Ceset veya naaş, ölü bir insanın bedeni.Lik eller kadaver er en død kropp.
Ancak ceset de buradadır.Denne fisken finnes kun her.
Bundan sonra ceset Kings Langley Kilisesi'nde bir mezara gömüldü.Han ble å gravlagt i Kings Langley Church.
Cesetleri sonraki sabah yaşadıkları yerin yakınlarında bir mağarada bulundu.Moren fant liket morgenen etter i nærheten av hans hjem.
Ceset dokuz gün sonra bulundu.Liket ble funnet åtte dager senere.
1 yıl sonra Melville, DeLong'un ve mürettebatının cesetlerini buldu.Navarro var i sine to siste år å finne i Lionel Hamptons og Tadd Damerons besetninger.
Hitler'in talimatlarına uygun olarak, cesetleri Reich Şansölyesinin arkasındaki bahçesinde yakıldı.Etter Hitlers selvmord brente Günsche hans lik i Rikskanselliets hage.
Amorphophallus titanum veya Ceset Çiçeği, Dünya'nın en kötü kokusuna sahip olan bitkidir.Arten Amorphophallus titanum har noen av verdens største blomster.
Zeyd isyanının diğer elebaşları da yakalanıp öldürüldü ve cesetleri yakıldı.Sten Stures lik ble også gravet opp og brent.
Ancak, o birden, yanında cesetlerle, cadı annesine dönüşür.Etter dette fortsatte han å maltraktere likene av mor og sønn med øksen.
Cesetler oğul Peter tarafından bulundu.Bøkene er illustrert av sønnen Peter Boston.
"İşte İtiraf, İşte Ceset!«Først dømt - så frifunnet».
Bazı yerlerde öyle çok ceset var ki, araçlar üzerinden geçiyor.Det var plass til noen biler på dekk, tvers over lastelukene.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Kepala dari mayat Maximinus dan puteranya dipenggal dan kepala mereka dibawa ke Roma.
20 Nisan itibarıyla 13 ceset bulunmuştur.Hingga 20 April, tiga belas jenazah sudah ditemukan.
"İşte İtiraf, İşte Ceset!Rasulullah bersabda, “Pohon ini.”
Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.Korban berguguran dari kedua belah pihak.
Bazen olay yerine geri dönüp cesetlerle tekrar tekrar ilişkiye girmiştir.Kejadian itu berulang kali dalam perjalanan membawa kotak tersebut.
Ve içeriden birçok ceset bulunur.Di dalamnya, terdapat seonggok mayat.
Ancak ceset de buradadır.Jenazahnya masih ada disana.
İçerisi ceset doludur.Di dalam ada sebuah mayat berdarah.
Çöp kutusunun içinde bir ceset bulan Paul ne yapacağını bilmez.Paul tak tahu bagaimana ia bisa berada di dalam peti mati.
Deneylerde kullanılan kurbanların cesetleri ise yakılarak imha ediliyordu.Mayat korban dimusnahkan dengan cara dibakar.
Bundan sonra her iki gaspcı imparator da kafaları kılıçla kesilerek idam edildiler ve cesetlerı denize atıldı.Puncaknya, kematian para ikonodul dianggap sebentuk hukuman Ilahi dan jenazah mereka dibuang di laut.
Ceset dokuz gün sonra bulundu.Jasad mereka baru ditemukan 11 tahun kemudian.
Çünkü cesetlerde genellikle gözler oyulmuş oluyordu.Penyebab biasanya karena mata tertusuk sesuatu.
Cesetler aylâklar tarafından çevrelenmiştir.Buku-bukunya dikelilingi oleh akar udara.
Sonra Yakup'un bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar...Kemudian anak-anak Yakub menjarah kota itu.
Cesetlerden birisi onların annesiydi.Sang Pohon adalah ibu dari mereka semua.
Maximinus ve oğlunun cesetlerinin başları kesildi ve Roma'ya götürüldü.Thi thể của hai cha con Maximinus bị xử trảm và đầu của họ được mang đến Roma.
Yeterince kuru bir ortamda gömülü bir ceset de yıllardır korunmuş olabilir.Xác được chôn trong môi trường đủ khô ráo có thể được bảo quản tốt trong vài thập niên.
Martin Bormann kâğıtları yaktı ve meşaleyi cesetlere attı.Bormann đốt giấy và để chúng lên các thi thể.
"İşte İtiraf, İşte Ceset!Tố thông báo rằng: "Quan quân đến rồi!"
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.Vệ binh SS đã mang thêm thùng xăng đến đốt xác chết.
Üç cesete ulaşılamadı.Có 4 vụ xác không tìm thấy.
Pencerelerden yanmış cesetler sarktı.Những người lính bắn trả vào các cửa sổ.
Ceset, ölü bir insanın bedeni.Xác chết là phần cơ thể của sinh vật đã chết.
Ancak gittiği evde bulduğu ceset onun tüm planlarını altüst eder.Việc tìm thấy thi thể của họ đã cứu vãn toàn bộ kế hoạch.
Ceset dokuz gün sonra bulundu.Thi thể của cô được tìm thấy hai ngày sau đó.
Haşhaşilerin liderlerinin cesetleri Şam kalesi duvarlarından asıldılar.Xác của những công an bị chặt đầu bị treo tại quảng trường.
Ancak ceset de buradadır.Xác Tống đế cũng ở trong số đó.
Ceset tanınmaz bir vaziyettedir.Thứ phi không rõ danh tính.
Ceset dokuz gün sonra bulundu.遺体は3日後に発見された。
1590'larda Anthonie Knivet Patagonya'da 3,5 metre uzunluğunda cesetler gördüğünü iddia etmiştir.1590年代にはアンソニー・ニベット(Anthonie Knivet)はパタゴニアで12フィート(3.7メートル)の長さの死体を見たと主張している。
Üç haftada da ceset çürürdü.3ヶ月で政権は崩壊した。
"İşte İtiraf, İşte Ceset!告白“決めてよ!
SS muhafızları, cesetleri daha da yakmak için ilave benzin kutuları getirdi.ヒトラーらの死体をさらに燃やすため、親衛隊の兵士が追加のガソリン缶を運んできた。
Libitina, Roma mitolojisinde ölümün, cesetlerin ve cenazenin tanrıçasıdır.リビティーナ(Libitina)は、ローマ神話における死と葬儀の女神。
Her ikisi de ölür ve cesetler Anne'nin evine getirilir.両親はすでに亡くなっており親戚の家に引き取られる。
Parçalanmış ceset ertesi gün bulundu.翌日遺体が発見された。
"Babamın cesetleri neler söylüyor?". t24.^ 『わが父 文鮮明の正体』p.226。
İçerisi ceset doludur.その内部には体腔がある。
Ancak ceset de buradadır.ちひろの実家もここにある。
Martin Bormann kâğıtları yaktı ve meşaleyi cesetlere attı.その後、ボルマンが紙に火をつけ、それを死体の上に投げた。
Çocukların cesetleri 10 gün sonra tanrılar tarafından gömüldü.遺体は2日後にボンで埋葬された。
Cesetlerin kırıkları olmasına karşın dışarıdan darbe aldıkları görülmüyor.戦闘中に内部のものが壊されても外側からは壊されているようには見えない。
Kırmızı cesetler bulurlar.赤い体をしている。
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.事件発覚から数日後に遺体が発見される。
Üzerinde askeri elbise olsa da ceset bir askere ait görünmemektedir.軍服を着ているが、軍籍の有無は不明。
30 Mayıs günü sadece iki ceset bulmayı başarabildiler.30日にはCの遺体も発見された。