yere, cesurca gitmek" demesi gerekmekteydi."To go boldly where no man has gone before(역주-to go 사이에 부사가 없다)". 이 문장은 즉시
Bayağı cesursun! Ama...Du är modig, men...
Bayağı cesursun! Ama...Du er modig, men ...
Bayağı cesursun! Ama...Olet rohkea, mutta...
Bayağı cesursun! Ama...Tienes valor, pero...
Bayağı cesursun!Hai del fegato!
Bayağı cesursun!Nie brak ci odwagi.