Ceset olduğu gibi bırakılarak, mezar kapatıldı.Po zbadaniu grobowiec zamknięto.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Ciało to nazywanym ciałem reszt.
Ondan kurtulsalar da gemide diğer cesetler de daha önce dönüştürüldüğü için uyanıp saldırmaya çalışırlar.Zobaczywszy jego śmierć, ranni wycofaliśmy się jak najszybciej do łodzi, które już odbijały”.
Ceset dokuz gün sonra bulundu.Ciało znaleziono po dwóch dniach.
Urartularda yaygın cenaze şekli cesetlerin yakılması idi.Rozpowszechnia się coraz bardziej zwyczaj palenia zwłok.
Daha sonra tahnit ustasıyla beraber iç organları çıkarılmış ceset tahnit edilmiş.Okazuje się, że specjalne nadajniki zostały wyjęte z ich ciał.
Bu canlılarının hepsi aynı anda cesette bulunmaz.Wszystkie żywe istoty nie są tożsame z ciałem, które obecnie posiadają.
Daha sonra SS muhafızları fazla ceset yakmak için ek benzin kutuları getirdi ve cesetler yakıldı.Napastnicy oblali ciała zabitych benzyną i podpalili.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.Zwłoki kobiety odnaleziono dwa dni później.
Kurşunlanan ceset daha sonra karakolun bahçesine gömülecektir[4].Następnie zwłoki zostały zakopane w dołku w ogrodzie posterunku [3].
Ceset dokuz gün sonra bulundu.Hennes kropp hittades nio dagar senare.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Ett lik är en avliden människas döda kropp.
1970 yılında KGB direktörü Yuri Andropov ceset kalıntılarını yok etmek için bir operasyona izin verdi.I april 1970 beordrade KGB-chefen Jurij Andropov att kvarlevorna skulle förstöras.
1590'larda Anthonie Knivet Patagonya'da 3,5 metre uzunluğunda cesetler gördüğünü iddia etmiştir.Under 1590-talet påstod Anthony Knivet att han sett döda jättar Patagonien.
Cesetlerin yerini dahi bilmiyorlardı.Han angav även var kropparna fanns.
Bunlara çok sayıda ceset gömülüdür.Här hade flera människor begravts.
Çünkü cesetlerde genellikle gözler oyulmuş oluyordu.Ögonen är ofta drabbade.
Uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün olmadı.Man hade heller inte tillräckligt med tid att begrava alla lik.
"1'inci Kitap - Kayıp Ceset".Lilla försvunna robot (Little Lost Robot).
Deneylerde kullanılan kurbanların cesetleri ise yakılarak imha ediliyordu.Offrens kroppar kastades i massgravar som sedan brändes.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Голови Максиміна та його сина на списах були відправлені до Риму.
Cesetler yerleştirilmişti.Їхні тіла були кремовані.
Her ikisi de ölür ve cesetler Anne'nin evine getirilir.Вони відправляються туди, знаходять тіло Мері і приносять його в будинок.
Ceset dokuz gün sonra bulundu.Тіло знайшли через два дні.
Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.Все обмежилося зіткненнями стрільців з обох сторін.
Cenaze törenleri öncesi yapılanlar ve yapılması gerekenler: Ceset defin öncesi banyo yaptırılır.Все, необхідне для проведення ритуалів похорону, було підготовлене раніше.
Askerlerin cesetleri bir yıl sonra bulundu.Тіла були виявлені через рік у лісі.
Bundan sonra her iki gaspcı imparator da kafaları kılıçla kesilerek idam edildiler ve cesetlerı denize atıldı.За наказом імператора йому відрубали голову, а потім разом з тілом кинули у море.
Cesetlerden birisi onların annesiydi.Jedno z mrtvých těl patřilo jejich matce.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Mrtvola je tělo zemřelého organismu.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.Příslušníci SS přinesli další benzín k dalšímu pálení mrtvol.
