Ana içeriğe geç
Sözlük

cesaret ile cümle

cesaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu madalya aşırı savaş cesareti veya başarılı askeri liderliğinden dolayı verilmiştir.يمنح الوسام للاعتراف المدقع بالشجاعة في المعركة أو القيادة العسكرية الناجحة.
Şeritlerdeki üç renk dayanışma, barış ve huzur, cesaret ve kararlılık sembolize etmektedir.وترمز الألوان الثلاثة إلى التضامن والسلام والهدوء والشجاعة والحسم.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.ما نصالحكم إلّا ورجالنا على الثلمة ومجانيقنا تخطر على مدينتكم.»
De laval icattan etkinlendi ve kendi kendini eğiten Dalén’i basit teknik eğitim alması için cesaretlendirdi.وقد أعجب دي لافال بتعليم دالين لنفسه واختراعه وشجعه على أن يتلقى تعليم أساسي تقني.
Bu ne cesarettir.خواطر جريئة.
Yeni bir hayata başlama cesaretini gösteriyorlar.وبدأت تعيش حياتها الجديدة ...
Şövalye Demir Haçı aşırı savaş cesareti ya da başarılı askeri liderlikten dolayı verilmiştir.وتمنح جائزة الصليب الفارس للصليب الحديدي وأوراق البلوط والسيوف للاعتراف بالشجاعة أو قيادة عسكرية ناجحة.
Cesaret bakımından.قلب الشجاعه.
Ancak kimse ayağından sürüklemeye cesaret edemedi.ولم يجرؤ أن يقف أمامه أحد.
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.قال إنه لن يفعل ذلك مرة أخرى".
Rusları cesaretlendiren de Osmanlı yönetiminin kararsız tavrı, askerî ve ekonomik zafiyetleriydi.يعتبر الحديد بدون منازع العمود الفقري لقوة الدولة العسكرية والإقتصادية.
Richard'a Aslan Yürekli unvanı, üstün cesaretine ve komuta kabiliyetine binaen verilmiştir.وقد عرف بلقب ريتشارد قلب الأسد، حتى قبل تتويجه بفضل سمعته كقائد عسكري ومحارب عظيم.
Bu olaydan sonra aleyhinde söz söylemeye kimse cesaret edemedi.ومع ذلك، لم يجرؤ أي شخص على الاعتراض على ما يحدث.
Maginot Hattında hizmet etti ve cesaretinden dolayı madalya aldı.وأُصيب في الحرب وحصل على ميدالية الأستقلال لشجاعته.
17 kez cesaret ve onur madalyası aldı.وتم تكريمها 17 مره بالدكتوراه الفخرية.
Bu dönemde şövalyelere cesaret ve kahramanlık öğretilir ve aşılanır.كذلك حظيت الأشعار البطولية، التي تصف إقدام الملوك والأبطال وشجاعتهم، بشعبية جارفة في هذه الفترة.
Çoğunlukla gösteri amaçlı yapılır ve cesaret gerektirir.على العموم يتطلب توفر جرأة في الشخص الذي يريد القيام بالمخاطرة.
Kendisi aşırı cesaretiyle tanınır.وقد عرف بالطويل لطوله المفرط.
Cesaretine hayranımيعجبني فيك شجاعتك.
Düşmanları bile acı içinde geçen son haftalarındaki cesaretine hayran kaldı.Mesmo seus inimigos admiravam sua coragem durante as semanas finais dolorosas.
Kimse onunla yarışmaya cesaret edemez.Ninguém se deu ao trabalho de competir com ele.
Tanrı'nın adı ile ilk ben saldıracağım ve siz cesaretle beni takip edeceksiniz.Eu vou atacar primeiro em nome de Deus e você seguirá minha bravura.
Bismarck, Leopold'u teklifi kabul etmesi için cesaretlendirdi.Bismarck encorajou Leopoldo a aceitar a oferta.
Kim onu uyandırmaya cesaret edebilir?Não tem coragem de acordá-lo.
Böyle anlar gelecek için cesaretlendiriyor.Essas histórias me inspiram para o futuro.
Kırmızı: Kahramanlık, cesaret.Vermelho: coragem, audácia e valentia.
Tek başına bu çocuğun cesareti herkesin umutsuzluğa kapılmasını önlemişti.A coragem deste menino impediu uma inundação de total desespero.
