Artık radyoda her gece Vatan Cephesi'ne katılanların isimleri okunuyordu.Lokalradion läste upp namnen på de omkomna under dagen.
Atış noktalarının yoğunluğu cephe hattının her kilometresinde 6 ya da 7 adede ulaşmaktadır.Det fanns 6 eller 7 eldgivningspunkter per kilometer front.
Ağustos 1942'de donanmaya katıldı ve Pasifik Cephesi'nde görev yaptı.1942 tog han värvning i flottan och tjänstgjorde på Stilla havet under andra världskriget.
Tito'nun partisi olan Halk Cephesi seçimlerde galip çıktı.Han fick stöd från Tea Party-rörelsen i sin vinnande kampanj.
Ulusal Cephenin uzun süre başkanlığını yürüten Jean-Marie Le Pen'in en küçük kızıdır.Han kommer att stå emot Nationella frontens ledare Marine Le Pen.
Aynı zamanda Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi'nin (FSLN) lideridir.Medgrundare av Sandinistiska nationella befrielsefronten.
Binanın giriş kapısı bu cephede bulunur.Huvudingången på byggnadens framsida.
Ayrıca Seddülbahir Cephesi’ne iki tugaylık İngiliz takviyesi de ulaşmış bulunmaktadır.Dessutom råkade av en tillfällighet två betydande publicister flanera förbi.
Scalado'nun yazılımları bir milyardan fazla cep telefonun kamera cihazında yer alıyor.Scalados CAPS finns integrerat i mer än 1 miljard mobiltelefoner över hela världen..
2011 yılında TKP'nin yaptığı Cepheleşme Çağrısı adlı metne imza atanlar arasında yer almıştır.Under 2013 kom följande brott till polisens kännedom i Loving County.
Bu sayede cephe kaplaması gece aydınlatmalarıyla çarpıcı bir görüntü oluşturuyor.Från den formborgen har man en fin utsikt över Naten.
28 Temmuz 1945 tarihinde, saat 9:49 'da bir B-25 Empire State Building'in kuzey cephesine çarpmıştır.Den 28 juli 1945 kraschade en B-25 in i Empire State Building på Manhattan.
Bu yüzeylere Dalga Cephesi denir.I detta sammanhang kallas de magiska tal.
StuG IV modeli özellikle Batı Cephesi'nde çok önemli bir tank imha aracı olmuştur.Stug IV var ett effektiv pansarvärnsfordon på Östfronten.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Vapnen och ammunition för vapnen kan man plocka upp i fält.
Hayko Cepkin de elektronik donanımla arabesk rock müzik yapmaktadır.Detta band skulle spela elektronisk industrirock.
Batı cephesindeki kuleler 69'ar metre yüksekliktedir.Tornen i västfasaden är 69,00 meter höga.
O kadar küçüktür ki, insanların ceplerine kolaylıkla girebilir.Små mobiltelefoner kan lätt gömmas i fickorna.
1942 yılında itibaren tüm tanksavar tüfekleri cephelerden çekildi.1924 togs alla färgade beläggningar bort från vapenrocken.
Piyade Tümeni komutanı olarak Doğu Cephesinde gönderildi.Infanterie-Division, som han ledde under strider på östfronten.
Batı cephesi uzun ve yıpratıcı bir savaşa sahne oldu.Byggnadens huvudentré nås via en lång och bred ramp.
Tek katlı evlerde ise sokak cephesinde hiç pencere yoktur.Vissa sammanträdesrum saknar fönster av säkerhetsskäl.
Taarruz başladığında 15. Tümen’in ileri unsurları ancak cepheye ulaşmışlardı.En vecka innan starten hade bara 15 deltagare anmält sig.
Geniş Cephe, öncelikle ilerlemeci politik partilerden oluşur.De ledande medlemmarna består huvudsakligen av tidigare medlemmar av Framstegspartiet.
Çünkü bu askerler, Ivan'ı cephe gerisindeki askeri okula göndermek istemektedir.Trots detta idoliserar Teddy sin far, och vill ta värvning i amerikanska armén efter gymnasiet.
Artık cephede Şapsığlar yoktu.Då fanns det inga lindar på gatan.
Halilbeyli Tebriz, 1991 yılının sonunda gönüllü olarak cepheye gönderildi.Тебріз Халілбейлі у кінці 1991 року направився добровольцем на фронт.
25-26 Temmuz 1993'te Moskova'da Ulusal Kurtuluş Cephesi II. Kongresi'nde yer aldı.25-26 липня 1993 прийняв участь в роботі II конгресу Фронту національного порятунку в Москві.
