Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Ji turi savigarbos jausmą ir nebijo kliūčių.
Cesur ve zekidir.Buvo drąsus, sumanus.
O cesurdu.Jis buvo drąsus.
O cesurdu.Ji buvo drąsi.
Çok cesursun.Tu labai drąsus.
Çok cesursun.Tu labai drąsi.
Tüm polisler cesur değildir.Ne visi policininkai yra drąsūs.
Çok cesursun, değil mi?Tu labai drąsus, ar ne?
Çok cesursun, değil mi?Tu labai drąsi, ar ne?
O bir çocuktu, ama cesurdu.Ji buvo vaikas, bet ji buvo drąsi.
O bir çocuktu, ama cesurdu.Jis buvo vaikas, bet jis buvo drąsus.
Çok cesursun!Tu labai drąsus!
Çok cesursun!Tu labai drąsi!
Mary cesur bir kız.Merė drąsi mergina.
Mary cesur bir kız.Merė drąsi mergaitė.
Sen benden daha cesursun.Tu drąsesnis už mane.
Sen benden daha cesursun.Tu drąsesnė už mane.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Julgeb võtta elus suuri riske.
İlk başlarda o, iddialı olmayan bir karakter olarak gözüküyordu, ama zaman içinde cesur olduğu ispatlanmıştır.Alguses ilmub ta kui kõhklev tegelaskuju, kuid aja jooksul paistab silma vaprusega.
Çok Cesur oldukları için bu ismi aldılar.Tema oli selle nime saanud oma väga pika kasvu tõttu.
Oldukça cesur yazarlarımızdandır.Ta on mitme sõnaraamatu autor.
Cesur komutan şehit oldu.Brigaadi komandör oli Sepuh.
Örneğin, cesurluk.Võtame näiteks mälu.
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Kuid kui Edmund 30. novembril 1016 suri, jäi kogu Inglismaa Knudi valitsemise alla.
Akıllı, cesur ve gözüpektir.Julge, kohusetundlik ja hooliv.
Aşağıdaki kişiler, "1941-1945 Büyük Vatanseverlik Savaşında Cesur İşçi" Madalyası'nın alıcılarıydı.Tööpunalipu orden medal "Vapra töö eest Suures Isamaasõjas aastail 1941–1945" 1999.
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."Ületamatu, mis ma seni olen kuulnud".
1858 yılı aynı zamanda Hindistan'ın yabancılar tarafından istilasına karşı verdiği cesur savaşın1858 volt az év amikor India idegen megszállása elleni bátor felkelést
Ahlaklısın. Cesur bir savaşcı prenssin.L'incarnation même de la justice.
Ahlaklısın. Cesur bir savaşcı prenssin.היושר בהתגלמותו, נסיך ולוחם אמיץ.
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Ale naše první setkání bylo docela intenzivní, ne?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Dar a fost o intalnire destul de curajoasa, nu?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?De az első találkozásunk elég feltűnő volt, nemde?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Il nostro primo incontro č stato piuttosto intenso, vero?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Mais ce fut une rencontre plutôt hasardeuse, vous ne trouvez pas ?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Nhưng lần đầu gặp của chúng ta, có vẻ như rất cảm kích phải không?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Pero fue un primer encuentro muy valiente, a pesar de todo, ¿no lo crees?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Tapi pertemuan pertama kita, sangat berkesan?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Беше интересна първа среща.
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Но наша первая встреча была довольно яркой.
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?ولكن لقائنا الاول كان جرىء نوعاً ما ,اليس كذلك؟
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Ale chirurgové těchto dob byli mnohem konzervativnější než jejich smělí trepanující předkové.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Chirurdzy tej ery są jednak nieco bardziej konserwatywni niż ich śmiali, trepanujący przodkowie.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Dar chirurgii din aceste timpuri erau puțin mai conservatori decât curajoșii lor strămoși trepanatori.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.하지만 이 시기 외과의들은 대담하게 천공술을 선보였던 선배들 보다 훨씬 더 보수적입니다.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Maar de chirurgen in deze tijden zijn wat conservatiever dan hun stoutmoedige, trepanerende voorouders.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Ma i chirurghi di queste ere erano un po' più conservatori rispetto ai loro audaci antenati trapanatori.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Mas os cirurgiões nestas eras são mais conservadores do que os seus ousados antepassados trepanadores.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Nhưng bác sĩ phẫu thuật ở thời này có 1 chút bảo thủ hơn những vị tiền bối dũng cảm và gan dạ của họ
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Pero los cirujanos en esas eras eran un poco más conservadores que sus audaces ancestros trepanadores.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Но хирурги в те времена немного более консервативны, чем их смелые трепанирующие предки.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.Но хирурзите в тези епохи са малко по-консервативни от дръзките си, извършващи трепанации предшественици.
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.אבל מנתחים בתקופות האלה הם קצת יותר שמרנים מאבותיהם הנועזים, הקדחנים
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.لكن الجراحين في هذه العصور كانوا اكثر تحفظًا من اجدادهم الأكثر جرأة الذين اجروا عمليات نشر الجمجمة
Ancak bu çağlardaki cerrahlar, cesur atalarından biraz daha fazla ihtiyatlıdır.いくらか保守的でした 彼らは外科治療の範囲を
Ancak bu soruyu cesur bir şekilde cevaplamak istiyorsak tabii ki bir sonraki soruyu sormamız lazım:Debemos por supuesto hacer la siguiente pregunta
Avının kokusunu alan bir avcının bakışları Cesur, korkusuz, özgür bir adamın bakışları.Ez a ragadozó készen áll, hogy lecsapjon a áldozatát, félelem nélkül a szem a Freeman
"Başka kimsenin gitmediği yere, cesurca gitmek" demesi gerekmekteydi."To go boldly where no man has gone before(역주-to go 사이에 부사가 없다)". 이 문장은 즉시
Bayağı cesursun! Ama...Du är modig, men...
Bayağı cesursun! Ama...Du er modig, men ...