cesur ile cümle

cesur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
9. yüzyılda Fausto Alıdösi tarafından Macarlar ve Araplara karşı cesurca savunuldu.U devetom stoljeću Fausto Alidosi hrabro je obranio grad od Saracena i Mađara.
Burada çok cesur ve başarılı işler çıkarttığı için İkinci Derece Şeref Madalya’sı aldı.Za ovu se službu natjecalo mletačko plemstvo, jer je bila časna i unosna.
Cesur Yeni Dünya: Cesur Yeni Dünya (kitap), Aldous Huxley'in bir romanı.1 Il mostro (Film) Vrli novi svijet, roman od Aldous Huxleya Traveler
"'Paris'te Son Tango'dan bu yana en cesur sahne!'".Posljednji tango u Parizu (eng.
Peter, cesurdur.Alexander Veľký.
Çok cesurdur ve sektörün en güçlüsüdür.Má vysokú výdrž a najväčšiu bojovú silu.
Düşlerinin ve umutlarının peşinden gidebilecek kadar cesur.Je to chlapec, ktorý má svoje sny a obavy.
Francisco Franco’nun cesur bir Hristiyan olduğuna inanırdı.Karl Prantl bol hlboko veriaci kresťan.
21 yaşındaki cesur savaşçımız canından değerli tuttuğu toprağı uğruna kahramanca öldü."Zomrieť v prvých radoch je krásne, ak padne v boji chrabrý, statočný muž, bojujúci za svoju vlasť.
Aracın adı Fransızca cesur anlamına gelen "galant" sözcüğünden almıştır.Jeho názov je odvodený z francúzskeho slova galant, čo znamená "galantný" alebo "rytiersky".
Şüphesiz ki insanlı Sovyet uzay programı insanlık tarihinin en önemli ve cesur girişimlerinden biriydi.Medzinárodná vesmírna stanica je bezpochyby najdrahším samostatným projektom v ľudskej histórii.
Görevinde cesur bir savunma yaptığı için feldmareşalliğe terfi etti.Potom bol na základe všeobecnej brannej povinnosti odvelený do armády.
Bu ilerleyiş oldukça cesurca bir hamleydi.Toto rozhodnutie bolo rovnako odvážne, ako aj skvelé!
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Kot otrok je bil tih, ampak pogumen.
Söylediğim ve yaptığım şeyler konusunda da daha cesurum.Poskušam narediti in govoriti o stvareh, s katerimi lahko nekaj naredim.
Mesleğinde oldukça cesur ve korkusuz biri olarak tanımlanır.Na poti se izkaže kot zelo pogumna in neustrašna.
Peter, cesur ol!Krečič Peter.
Fakat, oldukça cesur ve gururludur.Je zelo močan in pogumen.
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."Je najpogumnejši vojak, kar sem jih videl.
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Ethelred je nepričakovano umrl leta 1016, Knut pa je postal kralj Anglije.
Uzunçarşılı'ya göre Cesur ve iyi görüşlü idi.Veljal je za naprednega in široko razgledanega misleca.
Daçyalı komutan Diurpaneus, bu zaferinden sonra cesur anlamındaki Decebalus adını alır ve kral ilan edilir.General Diuparnej se je po magi preimenoval v Decebala (Hrabri) in bil izvoljen za dačanskega kralja.
Burada çok cesur ve başarılı işler çıkarttığı için İkinci Derece Şeref Madalya’sı aldı.Univerza v Mariboru mu je za izredne uspehe, zasluge in dosežke podelila naziv Zaslužni profesor.
Örneğin, cesurluk.Pvz., trinties jėga.
Peter cesur mudur?Džonas Apdaikas.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Ji turi savigarbos jausmą ir nebijo kliūčių.
Cesur ve zekidir.Buvo drąsus, sumanus.
O cesurdu.Jis buvo drąsus.
O cesurdu.Ji buvo drąsi.
Çok cesursun.Tu labai drąsus.
Çok cesursun.Tu labai drąsi.
Tom cesur bir adam.Tomas drąsus vyras.
Tüm polisler cesur değildir.Ne visi policininkai yra drąsūs.
Çok cesursun, değil mi?Tu labai drąsus, ar ne?
Çok cesursun, değil mi?Tu labai drąsi, ar ne?
O bir çocuktu, ama cesurdu.Ji buvo vaikas, bet ji buvo drąsi.
O bir çocuktu, ama cesurdu.Jis buvo vaikas, bet jis buvo drąsus.
Çok cesursun!Tu labai drąsus!
Çok cesursun!Tu labai drąsi!
Mary cesur bir kız.Merė drąsi mergina.
Mary cesur bir kız.Merė drąsi mergaitė.
O cesur ve dürüst.Jis drąsus ir sąžiningas.
O cesur ve dürüst.Ji drąsi ir sąžininga.
Sen benden daha cesursun.Tu drąsesnis už mane.
Sen benden daha cesursun.Tu drąsesnė už mane.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Julgeb võtta elus suuri riske.
İlk başlarda o, iddialı olmayan bir karakter olarak gözüküyordu, ama zaman içinde cesur olduğu ispatlanmıştır.Alguses ilmub ta kui kõhklev tegelaskuju, kuid aja jooksul paistab silma vaprusega.
Çok Cesur oldukları için bu ismi aldılar.Tema oli selle nime saanud oma väga pika kasvu tõttu.
Oldukça cesur yazarlarımızdandır.Ta on mitme sõnaraamatu autor.
Cesur komutan şehit oldu.Brigaadi komandör oli Sepuh.
Örneğin, cesurluk.Võtame näiteks mälu.
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Kuid kui Edmund 30. novembril 1016 suri, jäi kogu Inglismaa Knudi valitsemise alla.
Akıllı, cesur ve gözüpektir.Julge, kohusetundlik ja hooliv.
Aşağıdaki kişiler, "1941-1945 Büyük Vatanseverlik Savaşında Cesur İşçi" Madalyası'nın alıcılarıydı.Tööpunalipu orden medal "Vapra töö eest Suures Isamaasõjas aastail 1941–1945" 1999.
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."Ületamatu, mis ma seni olen kuulnud".
1858 yılı aynı zamanda Hindistan'ın yabancılar tarafından istilasına karşı verdiği cesur savaşın1858 volt az év amikor India idegen megszállása elleni bátor felkelést
Ahlaklısın. Cesur bir savaşcı prenssin.L'incarnation même de la justice.
Ahlaklısın. Cesur bir savaşcı prenssin.היושר בהתגלמותו, נסיך ולוחם אמיץ.
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Ale naše první setkání bylo docela intenzivní, ne?
Ama ilk tanışmamız oldukça cesurcaydı, değil mi?Dar a fost o intalnire destul de curajoasa, nu?

İlgili Sayfalar