Avukatları cesaretlendirmek zaman aldı birlik olup birbirlerini desteklemek ve yasaları hayata geçirmek için.그리고 이 변호인들이 이 법률을 적용시키는데 서로 일어서서 지원하기 시작하는것을
Avukatları cesaretlendirmek zaman aldı birlik olup birbirlerini desteklemek ve yasaları hayata geçirmek için.וזה הצריך הרבה אומץ לסנגורים האלה להחליט שהם יתחילו לעמוד ולתמוך אחד בשני
Avukatları cesaretlendirmek zaman aldı birlik olup birbirlerini desteklemek ve yasaları hayata geçirmek için.وقد تطلب الكثير من الشجاعة لأولئك المكافحين حيث بدأوا في التكتل ودعم بعضهم البعض
Avukatları cesaretlendirmek zaman aldı birlik olup birbirlerini desteklemek ve yasaları hayata geçirmek için.これらの法を施行させるために行動を起こすこと そしてお互いに助け合うことを決心するというのは 非常に勇気のいることです
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.bally 좋은 도시 깎아 때문에 그것을 만듭니다.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Face atât de Bally descurajante pentru un oraş mare.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Fait en sorte que Bally décourageant pour une grande ville.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Gør det så bally afskrækkende for en stor by.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Gör det så bally nedslående för en stor stad.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Je to tak Bally odrádzať pre veľké mesto.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Je to tak Bally odrazovat pro velké město.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Làm cho nó để bally nản lòng cho một thành phố lớn.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Maakt het zo Bally ontmoedigend voor een geweldige stad.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Macht es so bally entmutigend für eine tolle Stadt.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Membuatnya begitu mengerikan mengecilkan hati untuk sebuah kota besar.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Naredi tako Bally odvrača za veliko mesto.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Rende così bally scoraggiante per una grande città.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Sprawia, że tak wstrętny zniechęca do wielkiego miasta.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Tekee niin Bally haittasi suuri kaupunki.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Teszi, hogy átkozottul elriasztja a nagyszerű város.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Καθιστά τόσο Bally αποθάρρυνση για μια μεγάλη πόλη.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Делает это так страшно обескураживающим для великого города.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Прави така Bally обезкуражаващо за голям град.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.Робить це так страшно бентежить для великого міста.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.بحيث يجعل من بالي مشجعة بالنسبة لهذه المدينة العظيمة.
Bally büyük bir şehir için cesaret kırıcı, böylece onu yapar.ほかに、母は私の目が印象を開き、収集保つために私に言った。"
Bana emir mi veriyorsun? Bu ne cesaret!Με διατάζεις; Έχεις θράσος!
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.A sikereiteket a saját kitartásotok, a saját önbizalmatok, és a saját kemény munkátok határozza meg.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Dina framgånger kommer att avgöras av din egna uthållighet, ditt egna självförtroende, ditt egna hårda arbete.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Il vostro successo sarà determinato dal vostro coraggio, dalla fiducia in voi stesse, dal vostro duro lavoro.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Je succes zal afhangen van je eigen kracht, je eigen vertrouwen, je eigen individuele harde werken.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Kesuksesan Anda akan ditentukan oleh keuletan Anda sendiri, kepercayaan diri Anda, kerja keras Anda sendiri.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.여러분들의 성공은 여러분 자신의 강건한 자세와 자신감, 그리고 개개인의 노력의 결과로 따라오게 될 것입니다. 여러분을 성공으로 이끌 것 입니다.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Menestyksesi määräytyy oman luonteenlujuutesi, itsevarmuutesi ja henkilökohtaisen ahkeruutesi mukaan.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Succesul tau va fi determinat de taria ta de caracter, de increderea ta, de munca ta individuala sustinuta.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Sukces zależy od waszego hartu ducha, Sukces zależy od waszego hartu ducha, wiary w siebie i ciężkiej pracy.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Tú éxito estará determinado por tu propia fortaleza, tu propia confianza, tu trabajo individual bien hecho.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Váš úspech bude ovplyvnený vašou statočnosťou, sebadôverou, vlastnou tvrdou prácou.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Váš úspěch bude záležet na na vaší statečnosti, na vaší smělosti, na vašem vlastním těžkém úsilí.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Votre réussite dépendra de votre propre force morale, de votre confiance en vous, de vos efforts individuels.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Ваш успех будет зависеть от вашей собственной силы духа, уверенности в себе и вашего личного большого труда.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.Ваш успіх визначить ваша сила духу, ваша впевненість і ваша важка праця.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.הצלחתכן תלויה באומץ שלכן, בביטחון העצמי ובעבודה הקשה שתשקיעו.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.نجاحك سيتم تحديده بثباتكم الخاص، بثقتكم أنتم، عملكم الفردي الجاد.
Başarınızı kendi cesaretiniz, kendinize güveniniz, kendi bireysel çalışmanız belirleyecek.あなたの不屈の精神に あなたの自信に そして懸命さによって決まります それが私達の住む世界の現実なのです
Başarısızlık problemi, cesaretsizlik problemi... ...umutsuzlukta, açlıkta.I problemi del fallimento, i problemi dello scoraggiamento, dell'essere senza speranza, della fame.
Başarısızlık problemi, cesaretsizlik problemi... ...umutsuzlukta, açlıkta.실패의 문제, 낙심의 문제, 절망과 배고픔의 문제.
Başarısızlık problemi, cesaretsizlik problemi... ...umutsuzlukta, açlıkta.Misserfolge, Enttäuschungen, Hoffnungslosigkeit, Hunger.
Başarısızlık problemi, cesaretsizlik problemi... ...umutsuzlukta, açlıkta.Tvořte dobré umění. Děkuji vám [potlesk]
Başarısızlık problemi, cesaretsizlik problemi... ...umutsuzlukta, açlıkta.Даже если там оказался провал, отсутствие вдохновения, безнадежность, голод.
Başarısızlık problemi, cesaretsizlik problemi... ...umutsuzlukta, açlıkta.הבעיות של כישלון, הבעיות של רפיון רוח, של חוסר תקווה, או רעב.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.C'est simplement de l'internet haut-débit, de la collaboration et des encouragements.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.[EAAO] Son, básicamente, Internet de banda ancha, colaboración y estímulo colocados juntos.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Het is een combinatie van breedband,. samenwerking en aanmoediging.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.În esență, sunt combinații de conexiune bună de Internet, colaborare și încurajare.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Je to vlastne pripojenie, spolupráca a povzbudzovanie spojené do jedného.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.그런 환경은 기본적으로 광역대 통신망, 공동 작업, 그리고 격려가 합쳐진 것들입니다.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Lényegében szélessáv, együttműködés és bátorítás egybegyúrva.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Ne ovat käytännössä laajakaista, yhteistyö ja rohkaisu koottuna yhteen.
Basitçe, geniş kapasiteli ağ bağlantısı, işbirliği ve cesaretlendirmenin bir araya gelmesiyle oluşuyor.Những môi trường này cơ bản là đường truyền Internet, sự cộng tác và khích lệ được kết hợp lại với nhau.