Martin Bormann kâğıtları yaktı ve meşaleyi cesetlere attı.Borman papír zapálil a odhodil na mrtvá těla.
2003 yılında ormanda 103 ceset bulundu ve 2002 yılındaki 75 ceset rekorunu geride bıraktı.V roce 2003 zde bylo nalezeno 105 těl a byl tak překonán rekord sedmdesáti osmi těl za rok v roce 2002.
Ceset dokuz gün sonra bulundu.Její tělo bylo nalezeno o tři dny později.
Ancak ceset yine orada değildir.Vrátí se na místo znovu, avšak tělo tam již není.
Cesetler ağaçtan sırasıyla 300, 480 ve 630 metre uzaklıkta bulunuyor.Těla byla nalezena ve vzdálenostech 300, 480 a 630 metrů od borovice.
Ancak ceset de buradadır.Vaše tělo je tady a teď.
Bundan sonra ceset Kings Langley Kilisesi'nde bir mezara gömüldü.Původně byl pohřbený v kostele v King´s Langley.
Cesetleri ise gömülüyor ya da yakılıyordu.Mrtvoly byly poté hromadně pohřbívány či spalovány.
İçerisi ceset doludur.Uvnitř je zaklenuta plackou.
Ve içeriden birçok ceset bulunur.Uvnitř bylo nalezeno několik rakví.
Bir ölüm söz konusu olduğunda, ceset yakılmadan önce 48 saatlik bir bekleme süresi vardır.Název vypovídá, že jim zbývá pouze 48 hodin, aby vyřešili nějaký závažný zločin.
Kuzey Sibirya'da buzlar altında on binlerce donmuş mamut cesetleri vardır.Odhaduje se, že na Sibiři může být stále ukryto ve zmrzlé půdě až 10 milionů mamutů.
30 Mayıs günü sadece iki ceset bulmayı başarabildiler.30. října došlo k vraždě obou obětí.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...Úmrtí býv. funkcionáře....
Sovyet askerleri Führerbunker'e girdiğinde Krebs ve Burgdorf'un cesetlerini bulmuştur.Dole v bunkru se generálové Krebs a Burgdorf zastřelili.
Cesetle seks bile yapacaktı.Poté měl s mrtvým tělem sexuální styk.
Ceset olduğu gibi bırakılarak, mezar kapatıldı.Při výstavbě kaple byl hrob zničen.
Kuyuya attığı ceset hiçbir zaman bulunamamıştır.Hrob s jeho tělem se nikdy nepodařilo nalézt.
Cesetleri sonraki sabah yaşadıkları yerin yakınlarında bir mağarada bulundu.Ráno ho našli na kraji lesa mrtvého.
Bunlara çok sayıda ceset gömülüdür.V těchto případech jsou dodatečně pohřbívány.
Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.Po obou stranách hlediska navrhli lóže.
Dışarıda bazı yaşayan ölüler, kamyonete tırmanıp Tom ve Judy'nin kömürleşmiş cesetlerini yemeye başlar.Câțiva dintre morții vii se apropie de resturile camionetei, și încep să devoreze resturile lui Tom și Judy.
Bunlara çok sayıda ceset gömülüdür.Dar ar fi trebuit îngropate prea multe cadavre.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.Un hoit este cadavrul sau carcasa unui animal mort.
Ancak ceset de buradadır.Industria este de asemenea prezentă aici.
Cesetleri bulunamaz.Cadavrele celor doi nu sunt găsite.
İnsanlar Alman cesetleri üzerinde yürüyor.Aliații străpung liniile germane.
Bourbonlar'ın yönetime gelmesinden sonra (1814) cesetler bulunmaya çalışıldı.După restaurația Bourbonilor a devenit marchiz (din 1817).
Cesetleri ise lağım ve kuyulara atıldı.Cadavrele au fost aruncate în groapă.