Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi.その時、「犯人たちが焼き殺されるのが見たい」と言い残した。
At arabasının üzerinde cesetler yığılıdır.車のそばには男性の遺体。
Cesetleri bir benzin istasyonunda ayaklarından asılarak teşhir edildi.その後、死体は広場内のガソリンスタンドの桁から逆さに吊るされた。
Uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün olmadı.遺体は殆ど回収できなかった。
Oyuncu karakteri nihayetinde çarpışmalarda mahvolur, cesetlerle dolu bir kamyonun kasasında uyanır.玩家最终陷入战争中,并在装满尸体的卡车后面醒来。
6 Ekim 2008 günü kaybolan iki askerin cesetlerine ulaşılmıştır.兩名遇難飛行員的遺體於10月29日尋獲。
1970 yılında KGB direktörü Yuri Andropov ceset kalıntılarını yok etmek için bir operasyona izin verdi.1970年,克格勃主任安德罗波夫授权摧毁他們的遺骸。
Daha önce bulunan insan cesetlerini kurtardı ve iki köpek cesedini de çıkardılar.以前侍中臣忠總攝文武,侍中臣光久在樞密,讚同其意,故唯賞二人。
Cesetlerin yerini dahi bilmiyorlardı.人们都不知道她们的遗体所在。
30 Mayıs günü sadece iki ceset bulmayı başarabildiler.直到1973年5月13日3名登山者偶然发现两名遇难者的尸骨。
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.女孩的尸体在案发后两天被发现。
Çocukların cesetleri 10 gün sonra tanrılar tarafından gömüldü.之後兩人的屍體一同被合葬。
Kuyuya attığı ceset hiçbir zaman bulunamamıştır.可能從未待在棺材裡過。
Sokaklardan cesetlere basmadan geçebilmek imkansız hale gelmişti.從騎俱散, 不能得其屍。
Olaylar yatıştıktan sonra kentin değişik yerlerinde 48 ceset bulundu.合并至其它市镇后已经废除市镇有48个。
Dışarıda bazı yaşayan ölüler, kamyonete tırmanıp Tom ve Judy'nin kömürleşmiş cesetlerini yemeye başlar.當喪屍們正準備從門窗闖進屋子時,有些喪屍則開始吞食湯姆與茱蒂燒焦的身體。
Evcilleştirilmiş kedi cesetleri içeren insan mezarları Kıbrıs'ta 9500 yıl öncesine dayanır.在塞浦路斯曾發現一隻野猫在大约9500年前被埋葬在人類旁。
Cesetleri ise lağım ve kuyulara atıldı.他們的屍體被丟入水溝。
İsyancı köylülerin, hatta bazılarının eşleri ve çocuklarının yanmış cesetleri direklere asıldı.农民的胡须被烧毁,他们的妻子和女儿被强奸。
Yetkililerden hiç kimse gelmeyince ceset 6 saat bekletildi.騷亂持續了六小時,有6人被逮捕。
Hiç yoktan cesetlerini kurtarabilmek için bir karşı saldırı düzenlediler.想要摧毁那个曾经救过他们的Robbit。
Yerler kanla kaplıdır ve duvarlarda Mavi Sakal'ın önceki eşlerinin cesetleri asılıdır.그방의 바닥은 피로 얼룩져있으며, 남편의 전 아내들의 시체가 벽에 걸려있었다.
Daha önce bulunan insan cesetlerini kurtardı ve iki köpek cesedini de çıkardılar.바더 구는 예전에는 팔괴조(八塊厝)로 불렸고 그 유래에는 2가지 설 있다.
Ceset dokuz gün sonra bulundu.시체는 3개월 뒤인 9월 10일에 발견됐다.
"İşte İtiraf, İşte Ceset!운명이니까!'하고 고백해온다.
Gösterdiği fotoğraflarda genellikle insan ve hayvan cesetleriyle ilgili resimlerdir.성경에서의 커룹의 묘사는 여러 가지가 있지만, 일반적으로 사람과 짐승이 합쳐진 형태의 날개달린 생물로 묘사되어 있다.
30 Mayıs günü sadece iki ceset bulmayı başarabildiler.이어 이틀 뒤인 8월 20일에 3명이 살해된 채로 발견되었다.
Cesetlerin hareket etmesi gibi...행정구를 분할하는 것이 적절한...
Cesetleri ertesi gün Sapanca yakınlarında bulundu.용의자들은 검거된 다음날 구속되었다.
Cesetler yerleştirilmişti.시신은 수장됨.
Ceset tanınmaz bir vaziyettedir.이야기의 소재는 이색적인 시체.
Hatta polise bazı cesetleri bulma konusunda yardım ettiğinden dolayı cezası hafifletilerek 22 yıla düşürüldü.בנוסף, מאחר שסייע לרשויות במציאת הגופות, קוצר עונשו ל-22 שנות מאסר בפועל בלבד.
Yetkililerden hiç kimse gelmeyince ceset 6 saat bekletildi.למרות השמירה עליו, גופותיהם נמצאו רק אחרי 36 שעות.
6 Ekim 2008 günü kaybolan iki askerin cesetlerine ulaşılmıştır.ב-26 בספטמבר 2013 נמצאו שתי גופות של בני אדם שנעדרו מאז האסון.
Cesetleri ise gömülüyor ya da yakılıyordu.באותה עת נהגו או לקבור או לשרוף את גופות המתים.
"İşte İtiraf, İşte Ceset!"המסמכים קובע!"
Cesetleri bulunamaz.גופותיהם לא נמצאו.
Çocukların cesetleri 10 gün sonra tanrılar tarafından gömüldü.בתום תשעת הימים קברו האלים עצמם את הילדים.
Cesetlerin hareket etmesi gibi..."כאשר אנשים מקופחים...
Ceset dokuz gün sonra bulundu.כעבור עשרה ימים נמצאה גופתו.
Cesetleri Tunca Nehri'ne atıldı.גופותיהם הושלכו לנהר הדנובה.
Cenaze sözcüğü ile şunlardan biri kastedilmiş olabilir: Cenaze, tören için hazırlanmış ceset.וכאן הגיע תיאור האירוע, שיכול היה להיות ברית מילה ואפילו הלוויה.
Haşhaşilerin liderlerinin cesetleri Şam kalesi duvarlarından asıldılar.גופותיהם של שבעה נרצחים נתלו על חומות בית הקברות.
Hiç yoktan cesetlerini kurtarabilmek için bir karşı saldırı düzenlediler.אז התחיל מבצע משולב לחילוץ גופות הנרצחים.
Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.נבלה, או פגר, היא גופת בעל חיים מת.
Bazı yerlerde öyle çok ceset var ki, araçlar üzerinden geçiyor.במתקן התקיימו מספר תאונות בהן הקרונות התנגשו אחת בשנייה.
Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.הצוותים היו בדריכות בשני הצדדים.
Üç haftada da ceset çürürdü.הצבא העיראקי התמוטט תוך שלושה שבועות.
İskeletleşme, cesetten geriye kemiklerinin kalması.לטחון את העצמות שנשארו מהגופות.
İki asker dövüldü, bıçaklanarak karınları deşildi ve cesetlerden biri yakıldı.שניים מתושבי נשר נדקרו בסכינים ומכוניתם נשרפה.
Martin Bormann kâğıtları yaktı ve meşaleyi cesetlere attı.Мартин Борман запалва документите и хвърля факла върху телата.
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.Служители на СС донасят допълнителни кутии бензин, за да изгорят труповете.
Cesetlerinden biri Wehrmacht üniforması giymiş ve diğerinin ise üstünde sadece iç çamaşırı olduğunu söyledi.Единият труп е облечен в униформа на Вермахта, а другият е само по бельо.
Biyologları Blair, ceset üzerinde yaptığı otopside normal insan iç organları bulur.Техният биолог, Блеър, извършва аутопсия на трупа, намирайки нормален набор от човешки вътрешни органи.
Sovyet askerleri Führerbunker'e girdiğinde Krebs ve Burgdorf'un cesetlerini bulmuştur.Телата на Кребс и Бургдорф са били открити, когато съветските части влезли в бункера.
Yeterince kuru bir ortamda gömülü bir ceset de yıllardır korunmuş olabilir.Така приготвената в домашни условия консервирана лютеница може да се съхранява дълго време.
Bazen olay yerine geri dönüp cesetlerle tekrar tekrar ilişkiye girmiştir.Защо тогава те винаги се завръщат в тела?
30 Mayıs günü sadece iki ceset bulmayı başarabildiler.На 13 май се излъчиха два епизода.
Toplu mezarlar açıldı ve cesetler yakıldı.Надгробните камъни са натрошени, а гробовете разкопани.
Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı.През септември същата година е премахнат дулният спирач.