Ana içeriğe geç
Sözlük

cesaret ile cümle

cesaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ihr Väter, erbittert eure Kinder nicht, auf daß sie nicht scheu werden.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Isät, älkää kiihoittako lapsianne, etteivät he kävisi aroiksi.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.아비들아 너희 자녀를 격노케 말지니 낙심할까 함이라
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Očetje, ne dražite otrok svojih, da ne bodo malosrčni.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ojcowie! Nie pobudzajcie do gniewu dzieci waszych, aby serca nie traciły.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Otcové nepopouzejte k hněvivosti dítek svých, aby sobě nezoufaly.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Padres, no irritéis a vuestros hijos, para que no se desanimen
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Părinţilor, nu întărîtaţi pe copiii voştri, ca să nu-şi piardă nădejdea.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Pères, n`irritez pas vos enfants, de peur qu`ils ne se découragent.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Saudara-saudara yang menjadi ayah! Janganlah menyakiti hati anak-anakmu sehingga mereka menjadi putus asa
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Ti atyák, ne bosszantsátok a ti gyermekeiteket, hogy kétségbe ne essenek.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Vaders, misbruik tegenover uw kinderen uw macht niet, want dan ontneemt u hun alle moed.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Voi, padri, non esasperate i vostri figli, perché non si scoraggino
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Vós, pais, não irriteis a vossos filhos, para que não fiquem desanimados.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Vy, otcovia, nedráždite svojich detí, aby neztratily smelosti a vôle.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Οι πατερες, μη ερεθιζετε τα τεκνα σας, δια να μη μικροψυχωσιν.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Батьки, не роздражнюйте дітей ваших, щоб не внивали.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.да я изявя така, както трябва да говоря.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Отцы, не раздражайте детей ваших, дабы они не унывали.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.האבות אל תרגיזו את בניכם פן יחתו׃
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.ايها الآباء لا تغيضوا اولادكم لئلا يفشلوا.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.你 們 作 父 親 的 、 不 要 惹 兒 女 的 氣 、 恐 怕 他 們 失 了 志 氣
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.你 們作 父親 的 、 不 要 惹 兒 女的氣 、 恐怕 他 們失 了 志氣
Fakat, cesaret hiç bir şey değildir.Ale statečnost není všechno.
Fakat, cesaret hiç bir şey değildir.Αλλά η ανδρεία δεν είναι το παν.
Fakat, cesaret hiç bir şey değildir.Но смелостта не е всичко.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Aber das können viele nicht verstehen, weil die meisten versteckt bleiben, weil sie sich nicht trauen.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Ale to nemôže mnoho z nich pochopiť, pretože väčšina z nich zostáva skrytá, pretože nemajú odvahu.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.De ezt sokan nem értik meg, mert a legtöbben elrejtőznek mert félnek.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.하지만 사람들은 이를 이해하지 못한다. 왜냐하면 그들 대부분은 동성애에 대한 생각을 공유하는 걸 두려워하기 때문에 이로부터 도피하기 때문이다.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Men folk forstår det ikke, fordi de fleste gemmer sig og ikke tør være åbne omkring det.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Men folk förstår inte det eftersom de flesta håller sig gömda, eftersom de inte vågar.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Mutta sitä monet eivät ymmärrä, koska suurin osa pysyy piilossa, koska he eivät uskalla.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Tetapi orang tidak mengerti itu karena sebagian orang bersembunyi karena mereka tidak berani terbuka.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.Но повечето хора не могат да разберат, защото повечето от нас се крият.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.ولكن يمكن أن الناس لا يفهمون لأن معظم مثليون جنسيا تبقى مخفية لأنهم يخافون من أن تفرض نفسها.
Fakat insanlar bunu anlamıyorlar çünkü cesaret edemedikleri için çoğu eşcinsel kendini açık etmiyor.サウジアラビアなどの影響で同性愛は罪悪視されています。
Fakat sen bunu yapmaya cesaret gösterdin?그런데 형제께서는 그런 용기를 내신 겁니까?
Fakat sen bunu yapmaya cesaret gösterdin?Mas você teve coragem para fazê-lo?
Fakat sen bunu yapmaya cesaret gösterdin?¿Pero tú tienes el valor para hacerlo?
Fakat sen bunu yapmaya cesaret gösterdin?Tapi kau memiliki keberanian untuk itu ?
Fakat sen bunu yapmaya cesaret gösterdin?Але ви знайшли в собі мужність?
Fakat sen bunu yapmaya cesaret gösterdin?و لكن أنت كانت لديك الشجاعة لتفعل ذلك؟
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.나는 그들이 코끼리와 낙타를 타는 것에 대해 듣고 싶습니다라고, 약 도전 장교들이 사냥 호랑이 것. "내 말은! "기쁘게 마사 외쳤다.
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.Смея да твърдя, че биха искали да чуят за езда на слонове и камили, както и за служителите ще лов на тигри.
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.狩り虎に行く役員。"私の言葉!"喜んでマーサは叫んだ。 "それは、'日が彼らの頭をきれいに設定します。
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Bagaimana sebuah perusahaan bisa sangat berani melakukan sesuatu yang luar biasa.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Ciekawe, że korporacja odważyła się zainwestować w coś tak niesamowitego.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Comment cette société a-t-elle pu oser créer quelque chose d'aussi extraordinaire ?
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Jak je možné, že ta společnost byla odvážná natolik, aby udělala něco tak mimořádného?
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?어떻게 이 회사는 이렇게 특이한 일을 할 정도로 용감하였을까요.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Spoločnosť bola veľmi odvážna, aby urobila niečo tak úžasné.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Wie kommt es, dass ein Unternehmen so mutig war, etwas so Außergewöhnliches zu tun?
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Πώς γίνεται μια εταιρεία να είχε το θάρρος να κάνει κάτι τόσο προοδευτικό;
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Да не говорим за "Скидмор, Оуингс и Мерил". Има го влиянието на инвеститора.
Firma bu kadar radikal, bu kadar olağanüstü bir tasarıma onay verecek cesareti nasıl göstermiş?Невероятно какой же смелой была организация, чтобы сделать что-то настолько необычное.
Fotoğraf konusunda da beni cesaretlendirdiler.Ambos me alentaron a tomar fotografías y... ...de hecho, me estoy volviendo muy buena.
Fotoğraf konusunda da beni cesaretlendirdiler.Arra ösztökélnek, hogy fotózzak, és kezdem tök jól csinálni.
Fotoğraf konusunda da beni cesaretlendirdiler.Mă îndeamnă să fac fotografii şi devin destul de pricepută.
Fotoğraf konusunda da beni cesaretlendirdiler.Ze wilden graag dat ik foto's maakte en het lukt aardig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod