cesur ile cümle
cesur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Genel olarak "Filistin'in cesur kızı" olarak tanıtıldı.Jest wspomniana w znanej szancie „Hiszpańskie dziewczyny”.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.Już w młodości książę wykazywał się odwagą i zdolnościami bojowymi.
En geniş ve cesur boydur.Najdłuższy i najgłębszy.
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.Te prowadzili za niego jego wodzowie, do których miał szczęśliwą rękę.
Bir konuda hiç şüphem yok, o da Japonların çok cesur olmalarıydı.Dla mnie nie było ono piękne i zastanawiałem się, w czym kryje się jego sugestywność dla Japończyków.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.I sin ungdom uppges han ha varit modig och skicklig i militärövningar.
Bir aktör sahnede cesur ve gürültülü fakat bir röportajda çekingen olabilir.Till exempel kan en skådespelare vara högljudd och djärv på scenen, men blyg i en intervju.
Oldukça cesur yazarlarımızdandır.Han var en mycket flitig skriftställare.
Optimus Prime: Optimus Prime, Autobotların cesur ve güçlü lideridir.Huvudartikel: Optimus Prime Optimus Prime är ledare för Autobots.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Hon är envis, tävlingslysten och är inte rädd för att säga emot.
Cesur Yeni Dünya: Cesur Yeni Dünya (kitap), Aldous Huxley'in bir romanı.Ett känt exempel på det senare är Du sköna nya värld av Aldous Huxley.
Sicill-i Osmani onu cesur ve gayretliydi diyerek değerlendirmektedir.Karaktären Sylvi beskrivs som modig och kraftfull.
Huysuz: Cesur'dan nefret eder.Borgerlig brackighet älskar han att hata.
George Orwell'in 1984ü ve Aldous Huxley'nin Cesur Yeni Dünyası bu eserlere örneklerdir.Boken inspirerade såväl George Orwell till att skriva 1984 som Aldous Huxley till Du sköna nya värld.
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Ethelred avled plötsligt 1016 och Knut blev kung av England.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Dvärgschnauzern är en viljestark och bitvis envis hund.
Peter cesur mudur?Är inte sallad modig?
İsimlerinin anlamı "Cesur" ve "Güçlü"dür.Namnet betyder även den store och starke.
Cesur ve zekidir.Klok och påhittig.
Zaman geçtikçe bu örgütlerin üyeleri daha cesur oldular.Члени організацій почували себе сміливіше.
Peter, cesurdur.Карлом Сміливим.
"'Paris'te Son Tango'dan bu yana en cesur sahne!'".«Останнє танго в Парижі» (італ.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Він ще малий але дуже хоробрий.
Çok cesurdur.Дуже мужній.
Savaştan sonra, cesur bir subay SSCB Silahlı Kuvvetlerinde hizmet etmeye devam etmiştir.Після війни відважний воїн продовжував служити в лавах Збройних Сил СРСР.
"'Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı'".А либонь він набагато сором'язливіший».
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Вона сповнена рішучості проявити себе.
Peter cesur mudur?Олександр Розумний.
Dört Cesur Arkadaş, Shekhar Kapur'un yönettiği, 2002 yılında çekilen Amerikan drama filmidir.Чотири пера (англ. The Four Feathers) — американський фільм-драма 2002 року режисера Шекхара Капура.
"Son Cesuryürek".«Останні почесті».
2015 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Uluslararası Cesur Kadınlar Ödülü ile onurlandırılmıştır.У 2015 році стала володаркою міжнародної премії Державного секретаря США за жіночу відвагу.
Buna rağmen ilk virajda cesur bir hamle yaparak öndeki grubu yakalamıştır.Там за мужність отримав свій перший Хрест Хоробрих.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Керн-тер'єри сміливі, відважні і безстрашні пси.
Tugayın parolası "Güçlüyüm, Cesurum, Hazırım"dır.Січовим гаслом є: «Сила, Істина, Честь!».
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Прославився як хоробрий вояка, але підлеглі не любили його за жорстокість.
Ben cesurum.Я хоробра.
Tom çok cesur.Том дуже сміливий.
Tom çok cesur.Том дуже хоробрий.
O cesur bir kadındır.Вона смілива жінка.
Tom çok cesur değildir.Том не дуже хоробрий.
Zaman geçtikçe bu örgütlerin üyeleri daha cesur oldular.Postupně se členové těchto organizací stávaly odvážnějšími.
Saat geldi, ayağa kalktın, Ve cesurca özgür toplumun arasına katıldın.Když přišel čas, ty ses pozvedla, a hrdě se vztyčila v řadách svobodného lidu.
Örneğin, cesurluk.Například duši.
Fakat, oldukça cesur ve gururludur.Je však zároveň statečný a hrdý.
Cesur bir karaktere sahiptir ve risk almaktan korkmaz.Devítka má pro strach uděláno, je odvážný a nebojí se riskovat.
Peter, cesurdur.Karla Statečného.
İsimlerinin anlamı "Cesur" ve "Güçlü"dür.Význam jména je „statečný“.
Çok cesurdur.Byl velmi statečný.
Oldukça cesur yazarlarımızdandır.Jde o velice zdatného letce.
Bu hususta cesurane hüküm vermemek için elde kâfi işaretler vardı.Pro vyřešení této hádanky není dosud dostatek věrohodných důkazů.
Gayet hareketli ve cesurdu.Přesto se choval hrdě a statečně.
Peter, cesur ol!Smoljak: Nahlas, Petře!
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."A fost cel mai curajos lucru care l-am făcut vreodată”.
Genelde küçük olan bu köpekler, cesur, canlı, enerjik ve hiperaktif bir kişiliğe sahiptir.De obicei mici, acești câini sunt curajoși și bravi, având o personalitate vioaie, energică, hiperactivă.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Shih Tzu este un excelent câine de pază.
Biraz şakacıdır bu yüzden Cesur onu fazla sevmez.Ma îl place mult pe Curaj și îl alintă mult.
Cesur Dostlar üyesi bir üstat.Buzatu ca membru corespondent.
Cesur Yeni Dünya (Styx albüm) Cesur Yeni Dünya (TV dizisi) Cesur Yeni Dünya (oyun)Pentru un album muzical, vedeți Brave New World (album).
Cesur bir girişimle doğa bilimleri ve beşeri bilimleri arasındaki boşluğu kapatmak için çalıştı.Această conferință viza tocmai să umple prăpastia dintre știință și politicile de mediu înconjurător.
Cesur ve zekidir.El este inteligent și sever.