Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mais la plupart d`entre eux ne furent point agréables à Dieu, puisqu`ils périrent dans le désert.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mas Deus não se agradou da maior parte deles; pelo que foram prostrados no deserto.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Men de flesta av dem hade Gud icke behag till; de blevo ju nedgjorda i öknen.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Mutta useimpiin heistä Jumala ei mielistynyt, koskapa he hukkuivat erämaassa.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Sin embargo, Dios no se agradó de la mayoría de ellos; pues quedaron postrados en el desierto
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Song phần nhiều trong vòng họ không đẹp lòng Ðức Chúa Trời, nên đã ngã chết nơi đồng vắng.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Song phần_nhiều trong vòng họ không đẹp_lòng Ðức_Chúa_Trời , nên đã ngã chết nơi đồng vắng .
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Toch was God niet tevreden over de meesten van hen; Hij sloeg hen neer in de woestijn.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Toda večina njih ni bila po volji Bogu; zakaj pobiti so bili v puščavi.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Totuş cei mai mulţi dintre ei, n'au fost plăcuţi lui Dumnezeu, căci au pierit în pustie.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.αλλα δεν ευηρεστηθη ο Θεος εις τους πλειοτερους εξ αυτων διοτι κατεστρωθησαν εν τη ερημω.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Но не о многих из них благоволил Бог, ибо они поражены были в пустыне.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.Та многих з них не вподобав Бог, бо поражені були в пустині.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.אבל ברבם לא רצה האלהים ופגריהם נפלו במדבר׃
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.لكن باكثرهم لم يسرّ الله لانهم طرحوا في القفر.
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.但 他 們 中 間 、 多 半 是 神 不 喜 歡 的 人 . 所 以 在 曠 野 倒 斃
Ne var ki, Tanrı onların çoğundan hoşnut değildi; nitekim cesetleri çöle serildi.但 他 們中間 、 多半 是 神不喜歡 的 人 . 所以 在 曠野 倒斃
Ne yapmayı planlıyorsunuz?! Bu cesetler...!Τι σκοπεύεις να κάνεις; Αυτά τα σώματα...
Oh, biz yapacaz. Ben dört gözle buranın dışarısındaki ceset yarışmasını.Už se tìším na nìjakou "ztuhlou" soutìž.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Alors, tués par balle, assommés, vous savez, jetés.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Also erschossen, eins über den Schädel gezogen - und - weggeworfen.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Así como fusilados, golpeados en la cabeza, arrojados.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Bắn chết, đập vỡ sọ, bạn biết rồi đấy, ném đi.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Deci, împușcat, lovit în moalele capului, aruncat în închisoare.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Doodgeschoten, neergeknuppeld... weggegooid.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Fucilati, ammazzati con un colpo in testa, fatti sparire.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.총맞아 죽고, 머리를 맞아서, 내던져져서 죽은 사람들 등등..
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler. "Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."ナボコフの家族はロシアから逃げ出した 若いナボコフが
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Więc zastrzelony, uderzony w głowę, tego się pozbyto.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.Застрелян, ударен по главата, захвърлен.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler."Убит выстрелом, убит ударом по голове", понимаете, "выброшен с концами".
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.אז, נורה למוות, נחבט בראשו, אתם יודעים, הושלך.
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler.وهكذا، رمياً بالرصاص، تلقي صفعة قوية على رأسه، تعلمون، رُميّ بعيداً.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Hasonlatossá lettem a sírba szállókhoz; olyan vagyok, mint az erejevesztett ember.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Jag är aktad lik dem som hava farit ned i graven, jag är såsom en man utan livskraft.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Jeg aktes like med dem som farer ned i hulen; jeg er som en mann uten kraft,
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.사망자 중에 던지운 바 되었으며 살륙을 당하여 무덤에 누운 자 같으니이다 주께서 저희를 다시 기억지 아니하시니 저희는 주의 손에서 끊어진 자니이다
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Men beschouwt mij als iemand die de dood nabij is; alle kracht is uit mij geweken.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Minut luetaan hautaan menevien joukkoon, minä olen kuin mies, jolta voima on poissa.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Počítaný som medzi tých, ktorí sostupujú do jamy; som ako muž bez vlády.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Počten jsem mezi ty, kteříž se dostávají do jámy; připodobněn jsem člověku beze vší síly.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Poczytano mię między tych, którzy zstępują do dołu; byłem jako człowiek bez wszelakiej mocy.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Sono annoverato tra quelli che scendono nella fossa, sono come un morto ormai privo di forza
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.במתים חפשי כמו חללים שכבי קבר אשר לא זכרתם עוד והמה מידך נגזרו׃
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.بين الاموات فراشي مثل القتلى المضطجعين في القبر الذين لا تذكرهم بعد وهم من يدك انقطعوا.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.我 被 丟 在 死 人 中 、 好 像 被 殺 的 人 、 躺 在 墳 墓 裡 . 他 們 是 你 不 再 記 念 的 、 與 你 隔 絕 了
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.我 被 丟 在 死人 中 、 好像 被 殺 的 人 、 躺在 墳墓裡 . 他 們是 你 不再 記 念 的 、 與 你 隔絕了
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Heidän surmattunsa viskataan pois, ja niitten raadoista nousee löyhkä, ja vuoret valuvat heidän vertansa.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.henslængt ligger de dræbte, Stank stiger op fra Ligene, Bjergene flyder af Blodet;
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.I będą wyrzuceni pobici ich, a z trupów ich smród wynijdzie, a krew ich z gór popłynie.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.I budou povrženi zbití jejich, a z těl mrtvých jejich vzejde smrad, a rozplynou se hory od krve jejich.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Ich pobití budú ta povrhnutí, a z ich mŕtvych tiel bude vystupovať smrad, a vrchy sa rozplynú od ich krvi,
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.I loro uccisi sono gettati via, si diffonde il fetore dei loro cadaveri; grondano i monti del loro sangue
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Kẻ bị giết trong chúng nó sẽ phải ném bỏ, thây chết bay mùi hôi; các núi đầm đìa những máu.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Kẻ bị giết trong chúng_nó sẽ phải ném bỏ , thây chết bay mùi hôi ; các núi đầm_đìa những máu .
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.그 살륙 당한 자는 내어던진바 되며 그 사체의 악취가 솟아오르고 그 피에 산들이 녹을 것이며
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Leurs morts sont jetés, Leurs cadavres exhalent la puanteur, Et les montagnes se fondent dans leur sang.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Megöltjeik temetetlen maradnak, hulláik bûze felszáll, és hegyek olvadnak meg vérök miatt.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.Morţii lor sînt aruncaţi, trupurile lor moarte miroasă greu, şi se topesc munţii de sîngele lor.
Ölüleri dışarı atılacak, Pis kokacak cesetleri; Dağlar kanlarıyla sulanacak.И убитые их будут разбросаны, и от трупов их поднимется смрад, и горы размокнут от крови их.