Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Úgy hogy bízvást mondjuk: Az Úr az én segítségem, nem félek; ember mit árthat én nékem?
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››ωστε ημεις θαρρουντες να λεγωμεν Ο Κυριος βοηθος μου, και δεν θελω φοβηθη τι να μοι καμη ανθρωπος;
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››так что мы смело говорим: Господь мне помощник, и не убоюсь: что сделает мне человек?
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››Так що сьміло можемо сказати: "Господь моя поміч; не бояти мусь: що вдіє мені чоловік?"
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››על כן נבטח ונאמר יהוה לי בעזרי לא אירא מה יעשה לי אדם׃
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››حتى اننا نقول واثقين الرب معين لي فلا اخاف. ماذا يصنع بي انسان
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››所 以 我 們 可 以 放 膽 說 、 『 主 是 幫 助 我 的 、 我 必 不 懼 怕 . 人 能 把 我 怎 麼 樣 呢 。
Böylece cesaretle diyoruz ki, ‹‹Rab benim yardımcımdır, korkmam; İnsan bana ne yapabilir?››所以 我 們 可以 放 膽說 、 『 主 是 幫助 我 的 、 我 必不懼怕 . 人 能 把 我 怎麼樣 呢 。
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Bátorság kell ahhoz, hogy valaki így kiálljon.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Chce to odvahu takto vytŕčať.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Det kræver mod at skille sig ud på den måde.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Det kräver mod att sticka ut så.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Er is moed voor nodig om zo op te vallen.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Es braucht Mut, einfach so hervorzustechen.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Este nevoie de curaj ca să ieși în evidență așa.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Hace falta valor para sobresalir así.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Il faut du cran pour juste se démarquer de la sorte.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir. İlk takipçi bir yalnız çılgınıO primeiro seguidor é o que transforma um maluco num líder.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.저렇게 눈에 띄기 위해서는 배짱이 두둑해야 합니다.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Membutuhkan nyali besar untuk tampil beda
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Occorre del fegato per esporsi in questo modo.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Tylko nieliczni mają odwagę się wyłamać.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Vaatii sisua erottua joukosta sillä tavoin.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Và nó cũng cần sự cam đảm để làm điều đó.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Za takšno izpostavljanje je potreben pogum.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Χρειάζεται κότσια για να βγεις μπροστά κατ' αυτόν τον τρόπο.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Нужен е кураж да се изправиш по този начин.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Потрібна сміливість лише щоб виділитись.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.Требуется мужество, чтобы так выделяться из толпы.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.נדרש אומץ להתבלט ככה.
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.وهذا الأمر يتطلب شجاعة - أن تقف هكذا -
Böyle durabilmek için cesaret gerekir.最初のフォロワーの存在が 1人のバカを
Böylesi radikal adımlar atmak, ne büyük bir cesaret!Ce îndrăzneală să faci o astfel de schimbare radicală!
Böylesi radikal adımlar atmak, ne büyük bir cesaret!Minkälaista rohkeutta hän osoittikaan ottaessaan noin radikaaleja askeleita!
Böylesi radikal adımlar atmak, ne büyük bir cesaret!Na tak radikální krok musel mít pevné nervy.
Böylesi radikal adımlar atmak, ne büyük bir cesaret!Яка рішучість потрібна для такого радикального кроку!
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Aceasta nu a fost o deschidere încurajator pentru un conversaţie.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Ce n'était pas une ouverture encourageante pour une conversation.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Đây không phải là một mở khuyến khích cho một cuộc trò chuyện.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Detta var inte en uppmuntrande öppning för en konversation.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Dette var ikke en opmuntrende åbning for et samtale.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Dies war nicht eine ermutigende Öffnung für eine Gespräch.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Dit was niet een bemoedigende opening voor een gesprek.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Esta não foi uma abertura encorajador para uma conversa.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Esto no fue una apertura alentadora para una conversación.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Ez nem volt biztató nyitás a beszélgetést.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Ini bukan mendorong untuk membuka percakapan.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Questo non era un'apertura incoraggiante per un conversazione.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Tämä ei ollut rohkaiseva avaus keskustelu.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.To nebolo povzbudivé otvor pre konverzáciu.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.To nebylo povzbudivé otvor pro konverzaci.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.To ni bil spodbuden začetek za pogovor.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.To nie był zachęcający otwór na rozmowy.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Αυτό δεν ήταν ένα ενθαρρυντικό άνοιγμα για μια συνομιλία.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Това не е насърчаване на отваряне за разговор.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Це не було відкриттям для заохочення розмови.
Bu bir cesaret verici bir açılış değildi konuşma.Это не было открытием для поощрения разговора.
Bu cesareti nereden alıyorsun?Honnan jön ez a bátorság?
Bu cesareti nereden alıyorsun?Από πού την πήρες άραγε αυτή την απερισκεψία;
Bu cesareti nereden alıyorsun?من اين جئتي بهذه الشجاعة ؟