ceset ile cümle
ceset kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
En fazla yanmış bir ceset olur.Se on pelkkä palanut ruumis.
En fazla yanmış bir ceset olur.Som bäst blir det en förkolnad kropp.
En fazla yanmış bir ceset olur.To po prostu spalone ciało.
En fazla yanmış bir ceset olur.Στην καλύτερη περίπτωση, είναι ένα καμένο σώμα.
En fazla yanmış bir ceset olur.Это всего лишь сожжённое тело.
Evet. Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Ja, jeg håndterer som altid masser af lig.
Evet. Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Ja, mycket lik som vanligt.
Evet. Her zamanki gibi cesetlerle uğraşıyorum.Ναι, ασχολούμαι με πτώματα, ως συνήθως.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.Ja, Wood hat ein Martini-Glas in der Nähe der Leiche gefunden.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.Ja, Wood heeft een martini-glas gevonden naast het lijk.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.Oui, Wood a trouvé un verre à cocktail près du corps.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.Si, Wood ha trovato un bicchiere per Martini vicino al cadavere.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.Ta, Wood znalazł przy nim kieliszek martini.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.Ναι, ο Γουντ βρήκε ένα ποτήρι για μαρτίνι που ήταν κοντά στον νεκρό.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.Да. Вуд нашёл стакан рядом с его телом.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.カクテルかもしれないわね
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Då trädde de fram och buro bort dem i deras livklädnader, utanför lägret, såsom Mose hade sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ei s'au apropiat, şi i-au scos afară din tabără, îmbrăcaţi în tunicile lor, cum zisese Moise.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ellos se acercaron y los llevaron con sus vestiduras fuera del campamento, como dijo Moisés
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.És odamenének, és kivivék õket az õ köntöseikben a táboron kivül, a mint szólott vala Mózes.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Essi si avvicinarono e li portarono via con le loro tuniche, fuori dell'accampamento, come Mosè aveva detto
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ils s`approchèrent, et ils les emportèrent dans leurs tuniques hors du camp, comme Moïse l`avait dit.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.I přišli a vynesli je v sukních jejich ven za stany, jakž byl rozkázal Mojžíš.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Ja he astuivat esiin ja kantoivat heidät ihokkaineen leirin ulkopuolelle, niinkuin Mooses oli sanonut.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.그들이 나아와 모세의 명대로 그들을 옷 입은 채 진 밖으로 메어 내니
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Og de kom og bar dem uden for Lejren i deres Kjortler, som Moses havde sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Og de trådte frem og bar dem i deres kjortler utenfor leiren, som Moses hadde sagt.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Stopita torej noter in ju odneseta v njunih suknjah ven za taborišče, kakor je rekel Mojzes.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Także królik, który choć przeżuwa, ale kopyta rozdzielonego nie ma, nieczystym wam będzie.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Und sie traten hinzu und trugen sie hinaus mit ihren leinenen Röcken vor das Lager, wie Mose gesagt hatte.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vậy , họ đến gần khiêng thây còn mặc áo_lá trong ra ngoài trại quân , y_như lời Môi-se đã biểu .
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vậy, họ đến gần khiêng thây còn mặc áo lá trong ra ngoài trại quân, y như lời Môi-se đã biểu.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Vtedy pristúpili a vyniesli ich v ich sukniach von za tábor, tak ako hovoril Mojžiš.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Και επλησιασαν και εσηκωσαν αυτους με τους χιτωνας αυτων εξω του στρατοπεδου, καθως ειπεν ο Μωυσης.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.И пошли и вынесли их в хитонах их за стан, как сказал Моисей.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.Те, прочее, пристъпиха и ги изнесоха с хитоните им вън от стана, според както рече Моисей.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.ויקרבו וישאם בכתנתם אל מחוץ למחנה כאשר דבר משה׃
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.فتقدما ورفعاهما في قميصيهما الى خارج المحلّة كما قال موسى.
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.於 是 二 人 上 前 來 、 把 他 們 穿 著 袍 子 抬 到 營 外 . 是 照 摩 西 所 吩 咐 的
Geldiler ve Musanın buyurduğu gibi cesetleri üzerlerindeki mintanlarıyla ordugahın dışına çıkardılar.於是 二 人 上前 來 、 把 他 們穿著 袍子 抬到 營外 . 是 照 摩西 所 吩咐 的
Her yerde cesetler yığılıyor.Bunkerne med lig vokser overalt.
Her yerde cesetler yığılıyor.Fler kroppar läggs på hög.
Her yerde cesetler yığılıyor.I cadaveri si stanno accatastando ovunque, vero?
Her yerde cesetler yığılıyor.Los muertos se amontonan por todas partes.
Her yerde cesetler yığılıyor.Os corpos amontoam-se por todo o lado, não é?
Her yerde cesetler yığılıyor.Ruumiita alkaa kertyä kaikkialla.
Her yerde cesetler yığılıyor.Wszędzie coraz więcej ciał.
Her yerde cesetler yığılıyor.Ο σωρός των πτωμάτων μεγαλώνει.
Her yerde cesetler yığılıyor.Повсюду лежат тела убитых.
Her yerde ceset var.E os cadáveres estão por toda parte.
Her yerde ceset var.Телата са навсякъде.
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?Coraz więcej trupów dokoła.
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?I cadaveri si accumulano, non è vero?
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?Ligene bliver stablet overalt.
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?Liken läggs på hög överallt...
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?Los cadáveres no paran de amontonarse, ¿verdad?
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?Os corpos amontoam-se por todo o lado, certo?
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?Ruumiita tulee joka puolella.
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?Έχουν γεμίσει πτώματα εκεί πάνω.
Her yerde ceset yığınları var, değil mi?Горы тел растут повсюду, не так ли?