Ana içeriğe geç
Sözlük

cesaret ile cümle

cesaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onu bana söylemeye nasıl cesaret edersin!How dare you say that to me!
Onu Tom'a yapmaya nasıl cesaret edersin!How dare you do that to Tom!
Bana aptal demeye nasıl cesaret edersin!How dare you call me a fool!
Onu bana yapmaya nasıl cesaret edersin!How dare you do that to me!
Benden kuşkulanmaya nasıl cesaret edersin!How dare you doubt me!
Bana cılız ve çirkin demeye nasıl cesaret edersin?How dare you call me skinny and ugly?
Jamal'ın karakterini, büyük nezaketini ve cesaretini biliyoruz.We know Jamal's character, his great kindness, his courage.
Bu gece ona söyleyecek cesareti bulsan iyi olur.You'd better find the courage to tell him tonight.
Tom, Mary'yi üniversiteye gitmesi için cesaretlendirdi.Tom encouraged Mary to go to college.
Sakın onu yapmayı denemeye cesaret etme.Don't you dare try to do that.
İnsanları onu yapmak için nasıl cesaretlendiriyorsunuz?How do you encourage people to do that?
Geçen ay cesaret edip Müslüman olduğumu herkese açıkladım.Last month I brought up the courage to tell everyone that I converted to Islam.
Tom sonunda Mary'nin onunla evlenmesini isteyecek cesareti buldu.Tom finally got the courage to ask Mary to marry him.
Tom nihayet Mary'ye çıkma teklif edecek cesareti buldu.Tom finally got the courage to ask Mary out.
Beni sık sık iyi ve çalışkan olmam için cesaretlendirirsin.You often encourage me to be good and hardworking.
Onu yapmaya cesaretin var mı?Do you have the guts to do that?
Kimse onunla çelişmeye cesaret edemez.No one dares to contradict her.
Kimse onunla ters düşmeye cesaret edemez.No one dares to contradict him.
Leyla karışmaya cesaret edemedi.Layla didn't dare get involved.
Bunu ona söyleyecek cesaretim yok.I don't have the courage to say that to him.
Bunu ona söylemeye cesaret edemiyorum.I don't dare to say that to him.
Tom onu yapmaya cesaret edemedi.Tom didn't dare do that.
O cümleyi çevirmeye cesaret edemiyorum.I dare not translate that sentence.
Tom'un bunu yapmaya cesaret edeceğini sanmıyorum.I don't think Tom would've had the courage to do that.
Bence Tom'un bunu yapmak için cesareti yok.I think Tom doesn't really have the courage to do that.
Bence Tom'un cesareti kırıldı.I think Tom is discouraged.
Sonunda Tom'un bunu yapmasını isteme cesaretini buldum.I finally found the courage to ask Tom to do that.
Tom'un yaptığı şeyi yapmak çok cesaret gerektirir.It takes a lot of courage to do what Tom did.
Tom'un cesaretinin kırıldığını biliyorum.I know that Tom is discouraged.
Tom'un bunu yapmak için cesareti vardı.Tom had the courage to do that.
Tom'un cesareti kırılmış olmalı.Tom must've been discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretinin kırılacağını düşündü.Tom thought Mary would be discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is discouraged.
Tom Mary'nin cesareti kırılmış olduğunu düşünmedi.Tom didn't think Mary was discouraged.
Tom Mary'nin cesaretinin kırılacağını düşünüyor.Tom thinks Mary would be discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretinin kırılacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be discouraged.
Tom cesareti kırıldığını söyledi.Tom said he's discouraged.
Tom Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşündü.Tom thought Mary was discouraged.
Tom Mary'nin cesareti kırılmış olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't discouraged.
Tom çok cesareti kırılmış.Tom is very discouraged.
Cesareti kırılmış görünüyorsun.You look discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretini kaybettiğini düşünüyor.Tom thinks Mary is discouraged.
Tom Mary'yi bunu yapması için cesaretlendirdi.Tom dared Mary to do that.
Tom bana cesareti kırıldığını söyledi.Tom told me that he was discouraged.
Tom cesareti kırılmış gibi görünüyordu.Tom looked like he was discouraged.
Tom'un cesareti kırılmış gibi.Tom looks like he's discouraged.
Tom'u bunu yapması için cesaretlendirdim.I dared Tom to do that.
Tom bana Mary'nin cesaretnin kırılmış olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was discouraged.
Tom beni bunu yapmam için cesaretlendirdi.Tom dared me to do that.
Tom'un Mary'yi öpmek için cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to kiss Mary.
Mary Tom'un cesaretinin kırılmış olacağını düşündüğünü söyledi.Mary said she thought Tom would be discouraged.
Tom, Mary'nin cesaretinin kırılmış olacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary would be discouraged.
Tom Mary'nin cesareti kırılmış göründüğünü düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary looked discouraged.
Tom'un muhtemelen cesareti kırılacaktır.Tom is probably going to be discouraged.
Tom cesareti kırılmadığını söyledi.Tom said that he wasn't discouraged.
Tom, Mary'nin cesareti kırılmış olduğunu söyledi.Tom said that Mary was discouraged.
Tom cesaretimin kırılmış olduğunu biliyordu.Tom knew that I was discouraged.
Tom'u Mary'yi öpmesi için cesaretlendirdim.I dared Tom to kiss Mary.
Hiç kimse cesaretinizden kuşku duymuyor.No one is doubting your courage.
Tom gerçekten cesaretinin kırıldığını söyledi.Tom said that he was really discouraged.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod