Ana içeriğe geç
Sözlük

cep ile cümle

cep kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
578'de, Mezopotamya'daki ateşkes sona erdi ve savaşın ana odağı bu cepheye kaydı.Nel 578 la tregua sul fronte della Mesopotamia terminò e le iniziative militari ripresero in tutta l'area.
Faks göndermek ve almak mümkün olan birkaç cep telefonundan biridir.Questo è uno dei pochi telefonini capaci di ricevere ed inviare fax.
1138 yılında çok sayıda cephede çatışmalar başlar.I combattimenti iniziarono su vari fronti durante il 1138.
Aynı yıl Sosyalist Halk Cephesini kurar.Fonda il Fronte Socialista Popolare nello stesso anno.
Haziran 1941 yılında Ukrayna cephesindeki çabaları için İkinci Sınıf Demir Haç verildi.Nel giugno 1941 venne insignito della Croce di Ferro per le sue azioni nel fronte ucraino.
Bununla birlikte, 1944 yılı boyunca Wehrmacht Doğu Cephesi kuvvetleri, tüm cephe hattında geri atılmışlardı.Durante i primi mesi del 1944 la Wehrmacht si era ritirata lungo l'intero fronte orientale.
Bravia markası Japon piyasasında genellikle cep telefonları için kullanılır.Sul mercato giapponese il marchio BRAVIA è usato anche per i telefoni cellulari.
Cephaneliği yoktur.Ma non ha più munizioni.
Daha sonra 1941'de Doğu Cephesi'nde Totenkopf birliğine gönderildi.Fu trasferito alla Divisione Totenkopf sul Fronte orientale nel 1941.
Babası onu cepheye beraberinde götürmek zorunda kaldı.Sam la porta con sé fin dall'inizio.
Kurtuluş Cephesi.Limiti del risarcimento.
NML Cygni S Persei VV Cephei VY Canis Majoris ÜstdevlerStelle più grandi conosciute NML Cygni UY Scuti VY Canis Majoris
1973 : İlk cep telefonu Martin Cooper tarafından yapıldı."1973" invece indica l'anno in cui è stato realizzato il primo telefono portatile da parte di Martin Cooper.
El oğlunun adı cephe boyunca dolaştı.Il suo nome vagava per il fronte.
Haziran sonlarında Türkler karşı saldırıya geçerek Rus cephesini 35 kilometre (20 mil) kadar yardılar.Nel tardo giugno, le forze turche contrattaccarono e penetrarono per 20 miglia attraverso le linee russe.
Göğüs göğse çarpışmalar bütün cephelerde yaşanır.Che i tuoi raggi risplendano sul mio petto durante il giorno.
Tasarım o zamandan beri neredeyse tüm cep telefonu üreticileri tarafından defalarca kopyalanmışdır.Questo metodo è stato poi ripreso da quasi tutti i produttori di chitarre.
Alman ordusunun iki cephede birden savaşmak zorunda kalacağını düşündü.L'armata francese in Italia si trovò dunque a combattere su due fronti.
Böylece Doğu Cephesi kapanmış oldu.Viene chiusa la Data East.
Poşeti açan elemanlar, içerisinde eski model bir cep telefonu olduğunu fark etmiştir.Apri questa, solo per vedere che è inserita una nuova bambola.
Bununla birlikte, bu ateşkes yalnızca Mezopotamya cephesine uygulanmıştı; Kafkasya'da savaş devam etti.Tuttavia, questa tregua valeva solo per il fronte Mesopotamico e la guerra continuò sugli altri fronti.
Cephe birlikleri, 209'uncu Tüfek Bölümü'nü içeriyordu.Assieme a loro, c'erano unità della 79ª Divisione corazzata.
Ne var ki Demirbaş Şarl tüm cephelerde zafer kazandı.Il premio è andato però ad Iver Fossum.
2012 ve 2013 yıllarında cephe hatları çok fazla değişmemiştir.Ha affermato che nemmeno i bilanci del 2012 e del 2013 erano veritieri.
Cep telefonlarında, bu, cihazın dahili GPS izleyicisi kullanılarak yapılır.La già citata modalità Viaggiatore utilizza la funzione GPS del dispositivo.
Tedavisi biter bitmez yeniden cepheye döndü.Dopo la guarigione non tornò più al fronte.
Çerkez Etem aynı yıl Salihli Cephesi'ni kurmuş ve kendini cephe komutanı ilan etmiştir.Il Capitolo Generale si riuniva una volta l'anno e aveva anche il potere di deporre il priore generale.
Binanın kuzey ve güney cephelerindeki yan dehlizler 1833 yangınında yok olmuştur.I lati ovest e sud sono vennero distrutti nell'incendio del 1678.
1 Ocak 1942'de Doğu Cephesi'nde 86. Piyade Tümeni komutanlığına atandı.Il 1º gennaio 1942 gli fu assegnato il comando della 86.
1967 Texas Instruments ilk cep hesap makinesini yaptı.Nel 1967 la TI sviluppa il primo prototipo di una calcolatrice tascabile.
Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt değildir köyde elektrik ve sabit telefon vardır. cep telefonları çekmektedir.Nella Città delle Tenebre non è disponibile la corrente elettrica e possedere telefoni cellulari è un reato.
Cephane ve yakıt sınırlanmıştır.Munizioni e bengala sono limitati.
2. Tümen’in cepheden çekilmesiyle boşalan mevzilere 12. Tümen yerleşmiştir.Generalmente, per gli atterraggi, viene utilizzata la pista 12.
Binanın en görkemli cephesi güneyidir.La parte più interessante dell'edificio è la tribuna.
Osmanlı orduları, Kafkas cephesinde yenilgiye uğradı."Mighty Max catturato nelle fauci della sventura" ^ Trad.
Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.L'attentato è rivendicato dal Fronte Popolare di Liberazione della Palestina.
Esaretten döndükten sonra, Kurtuluş Savaşı'na katılarak, Güney Cephesinde görev aldı.Fedele al giuramento, si portò al Sud e partecipò alla Guerra di Liberazione.
Birçok Germen kendiliklerinden cephedeki Dacia ve Pannonia ile Germanya ve İtalya'ya yerleştiler.Alcuni di loro ricevettero terre nella province di Dacia, Pannonia, Mesia, Germanie e nella stessa Italia.
“Faşizme Karşı Birleşik Direniş Cephesi”nin kuruluşuna katıldı.40, istituiva l'"Alto Commissariato per le Sanzioni contro il Fascismo".
1941-1942 kışında, Wehrmacht Doğu Cephesi'nde bir çıkmazın içine düşmüştür.L'inverno 1941-42 fu lungo e poco attivo per la Zerstörerwaffe, sul Fronte Orientale.
Bu türde seyirci sahneye sadece bir cephesinden bakar.Ma lo vedono soltanto quelli che osservano il ritratto da una certa distanza.
Cephe, farklı özelliklerdeki iki hava kütlesini birbirinden ayıran hat.Più righe se stesso allenatore in due periodi distinti.
Yine 1960'ta milletvekili seçildi ve Ulusal Mücadele Cephesi, Lübnan hükümetinde on bir sandalye kazandı.Quell'anno stesso fu rieletto deputato e l'FLN ottenne undici seggi in seno al parlamento libanese.
Tüm dış cephesi ahşap ile kaplanmıştır.L'esterno è tutto in legno marcio.
Seddülbahir Cephesi’nde ise gece taarruzu olarak uygulanmıştır.Il sito è regolarmente gestito con servizio di guardiania notturna.
Bu yangınlar sonucu dış cephe kaplaması tahrip oldu.A causa del fuoco, le vetrate della parte anteriore sono state distrutte.
Kızılordu yeniden toplanıp güney cephesindeki Denikin’e saldırmak için hazırlıklara başlar.Il gruppo si divide nuovamente per mettersi sulle tracce del sospettato.
Bu bölge genelde "β Cep kararsızlık kuşağı" olarak bilinir.Comunemente questa zona è conosciuta come "Area di Broca".
Kemal Bey, Sarıkamış Olayında cepheye gitmiş, esir düşmüş ve verem hastalığıyla birlikte evine geri dönmüştür.Ora il paziente era ritornato a Mosca, lasciando la moglie in balia di speranza e paura.
Bu arada DP Vatan Cephesi'ni kurdu.Nel frattempo si lessa del sedano.
Manastırın iç cephesi ve çanları.Sono ben visibili il campanile e il chiostro del convento.
Çok özel amaçlar için az sayıda tank cephede kullanıldı.Pochissimi esemplari sono stati impiegati per scopi privati.
Hematoloji Onkoloji Cep Kitabı.Trattato di chirurgia oncologica.
Fransa nın isgalinden sonra 74 adet M12 cepheye hazır hale getirildi.Prima dello sbarco in Normandia 74 M12 furono sottoposti ad un programma di aggiornamento.
Bu cephedeki harekatları esasen doğu cephesindeki gidişat üzerinde çok hayati rol oynamamıştır.Nei primi giorni ci fu un combattimento abbastanza indeciso nella periferia della città.
Taarruz başladığında 15. Tümen’in ileri unsurları ancak cepheye ulaşmışlardı.Nonostante l'intervento dei primi reparti appena arrivati della 15.
Bu durum, cephenin sol kesimini fazlasıyla etkilemiş ve Osmanlı savunmasının tümden çökmesine yol açmıştır.Questo ha danneggiato il ventricolo sinistro, mettendo a serio rischio la vita del dottore.
Böylece Siraküza güçleri iki değişik cephede çarpışmaya zorlandılar.Risulta evidente che Siracusa e Crotone fossero schierate su due fronti opposti.
Ulusal Cephenin uzun süre başkanlığını yürüten Jean-Marie Le Pen'in en küçük kızıdır.Suo capogruppo era ancora una volta Jean-Marie Le Pen, leader del Fronte Nazionale.
Bu taarruz planı, cephe boyunca genel bir taarruzu değil, dar bir cepheden taarruz edilmesini öngörmektedir.Il tempio era accessibile non tramite un crepidoma perimetrale, ma attraverso una scalinata frontale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod