Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.後にクーザンは彼女の家を訪れ、彼女の勉強を激励している。
Nitekim cesaret edip konuşunca işler değişir.気持ちが昂ると話し方が変わる。
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.イギリス軍は再度砦を占領するための試みを起こさなかった。
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.(独唱と合唱) 希望と栄光の国よ、 其は自由の砦よ、 いかに汝を讃えようか?
Bu olayın demiryolu işçilerine cesaret vereceği düşünülmüştü.そのため、鉄道事業者からは重宝された。
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.新居で新生活を始める。
6- Cesaretsizlik.上六、苦節。
Bu ne cesarettir.これ下勇なり。
Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.御手杵 忠(おてぎね ただし) 20歳。
Fakat Takaki'ye hislerini açıklamak için yeterli cesareti yoktur.光彦に引けを取らない推理力を持つ。
Ancak kimse ayağından sürüklemeye cesaret edemedi.しかし、自分から進んで人柱に立とうと言う人はいなかった。
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.また、本堂内に入ることはできない。
Kimse Lagana'ya karşı çıkmaya cesaret edemez.誰も手をつけない萬田逮捕に躍起になる。
Ama cesaret edip çektim.だが勇気に欠けていた。
Cahil cesareti vardır.声優は泰勇気。
Bu olaydan sonra aleyhinde söz söylemeye kimse cesaret edemedi.これらのことを敢えて口に出す人はいません。
Kendi aklınla düşünmeye/akıllı olmaya cesaret et, başla!".何を信ずるかは自ら考え慎重に行動しろ」と言う。
Romanı, ülkeleri İtalya'da kimse yayımlamaya cesaret edememiştir.イタリア イタリアの放送事業者は本大会を国内放送しなかった。
Kimse onunla yarışmaya cesaret edemez.勝負への執念は誰にも負けない。
Oyunun ünlü sözü: "Varolabilmek için gereken tek şey, cesaret!単独での魔法の言葉は「まるまるまるっと ひらめーく!
Fokas'ın kendi dini cesaretini yansıtan dini törenleri de vurgulanmaktadır.また軍の宗教儀式もフォカス自身の宗教的な熱意によって強調されている。
Cesaret bakımından.胆力を感じる。
Gece yarısına doğru ön asya sınırını aşmaya cesaret eder.恒星時での深夜0時は春分点が子午線を上方通過する時刻である。
Tiberius bu savaşta cesareti ve disiplini ile tanınır.若いシェルビーはこの戦闘におけるその技量と勇敢さで称賛された。
Birinci Dünya Savaşı sırasında Batı Cephesinde görev yaptı ve cesareti nedeniyle madalya aldı.彼は、第一次世界大戦に従軍し、その勇敢さから勲章を授かっている。
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).有谷 早苗(ありや さなえ) 奏の母。
Bu da bir cesaret gösterisidir.勇気を示すため。
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.もうあの子は帰ってこないのかもしれない」と言うのだった。
Ame cesaretsiz, ürkek Bergþóra kanının intikamını alır.金メダルを獲得し白人たちから無血勝利を得る。
26 Mayıs 1917'de İtalya Gümüş Askeri Cesaret Madalyası ile ödüllendirildi.1917年5月26日,他獲授意大利銀製勇敢勳章。
Kalabalığın bir kısmı, cesaretine hayran kalıp "Vive la Reine!"示威者以缄默回以敬意,随后许多人欢呼了起来:“王后万岁!”(Vive la Reine!
Bismarck, Leopold'u teklifi kabul etmesi için cesaretlendirdi.俾斯麦鼓励利奥波德接受这一提议。
Bu oyun bir cesaret oyunudur.此遊戲是一個动作冒险游戏。
Adamlarının cesaretine ve disipline güvenen Sezar hatların tutulmasını emretti.凱撒信任他的人的纪律和勇气,下令不准后退。
8 Nisan günü V. Aleksios'un ordusu Haçlıları cesaretsiz kılan kuvvetli bir direnç ortaya koydu.4月8日,阿历克塞五世的军队进行了顽强的抵抗,来阻止十字军的进攻。
Yarışmanın sloganı olan Dare to Dream (Türkçe:"Hayal kurmaya cesaret et"), 28 Ekim 2018'de açıklandı.本次賽事的主標題「放膽逐夢(Dare to Dream)」在2018年10月28日公布。
Bu olaydan sonra aleyhinde söz söylemeye kimse cesaret edemedi.自此,再無敢进谏此事之人。
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.」「我不相信我們將不再見面。
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.)於是他們再也不敢為寇作盜了。
Rahipler sınıfının mesajı, Haçlılara tekrar güven vermek ve onları cesaretlendirmek üzere dizayn edildi.教士的信息是为了安抚和鼓励十字军。
6- Cesaretsizlik.六可意聲。
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.我们将同化你们的生命和技术,你们的人民将为我们服务。
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?这一下子让我警醒起来。
Bu ne cesarettir.膽子很大。
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.他在這就再也沒上過場。
Hagen meydan okur, fakat kimse onunla dövüşmeye cesaret edemez.止贡十分傲慢,强迫他属下跟自己比武,但没人敢跟他交手。
Kırmızı renk cesareti, beyaz renk ise yüksek morali ifade etmektedir.“红色代表勇气,白色代表纯洁”。
Cesareti ile ün salmıştır.有著勇將之名。
Şirket, Danıştay'a gitme cesareti bile bulamadı.番殺官軍,憚不敢詰。
Açıklamaya “Fantastik bir güç ve cesaret gerekli.要做到他所做到的,你需要極大的才華跟熱情。
Bu olayın demiryolu işçilerine cesaret vereceği düşünülmüştü.此事件催生出鐵道公安職員的制度。
Aklını kendin kullanmak cesaretini göster!너 자신의 지성을 사용할 용기를 가져라!
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.그대는 땅과 권리를 쟁취했노라 자유는 용기로부터 얻어지네 눈을 올려라, 미래는 그대라네
6- Cesaretsizlik.못생기다 6.
Sapere aude (Latince: "Bilmeye cesaret et!")사페레 아우데(라틴어: Sapere aude)는 "과감히 알려고 하라!"는 뜻의 라틴어 경구이다.
Şirket, Danıştay'a gitme cesareti bile bulamadı.또한 주식을 사들여 회사를 탈취하려다 뜻대로 되지 않았다.
Cesaret bakımından.백비심이라고도 한다.
Kırmızı renk cesareti, beyaz renk ise yüksek morali ifade etmektedir.빨간색은 용기를, 하얀색은 순결을 의미한다.
Bu da bir cesaret gösterisidir.이것은 용기의 축제니까!
Muharebe sahasında gösterdiği cesaret ile bu kale kurtarıldı.이 상하이 전투에서 활약한 공로로 권기옥은 무공훈장을 받는다.