Cahil cesareti vardır.Um escoteiro é corajoso.
"Annemin Cesareti (Oyun Eleştirisi).«A rota da Mãe Coragem» (em francês)
Cesaretinden dolayı, 2. Sınıf Demir Haç madalyası aldı.Por bravura ele recebeu a Cruz de Ferro de 2ª Classe.
Bir Hollywood partisinde tanıştığı Lawrence Bender Tarantino'yu bir film yazması konusunda cesaretlendirdi.Ele conheceu Lawrence Bender numa festa em Hollywood, e Bender incentivou Tarantino a dirigir um filme.
Birleşen karıncalar, cesaretlerini toplarlar.Cerveja! queriam os soldados.
Yirmi yaşında ölmek için tüm cesaretime ihtiyacım var.) oldu.Tinha minha idade, morreu aos 20 anos".
Ebeveyni, çocukların hayal gücüne dayalı oyunlarını cesaretlendirdi.São crianças cujas brincadeiras despertarão os segredos da casa.
Şirket, Danıştay'a gitme cesareti bile bulamadı.Todavia o ator não conseguiu interessados em patrocinar a ideia.
Cesaret bakımından.A humildade.
Cesaretli karakteri hemen göze çarpmaktaydı.A personagem se impõe rapidamente.
Smitty cesaretinden şüphe ettiği için Doss'tan özür diler.Smitty pede desculpas por duvidar de sua coragem e os dois se reconciliam.
İtalyan Komünist Partisi’ne sadakat cesaret işiydi.Foi militante do activo do Partido Comunista Italiano.
Bu kitabının getirdiği başarı ile cesaretlenerek tam zamanlı yazar olarak çalışmaya başladı.Como resultado, tornou-se financeiramente capaz de trabalhar como escritor em tempo integral.
Cesaretini bul, ve yaşa."Seja corajosa e viva por mim."
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.Ele que mostre o seu poder, e venha quebrar as vossas correias e dar-vos a liberdade!
Cesareti herkesi korkutur. ")Ja a sua me dá um pouco de medo).
Ama Yalnız Dağ'a ve Gri Dağlar'a girmeye cesaret edemedi.Não obtendo êxito, partiu para as montanhas para se unir aos grupos de guerrilha.
26 Mayıs 1917'de İtalya Gümüş Askeri Cesaret Madalyası ile ödüllendirildi.Ele foi premiado com a Medalha para o Valor Militar italiana, de prata, em 26 de maio de 1917.
Trablusgarp Savaşı da onları cesaretlendirdi.A chegada de Rasputine também causou tensões.
Bu gizemli ata binme cesaretini sadece baron göstermektedir.O seu percurso vem sendo demonstrativo da grande deferência dos Criadores de cavalos pela égua.
Bu ne cesarettir."Ousado!
Cesaretine göre, Samir kahramanlık ödülleriyle onurlandırıldı.Shakira foi homenageada com o prêmio de herói.
Bu beceri ve cesaret birçok kişiye örnek oldu.Com sua simplicidade e companheirismo foi exemplo para muitas outras atletas.
Ancak kimse ayağından sürüklemeye cesaret edemedi.Ninguém chegava aos pés dele.
Martin Luther King cesaret verici bir konuşma yaptı.O goleiro Anthony Lopes fez bela defesa.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Eles nunca retornariam para casa novamente.
Bu madalya savaşta askerî cesaret örneği oluşturan kişilere verilirdi.Estes exames providenciavam a seleção de oficiais militares com base no mérito.
Mutsuz olduğumda, arkadaşlarım bana cesaret veriyor.Quando estou triste, meus amigos me encorajam.
Sen yeryüzünü ve haklarını fethettin; Özgürlüğün cesaretinden ortaya çıkacaktır.Je hebt het land overwonnen en je rechten gewonnen; Je vrijheid zal ontstaan door je moed.
Hayatta ancak başa gelenleri cesaretle yüzleşip yutup sindirerek devam edilebileceği mesajını verir.Leer mij slechts het heden dragen met een rustig kalmen moed!
Bu da bir cesaret gösterisidir.Er was ook een Orde voor Dapperheid.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Hij durft zich daarom thuis niet meer te vertonen.
Ama Yalnız Dağ'a ve Gri Dağlar'a girmeye cesaret edemedi.Hij heeft het gebergte nooit betreden, laat staan het gevaarlijke binnenland ingegaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod