Ana içeriğe geç
Sözlük

cesur ile cümle

cesur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Vuoden 1016 lopussa Edmund kuitenkin kuoli ja Knut nousi Englannin kuninkaaksi.
Bu ilerleyiş oldukça cesurca bir hamleydi.Tämä hyökkäys oli poikkeuksellisen rohkea.
"'Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı'".Ortodoksit tarvitsevat nyt todella tällaisia rohkeita ihmisiä”.
Wallace'ın hayatı, 1995'te çevrilen Cesur Yürek (Braveheart) filmine konu olmuştur.Wallace tuli tunnetuksi suuren yleisön keskuudessa vuoden 1995 elokuvasta Braveheart – taipumaton.
George Orwell'in 1984ü ve Aldous Huxley'nin Cesur Yeni Dünyası bu eserlere örneklerdir.Tervola nostaa sen George Orwellin 1984:n ja Aldous Huxleyn Uljaan uuden maailman seuraajaksi.
Fakat, oldukça cesur ve gururludur.Hän on todella rohkea ja vahva.
İngilizlerin bir atasözü ise *Cesur gibi davran, kendini cesur hissedesin* şeklindedir.Arvokas elo on maalinamme; ota urheasti paikkasi.
Yine anlatılara göre, son derece cesur ve gururlu hayvanlardır.Viimeksi mainituissa tapauksissa siitä tulee hurja ja rohkea koira.
Cesur Yeni Dünya: Cesur Yeni Dünya (kitap), Aldous Huxley'in bir romanı.Katso Uusi uljas maailma (Brave New World) Aldous Huxleyn kirjoittamasta kirjasta.
Aracın adı Fransızca cesur anlamına gelen "galant" sözcüğünden almıştır.Auton nimi on peräisin ranskalaisesta sanasta Galant, joka tarkoittaa ritaria.
Şüphesiz ki insanlı Sovyet uzay programı insanlık tarihinin en önemli ve cesur girişimlerinden biriydi.Buran-ohjelma oli Neuvostoliiton avaruushistorian suurin ja kallein.
Biz ise henüz çevremize cesur LGBT'ler toplamaya çalışıyoruz.Sarjassa tutkittiin erilaisia LGBT-yhteisön ongelmia.
Biz onu cesur bir adam olarak tanıyoruz.Tiedämme että hän on urhea mies.
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."Είναι το πιο γενναίο πράγμα που έκανα στη ζωή μου.
Cesur Fildişililer, ülke sizi çağırıyor.Περήφανε λαέ της Ακτής Ελεφαντοστού, η χώρα μας καλεί.
Saat geldi, ayağa kalktın, Ve cesurca özgür toplumun arasına katıldın.Όταν ήρθε η ώρα, ξεσηκώθηκες, Ανεβάζοντας τον εαυτό σου με υπερηφάνια στις βαθμίδες των ελεύθερων λαών.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Είναι ελάχιστα θηλυκή και έχει κότσια.
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Ο Έντμουντ πέθανε αμέσως μετά στις 30 Νοεμβρίου 1016 και ο Κνούτος έγινε βασιλιάς σε ολόκληρη την Αγγλία.
Çok Cesur oldukları için bu ismi aldılar.Πήρε το ονομά της επειδή είναι η πιο σκληρή.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Το Χόβαβαρτ είναι μεγάλο και μέσου ύψους σκυλί.
Oldukça cesur yazarlarımızdandır.Υπήρξε πολυγραφότατος συγγραφέας.
Her fırsatta gaydasını çıkartıp cesur iskoçyalı şarkısını çalarak eğlenir.Κάθε φορά που της δίνεται η ευκαιρία, ξετυλίγει το τραγουδιστικό της ταλέντο.
Çok zeki, cesur ve sevgi dolu bir köpektir.Είναι σκύλος γενναίος, φιλότιμος και πολύ αγαπητός.
Örneğin, cesurluk.Για παράδειγμα, ο Αναστ.
Cesur, tatlı, eğlenceli ve yanlış değerlendirilmiş.Είναι θαρραλέα και γλυκιά και αστεία και παρεξηγημένη.
Liderleri, onları kendi cesur niyeti ile bir uyumlu bedende birleştirdi.Ο αρχηγός τους τους ενέπνευσε με τη δική του αποφασιστικότητα και τους δέσμευσε σε ένα συνεκτικό σύνολο.
Sen ne kadar cesursun!Τι γενναίος είσαι!
Oldukça cesur yazarlarımızdandır.Han var en flittig forfatter.
Cesur Yeni Dünya: Cesur Yeni Dünya (kitap), Aldous Huxley'in bir romanı.Fagre nye verden (originaltitel: Brave New World, 1932) er en roman af Aldous Huxley.
Cesur: Serinin ana karakteridir.Frygtløs: Seriens hovedfigur.
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Æthelred døde pludseligt i 1016, og Knud blev konge over England.
Usopp'un hayali, "denizin cesur savaşçısı" olabilmektedir.Hans drøm er at blive havets tapre kriger.
Şüphesiz ki insanlı Sovyet uzay programı insanlık tarihinin en önemli ve cesur girişimlerinden biriydi.Buran var det største og dyreste projekt i sovjetisk rumfartshistorie.
2016 yılında, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Uluslararası Cesur Kadınlar Ödülünü almıştır.2017: International kvinde med modet fra Udenrigsministeriet i USA.
Cesur Yeni Dünya (albüm) (Brave New World), Iron Maiden albümü.Brave New World (dansk: fagre nye verden) er det tolvte studiealbum fra Iron Maiden.
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."En sådan modig en, som jeg holdt ud indtil nu."
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Han må gerne være god til at bunte.
Örneğin, cesurluk.Eksempelvis lydighet.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.I ungdommen var han kjent for å være en modig og dyktig i militære øvelser.
Cesur ve zekidir.Smarte og energiske.
"Horus" güneşin ve ayın büyük hükümdarı Vibhisana Çok cesur bir griffin Ifreet, kaprisli bir müstehcen!"Horus" - den store herskeren av solen og månen Vibhisana Veldig modig grep Ifreet, lunefull foretaker!
Bir aktör sahnede cesur ve gürültülü fakat bir röportajda çekingen olabilir.En skuespiller kan være høylytt på scenen, men i intervju fremstå som blyg.
Şimdiye kadar yaptığım en cesurca şeydi."Dette er det morsomste jeg har vært med på».
Saat geldi, ayağa kalktın, Ve cesurca özgür toplumun arasına katıldın.Der ble han omvendt under et møte i Frelsearmeen, og gikk raskt inn i bevegelsen.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Hokkaido er modig, selvsikker og svært årvåken hund.
Ancak bizim LGBT'ler hala cesur davranmıyorlar.Men norske spelemenn reagerte ikke bare positivt.
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Edmund Jernside døde i november 1016, og Knut ble den ubestridte kongen over angelsaksiske England.
Fakat Kasım 1016'da Cesur Edmund öldü ve Knud tüm İngiltere üzerinde kral oldu.Edmund meninggal tak lama kemudian pada tanggal 30 November, dan Knut menjadi raja seluruh Inggris.
Oldukça cesur yazarlarımızdandır.Ia seorang penulis yang kreatif.
İlk başlarda o, iddialı olmayan bir karakter olarak gözüküyordu, ama zaman içinde cesur olduğu ispatlanmıştır.Ia awalnya terlihat sebagai orang yang tidak ramah, walaupun sebenarnya ia sangat pemalu.
Bu bitmemiş görevi, bu cesur insanların bu kadar ilerlettiği noktadan alıp daha ileriye taşımalıyız.Kita perlu sebuah bangsa yang cukup berani untuk memimpin kita ke arah ini.
Gençliğinde, askeri alıştırmalarında cesur ve yetenekli olduğu yazılmaktadır.Di masa mudanya dia konon merupakan seorang yang gagah berani dan terampil dalam latihan militer.
Bu olaylar bana cesur olmayı ve hayata tutunmayı öğretti.Namun, tragedi itu lantas membuat Nada untuk berani hidup dan memperjuangkan hidup.
Peter, cesur ol!Baiklah, Bang!
Örneğin, cesurluk.Contohnya adalah basalt.
Kuşatmayı kırmak için cesurca ani saldırılarda bulundu fakat her defasında başarısızlığa uğradı.Dia meluncurkan banyak serangan tiba-tiba untuk mematahkan pengepungan tapi selalu gagal.
Biz ise henüz çevremize cesur LGBT'ler toplamaya çalışıyoruz.Terdapat banyak toko-toko yang ramah dengan LGBT di tempat ini.
Cesur olmanızdan ötürü yolunuza çıkan her şey.Segala sesuatu yang kita punya adalah karena kemurahanNya.
Düşlerinin ve umutlarının peşinden gidebilecek kadar cesur.Mereka merantau berharap bisa meraih impiannya.
Çocuksu davranır fakat cesurdur.Dia adalah anak yang manja, tetapi dia baik hati.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod