Ama sadece 14 tanesi cephede kullanıldı.14-rate dėl pirmosios vietos kovoja tik abu lyderiai.
Aynı yıl Türk askerinin Galiçya Cephesindeki kahramanlıklarını anlatan “Âsitân-ı Tarihte” yayınladı.Taip pat turkai kildino save iš Trojos didvyrio Turko. „Iliadoje“ aprašytų įvykių istoriškumas yra ginčytinas.
Ön cephelerde 21 dükkân bulunur.Antrajame aukšte įrengta 17 šaudymo angų.
On cephesi Gotik ve Romanesk mimarî stillerini karışımıdır.Fasade derinami gotikos ir romantikos elementai.
Rus İç Savaşı'nda Batı Cephesi savaştı ve iki kez yaralandı.Osales Venemaa kodusõjas reamehena Läänerindel ja sai kaks korda haavata.
Binanın en görkemli cephesi güneyidir.Hoonele parim vaade on idast.
Böylece Doğu Cephesi kapanmış oldu.Idakülg on lõheline.
Gidenlerin büyük kısmı cephede şehit olarak bir daha geri dönememiştir.Enamik vangistatuist ei saanud enam kunagi kodukohta naasta.
Birlik 1944 yılının başlarında cepheye gönderilmiştir.Rügement moodustati 1944. aasta alguses.
Ulusal Cephe (Fransızca: Front National, FN) Fransa'da milliyetçi bir siyasi partidir.Rahvusrinne (pr Front National, lühend FN) on Prantsusmaa parempoolne natsionalistlik poliitiline partei.
Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.Tegemist oli neljanda valitsusvastase meeleavaldusega ühe nädala jooksul.
8 Mart 1945'te 2. bölük, Ren nehri savunmasına katılan Siegburg yakınlarındaki cephe hattına yönlendirildi.8. märtsil 1945, väljaõpet lõpetamata, saadeti 2. kompanii Siegburgi lähedal rindele.
Tek katlı evlerde ise sokak cephesinde hiç pencere yoktur.Olen elanud ka keldrikorrusel – aknast muud ei näe kui jalgu!
Değişim ve Özgürlük için Halk Cephesi'nin üyesidir.Süüria parlamendis on esindatud opositsiooniliit Rahvarinne Muutuse ja Vabaduse Eest.
Cephe hattının bu birliklerce takviyesi, 10 Temmuz'da tamamlanmış olacaktı.Nende vägede dislotseerumine uutele positsioonidele oli ette nähtud 10. juuliks 1941.
I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Cephesi'nde Seddülbahir ve Kirte'de görev yaptı.Esimeses maailmasõjas töötas ta Punase Risti laatsarettides Petrogradis ja Tartus.
Cephe, 2009 seçimlerin de José Mujica'nın başkan olarak seçilmesiyle çoğunluğu ve başkanlık mevkiini korudu.2009. aasta presidendivalimistel valiti José Mujica presidendiks.
1918-1919 yılları arasında Doğu Cephesi komutanlığı yaptı.Ta oli aastatel 1918–1919 Põltsamaa alevi komandant.
Birinci Dünya Savaşına 95 yiğidini cepheye göndermiştir.Võitles Esimeses maailmasõjas 95.
Giriş kapısı doğu cephesindedir.Sissekäik asus idaküljel.
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Lewis Milestone'ın yönettiği film.Filmi režissöör oli Lewis Milestone.
Şubat ayında Ruslar bu cephede yeni bir saldırı için planlarını hayata geçiremediler.Veebruaris ei teinud Punaarmee selles lõigus suuremaid rünnakukatseid.
Merkez Ordu Grubunun bir parçası olarak Doğu Cephesi'nde Barbarosa harekatında yer aldı.Selle koosseisuga osales ta ka Väegrupp Süd raames Operatsioon Barbarossas.
Ama bu düşünce cephede hiç kullanılmadı.Seda ideed ei võetud kunagi omaks.
Artık cephede Şapsığlar yoktu.Õhtuses vööndis enam uudiseid polnud.
Ortaya çıkan Mark V modeli cephede hiç kullanılmadı.Tähte T ei kasutata kunagi I ees.
Bolşeviklere karşı cephe kurma çalışmaları başlar.Hääletavad koos bolševikega.
II. Dünya Savaşı'nda birçok cephede savaştı ve çeşitli madalyalar kazandı.Osales Esimeses maailmasõjas ja teenis mitmes rindelõigus.
Dış cephede ahşap aksamlı balkonlar bulunur.Olemas on otse väljast avatavad õhusissevooluavad.
Dış cepheler oldukça sadedir.Pinnakate on suhteliselt õhuke.
Cephesi bitirilmemisti ve 20. yüzyılda eklenip bitirilmistir.Härrastemaja lagunes ning lammutati 20. sajandi keskel.
M133'ler ABD Ordusu'nda uzun süredir cephe birliklerinde M2/3 Bradley'ler ile değiştirilmektedir.M231 oli spetsiaalselt disainitud USA M2 Bradley tanki meeskonnale ja reisijatele.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.그래서 2000년도 여름, 스위스의 이이거산의 북쪽 얼굴(North Face)에서 최초로 베이스 점프를 했고요.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.En 2000, en été, je fus le premier à sauter depuis la face Nord de l'Eiger en Suisse.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.En el verano de 2000 fui el primero en hacer un salto base desde la cara norte del Eiger, en Suiza.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.Így 2000 nyarán én voltam az első bázisugró az Eiger északi faláról, Svájcban.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.În vara anului 2000 am fost primul ce a sărit de pe vârful Eiger din Elveţia.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.Pada musim panas 2000 saya adalah orang pertama yang terjun dari Eiger North Face di Swiss.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.Quindi nell'estate del 2000 sono stato il primo a lanciarmi dalla facciata Nord dell'Eiger, in Svizzera.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.So kam es, dass ich im Sommer 2000 als erster die Eiger-Nordwand in der Schweiz im Base-Jump heruntersprang.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.Vào mùa hè 2000 tôi là người thực hiện cú BASE jump ở Eiger North Face, Thụy Sĩ.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.V roku 2000 som sa stal prvým basejumperom zo severnej steny Eigeru vo Švajčiarsku.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.W lecie 2000 roku wykonałem skok BASE z północnej ściany Eiger w Szwajcarii.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.Έτσι το καλοκαίρι του 2000 ήμουν ο πρώτος που έκανε άλμα BASE από την Βορινή πλευρά του Άιγκερ στην Ελβετία.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.През лятото на 2000 г. станах първият, извършил базов скок от северния склон на Айгер в Швейцария.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.Так, летом 2000 года я был первым, кто совершил прыжок с северного склона горы Эйгер, в Швейцарии.
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.אז בקיץ 2000 הייתי הראשון לעשות קפיצת בסיס מהצלע הצפונית של אייגר בשווייץ
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.في صيف 2000 ، كنت أول من قفز من قاعدة في الجانب المشرق الشمالي من سويسرا
2000 yazında İsviçre'deki Eiger'ın kuzey cephesinden ilk BASE jump yapan kişi ben oldum.ベースジャンプした最初の人間になりました それから2年後には、皆さんもご存知の
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.2002: Beknopt jaaroverzicht
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.2002: Resumen del año
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.2002: Tiivistelmä toiminnasta
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.Il 2002 in breve
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.Leta 2002 se je na mnogih prizoriščih nadaljevalo sodelovanje s partnerji v EU in izven nje.
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.Rok 2002 v p9ehledu
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.Rok 2002 v skratke
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.Samarbejdet med partnere i og uden for EU-regi fortsatte på mange områder i 2002.
AB çerçevesi içinde ve dışındaki ortaklar ile işbirliği 2002 yılında birçok cephede devam etmiştir.Samarbetet med parter inom och utanför EU fortsatte på många fronter under 2002.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.Chcę dowieść, że choć Afryka nie jest frontem w walce przeciw terrorowi, wkrótce może nim być.
Afrika şu anda terörle savaşın ön cephesi olmasa da, yakında olabilir.Haluan väittää, että vaikka Afrikka ei ole eturintama terrorismin vastaisessa sodassa, se voi pian olla.