Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.사망 당시의 나이는 68세(혹은 74)였다.
Kırmızı: Kahramanlık, cesaret.적색: 용감하고 정직 그리고 용맹한사람을 뜻한다.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.거기에서 다시는 작업 안 할거야.
Tüm sıkıntılarımın sona ereceği bu an, cesaretimin yüzümü kara çıkaracağı an değildir" dedi.만약 (폭행혐의가) 사실로 밝혀지면 나를 용서하지 말라"고 했다.
Kendisi aşırı cesaretiyle tanınır.그는 강경한 입장으로 유명했다.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).아버지는 휘 관책(觀策) 어머니 배상명(裵祥明) 이다.
Tom Mary'yi öpmek istedi fakat denemek için cesareti yoktu.탐은 메리와 뽀뽀하고 싶었지만 시도할 용기가 없었다.
Kırmızı: Kahramanlık, cesaret.אדום: מסמל את הגבורה, האומץ והאהבה.
Açıklamaya “Fantastik bir güç ve cesaret gerekli.היא המשיכה להסביר, "כוח פנטסטי הוא הכרח ואומץ.
Rahipler sınıfının mesajı, Haçlılara tekrar güven vermek ve onları cesaretlendirmek üzere dizayn edildi.הודעת הכמורה הוכנה כך שתחזיר את הביטחון ותעודד את הצלבנים.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.ניצחת את הכוכבים, לך התהילה וזרי הדפנה, מעשיך מזכים אותך בכתר."
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?הוא מבטיח לה שיעיר אותה.
Şirket, Danıştay'a gitme cesareti bile bulamadı.גם הממסד הציוני לא מיהר לתמוך.
Herkes küçük bir çocuk gibi davranmaktadır ona, fakat cesareti karşısında ona saygı duymaya başlayacaklardır.ממשיכה להתנהג אליו כילד קטן אך בו זמנית נוהגת להעבידו לתפעל אותו עקב עצלנותה.
Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.אני זקוק לכל עוז רוחי כדי להיפרד מהעולם בגיל עשרים".
Sonrasında kuzeni onu evinde ziyaret etti ve onu okuması için cesaretlendirdi.משפחתו חיכתה לו בכניסה ושמחה לראותו.
Bu ne cesarettir.לא גבורה הייתה זאת.
İtalyan Komünist Partisi’ne sadakat cesaret işiydi.הגדולה שבהן הייתה המפלגה הקומוניסטית האיטלקית.
Cesareti, kendisine "asker kral" ve "süvari kral" lakâplarının takılmasına neden oldu.אומץ ליבו ודבקותו זיכו אותו לכינוי "המלך החייל" או "המלך האביר".
Kendi anlatımına göre, babası onu cesareti ve zekası nedeniyle kardeşlerinden önde tutmuştu.הללו העריצו אותו בגלל אביו ובגלל אומץ ליבו ופיקחותו.
Cesareti vahşilikten uzaktır.המרד דוכא באכזריות.
Ayrıca herkese sevgi, sevinç ve cesaret getirmek istiyorum; kendin ol ve başkalarına ilham ver!כולן, ביחד ולחוד, מצהירות ומאשרות את מחויבותן להגשמת רצונן; ולהבטחת חייהן, נכסיהן ותהילתן.
Ama bir türlü cesaret edip de gidemez.אך הוא נמנע בגבורה מלעשות כן.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.הצפוניים לא ניסו לתקוף חזרה.
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.טננט, התלהב מהתגשמות חלום הילדות שלו.
Altın madalya savaşlarda en yüksek cesaret gösteren Osmanlı askerlerine verilirdi.במלחמת יום הכיפורים הוענקו 8 עיטורי גבורה (העיטור הגבוה ביותר שניתן בצה"ל) לחיילים.
Romanı, ülkeleri İtalya'da kimse yayımlamaya cesaret edememiştir.עד איטליה כמעט לא ציירתי אנשים.
Anne Marie Walden Boxoffice bilgisi IMDb'de Ateş Altında Cesaretאן מארי פוטמו, במסד הנתונים הקולנועיים IMDb (באנגלית) ערך זה הוא קצרמר בנושא אישים.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Batı Cephesinde görev yaptı ve cesareti nedeniyle madalya aldı.במהלך מלחמת העולם הראשונה הוא לחם בחזית המערבית וקיבל בעבור שירותו אות הצטיינות.
"TSK Üstün Cesaret ve Ferâgât Madalyası", "TSK Üstün Hizmet Madalyası" ve "TSK Şeref Madalyası" sahibidir.קואטליקו: הארכונית החזקה ביותר, מכונה "אם כל האלים" ו"לובשת חצאית נחשים".
Bu görevlerinde kavrayış, cesaret ve içten heves göstermiştir.במעשיו אלה גילה רב־סמל דן איתן אומץ לב, קור רוח ודבקות במשימה."
Cesaret madalyası aldı.Получава медал за храброст.
Yaratma Cesareti, Rollo May'in bir kitabı.Смисълът на тревожността (на английски: The Meaning of Anxiety) е книга написана от Роло Мей.
Sapere aude (Latince: "Bilmeye cesaret et!")Девиза на кораба е: „Sapere aude“ – „Осмелете се да бъдете мъдри“.
Bu ne cesarettir.Това е нечувана наглост!
Cesaretli karakteri hemen göze çarpmaktaydı.Бедни рицари-авантюристи откликнали веднага.
İtalyan Komünist Partisi’ne sadakat cesaret işiydi.В Италия е деец на Италианската комунистическа партия.
Şeritlerdeki üç renk dayanışma, barış ve huzur, cesaret ve kararlılık sembolize etmektedir.Цветовете символизират сплотеност, мир, спокойствие, смелост и решителност.
Operasyona katılan denizciler üç Victoria Haçı ve çok sayıda başka cesaret madalyaları ile ödüllendirildiler.На защитниците са връчени 11 Кръста Виктория, наред с множество други отличия и почести.
Bu beceri ve cesaret birçok kişiye örnek oldu.Параскева обърнала със смелостта и чудесата си мнозина във вярата.
Attila kadının cesaretinden etkilenir ve ona kendisinden ne türlü bir lütuf istediğini sorar.Впечатлен от нейната смелост, Атила ѝ предлага да изпълни нейно желание.
Cesareti ile ün salmıştır.Известен със смелостта си.
Keşke duygularım hakkında konuşma cesaretim olsa.Иска ми се да имах смелостта да говоря за чувствата си.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi)."Majka Courage i njezina djeca" (1941.)
Küçük çocuk için kolay bir seçim olmaz ama annesi onu cesaretlendirir.Osjetljivo dijete trebalo je pažnju, no majka se nije bavila njome.
Yahudiye Valisi Pontius Pilatus'tan İsa'nın cansız bedenini isteme cesaretini göstermişti.Josip iz Arimateje, zamolio je Poncija Pilata za dozvolu, da može pokopati Isusovo tijelo.
Kanıtlayacak cesareti olan her insanın özünde kendisi gibi olabileceğine inanır.Onaj koji sve može lako će doći do uvjerenja da se na sve može usuditi.
Cesaretinden dolayı birkaç madalya aldı ve Üsteğmenliğe terfi ettirildi.Za svoje činy bol odmenený viacerými medailami a bol povýšený na poručíka.
Indar: Savaşın, cesaretin tanrısı.Slovenské ráno: Vstaň, Pane z mŕtvych.
Cesareti ile ün salmıştır.Vyzýva k odvahe.
Ancak kimse ayağından sürüklemeye cesaret edemedi.Nikto si netrúfal proti nemu postaviť.
6- Cesaretsizlik.Subjektívnosť 6.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.Začína sa nová etapa ich spoločného života.
Ama cesaret edip çektim.Myslím, že tam som nadobudol odvahu.
Bu görevinde gösterdiği yetenek ve cesaretinden ötürü Sovyetler Birliği Kahramanı unvanı verildi.Za odvahu a vynikajúce velenie svojej jednotky bol vyznamenaný titulom Hrdina Sovietskeho zväzu.
Çünkü bu kült yiğitlik ve cesareti övüyordu.Kvôli týmto organickým ťažkostiam som stratila odvahu a smelosť.
Ruslar kaleye bir daha saldırmaya cesaret edemediler.Ruskí vojaci neochotní ďalej bojovať ustupovali.
Böyle anlar gelecek için cesaretlendiriyor.Ale prítomnosť už ukazuje cestu do budúcnosti.
Romanı, ülkeleri İtalya'da kimse yayımlamaya cesaret edememiştir.V Taliansku sa výjazdy nečíslujú.
Bu olaydan sonra aleyhinde söz söylemeye kimse cesaret edemedi.Po tomto rozhodnutí sa ho nik nesmel verejne zastať.