2005'te cep telefonu versiyonu çıkarılmıştır.В 2005 створена версія для мобільних телефонів.
Her bir cephesinde saat bulunur.Біля кожної дошки є свій годинник.
Rus İç Savaşı'nda Batı Cephesi savaştı ve iki kez yaralandı.Брав участь у Громадянській війні в Росії, двічі був поранений.
1675 - Hollandalı bilim adamı Christiaan Huygens cep saatinin patentini aldı.1675 — нідерландський фізик Хрістіан Гюйгенс запатентував кишеньковий годинник.
Babası onu cepheye beraberinde götürmek zorunda kaldı.Його батько пішов на фронт.
M1,sabit cephane kullanıyordu.Конструкція M1 передбачала звичайну гармату.
Rus cephesinde mücadele etti ve yaralandı.Воював в Росії, був поранений.
Bunlardan en kayda değeri, Vicenza'daki Basilica Palladiana'nın cephesindeki sırakemerlerdir.Найбільш значущим до цього був театр в залі Базиліки Палладіана.
İsrail'in nükleer cephaneliği ve gücü hakkında bu yüzden kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Про проведення Ізраїлем випробувань ядерної зброї достовірно нічого не відомо.
Samara vatandaşlarının da pek çoğu gönüllü olarak cephede savaştı.У числі перших викладачів ОДУ добровільно пішов на фронт.
Cep telefonları da vardır.Мобільні телефони.
"Çanakkale Cephesi'nde 57. Alay" (PDF).57-ма одшбр в Середньоазіатському військовому окрузі (смт.
Wespe ilk olarak 1943 yılında ön doğu cephesinde kullanıldı.Вона була результатом досвіду використання артилерії на Східному фронті у 1943.
Çanakkale cephesinde Kara Muharebeleri başladı.Для ракошинців почались чорні дні.
1917 yılında Doğu Cephesi'ne kaydırıldı.Після 1917 року оселився на Далекому Сході.
İsgal sırasında sinagog cephanelik olarak kullanıldı.Під час окупації синагога використовувалася як артилерійський склад.
Aralık ayında Güney Cephesi komutanlığını alır.У кін. вересня призначений командувачем Південного фронту.
Fakat Alman cephesi yarılmış değildi.Німецький фронт прорвано не було.
Amerika Birleşik Devletleri'nde Sprint'in cep telefonu şebekesinde kullanılmak üzere pazarlandı.Підтримуються будь-які телефони, придбані у Sprint.
Constantinus Ren cephesinde güvenliği sağladı ve Galya'dan İtalya'ya uzanan geçitlere asker yerleştirdi.Костянтин забезпечив захист рейнських кордонів і поставив гарнізон на шляху з Галлії в Італію.
İki sıra kemerli cephesi bulunmaktadır.Часом трапляється й дві пари ріжків.
Doğu ve güney cephelerinde de meşguldüler.Воював на Східному і Південному фронтах.
Knappe, Doğu Cephesinde ve İtalyan seferinde savaşmaya devam etti.Згодом він воював на східному фронті (за полярним колом) і в Італії.
9 aylık hapis cezasının ardından yeniden cepheye gönderildi.Через 9 років він знову потрапить до тієї ж в'язниці.
Dört ay sonra Schwarzschild doğu cephesinde hastalıktan öldü.Він помер у лікарні Кінґс-Каунті чотири дні потому.
Moskova cephesi kötü durumdaydı.Москва поставилася до цього негативно.
Bununla birlikte, sık sık cepheye gider, savaşlara katılırdı.Часто він виходив на арену, беручи участь у боях.
Bu sebepten Uşak Cephesi zayıflamıştı.Становище робітників помітно погіршилось.
Teslim kararından sonra, uzak savaş cephelerindeki üst düzey komutanların güçlük çıkarabileceği bekleniyordu.Оскільки справа була ризикована, більшість командирів висловилося проти.
Güneybatı Rus cephesi.Архів Південно-Західної Росії.
Sonraki gün, Tekirdağ limanı yakınlarında, cephane yüklü Türk yük gemisi Nagara ile karşılaştı.На наступний день біля острова Сент-Круа сталася перша збройна сутичка з карибами.
Kervansaraya Güney batı cephesinde bulunan ihtişamlı bir tac kapıdan girilmektedir.Повсюди панує тридільний тип хати із входом з поздовжньої південної сторони.