Ama sadece bir kısmı İslam Cemaatine bağlıdır.Но только часть из них относится к исламским обществам.
Ama sadece bir kısmı İslam Cemaatine bağlıdır.جزء منهم فقط يتبع على كل حال إلى الطوائف الإسلامية.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Ja, pastor kościoła, w jednej z najobfitszych części US -- w skupisku ogrodzonych społeczności.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.저는 미국내에서 가장 부유한 지역 중 한 곳에 있는 교회의 목사 입니다. 벽으로 둘러싸인 대규모 주택단지 지역입니다.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Slujesc la o biserică într-una din cele mai influente zone din America -- câteva comunităţi împrejmuite.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Spravujem cirkevný zbor v jednej z najzámožnejších oblastí Ameriky - niekoľko oplotených komunít.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Spravuji církev v jedné z nejzámožnějších oblastí Ameriky - několik oplocených komunit.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Είμαι πάστορας εκκλησίας σε μια από τις πιο εύπορες περιοχές της Αμερικής -- ένα σωρό κλειστών κοινοτήτων.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Аз отговарям за черква в една от най-богатите области в Америка -- много общини.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Я керую церквою в одному з найбагатших районів Америки — там купа замкнених спільнот.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.Я служу пастором церкви в одном из самых богатых районов Америки -- группа закрытых поселков.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.אני הכומר של כנסיה באחד האזורים הכי משפיעים באמריקה -- קבוצה של קהילות מגודרות.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.أنا قس لكنسية في أحد أغنى الأماكن في أمريكا -- مجموعة من المجتمعات المغلقة.
Amerika'nın en zengin alanlarından birindeki kilisede papazlık yapıyorum -- bir grup önü açık kişiler cemaati.いくつもの塀で囲まれたコミュニティーがあります 私の教会には 会社の重役や科学者が大勢います
Ayrıca birçok kuruluş ve cemaatler gençlik çalışması yapmaktadır.Beaucoup d'associations et de paroisses travaillent également auprès des jeunes.
Ayrıca birçok kuruluş ve cemaatler gençlik çalışması yapmaktadır.Många organisationer och församlingar bedriver också ungdomsarbete.
Ayrıca birçok kuruluş ve cemaatler gençlik çalışması yapmaktadır.Myös monet järjestöt ja seurakunnat tekevät nuorisotyötä.
Ayrıca birçok kuruluş ve cemaatler gençlik çalışması yapmaktadır.Многие общественные организации и религиозные приходы также проводят работу с молодежью.
Ayrıca birçok kuruluş ve cemaatler gençlik çalışması yapmaktadır.كذلك تقوم العديد من المنظمات والأبرشيات بتنظيم العمل الشبابي.
Ayrıca birçok kuruluş ve cemaatler gençlik çalışması yapmaktadır.许多非盈利组织及教会也组织各种青少年活动。
Ayrıca dağlarda yeni bir servis mekanı edinip kıyıdaki olağan kiliselerini bırakan kilise cemaati.A fost apoi congregația care nu a ținut slujba în biserica obișnuită de pe mal pentru a o face pe dealuri.
Ayrıca dağlarda yeni bir servis mekanı edinip kıyıdaki olağan kiliselerini bırakan kilise cemaati.그 다음에는 언덕에서 예배를 드리기 위해 평상시에 바닷가에 있는 교회건물을 떠났던 교인들이 있었습니다.
Ayrıca dağlarda yeni bir servis mekanı edinip kıyıdaki olağan kiliselerini bırakan kilise cemaati.Và rồi có giáo đoàn rời nhà thờ thường lệ bên bờ biển của mình để đi phục vụ trên những ngọn đồi.
Ayrıca dağlarda yeni bir servis mekanı edinip kıyıdaki olağan kiliselerini bırakan kilise cemaati.Το εκκλησίασμα που είχε φύγει από την κανονική του εκκλησία στην ακτή, για να κάνει λειτουργία στους λόφους.
Ayrıca dağlarda yeni bir servis mekanı edinip kıyıdaki olağan kiliselerini bırakan kilise cemaati.За църковното събрание, което напуснало сградата на брега в този ден за да проведат службата на хълма.
Ayrıca dağlarda yeni bir servis mekanı edinip kıyıdaki olağan kiliselerini bırakan kilise cemaati.והקהילה שעזבה את הכנסייה הרגילה שלה על החוף כדי לערוך טקס בהרים.
Ayrıca dağlarda yeni bir servis mekanı edinip kıyıdaki olağan kiliselerini bırakan kilise cemaati.وهناك جماعة المصلين الذين تركوا مبنى الكنيسة المعتاد الموجود على الشاطيء للصلاة على التلال.
Ayrıca dağlarda yeni bir servis mekanı edinip kıyıdaki olağan kiliselerini bırakan kilise cemaati.難を逃れた信徒たち 通常よりも長い説教をして
Bazı yerlerde sosyal hizmetler büroları (sosiaalitoimisto) ve dini cemaatler de yardım edebilirler.Joillakin paikkakunnilla myös sosiaalitoimistot ja seurakunnat voivat auttaa.
Bazı yerlerde sosyal hizmetler büroları (sosiaalitoimisto) ve dini cemaatler de yardım edebilirler.På vissa orter kan även socialbyrån (sosiaalitoimisto) eller församlingarna hjälpa.
Bazı yerlerde sosyal hizmetler büroları (sosiaalitoimisto) ve dini cemaatler de yardım edebilirler.في بعض البلديات السكنية من الممكن أن تقدم المساعدة مكاتب الخدمات الاجتماعية (sosiaalitoimisto) والكنائس أيضاً.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.자, 그것은 5세기에 성 베네딕트가 그의 추종자들을 다소 놀라게 했던 조언입니다.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Ăsta a fost sfatul dat de Sf. Benedict discipolilor săi uimiți, în secolul V.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Benedikt dal svojim precej vznemirjenim privržencem v petem stoletju.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Benedikt svojim pomerne vyľakaným nasledovníkom v piatom storočí.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.C'était le conseil que Saint Benoît avait donné à ses disciples, plutôt surpris, au cinquième siècle.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Chtěl bych, abyste všichni na okamžik vypli, vy nebozí chudáčci a provedli inventuru svého zoufalého bytí.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Dat was het advies van Sint Benedictus aan zijn verbaasde volgelingen in de vijfde eeuw.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Det var rådet som Sankt Benedikt gav sina något häpna anhängare på 400-talet.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Đó là lời khuyên mà thánh Benedict đã ban cho các môn đồ vào thế kỉ thứ 5
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Ese fue el consejo que San Benito le dio a sus atónitos seguidores en el siglo V.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Este foi o conselho que São Bento deu aos seus seguidores assustados no século V.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Ez volt az a tanács, amit Szent Benedek adott megszeppent követőinek az ötödik században.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Itulah nasihat dari Santo Benediktus kepada pengikutnya yang cukup terkejut pada abad kelima.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Nun, das war der Rat, den St. Benedikt seinen recht verdutzten Gefolgsleuten im fünften Jahrhundert gab.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Ora questo è il consiglio dato da San Benedetto ai suoi sbigottiti seguaci nel quinto secolo.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.To była rada św. Benedykta, udzielona cokolwiek zaskoczonym zwolennikom w V stuleciu.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Αυτή ήταν η συμβουλή που ο 'Αγιος Βενεδικτίνος έδωσε στους τρομαγμένους μαθητές του τον 5ο αιώνα.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Именно такой совет дал Святой Бенедикт своим весьма изумленным последователям в пятом веке нашей эры.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Сега това е съвета, който Св.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.Це була порада яку Святий Бенедикт дав своїм приголомшеним учням в п'ятому столітті.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.זו היתה העצה שהקדוש בנדיקט נתן לחסידיו המופתעים במאה החמישית.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.الآن هذه كانت هي النصيحه التي أعطاها سانت بنديكت لأتباعه في القرن الخامس.
Benedikt kendi cemaatine vermişti.これは 15世紀に 聖ベネディクトが いささか驚くべき数の信者に 与えた忠言ですが
bir başka Finlandiya’da tescil edilmiş dini cemaatlerde kıyılabilir.au sein d'une autre communauté religieuse enregistrée en Finlande.
bir başka Finlandiya’da tescil edilmiş dini cemaatlerde kıyılabilir.en cualquier otra comunidad religiosa registrada en Finlandia.
bir başka Finlandiya’da tescil edilmiş dini cemaatlerde kıyılabilir.i något annat religiöst samfund som är registrerat i Finland.
bir başka Finlandiya’da tescil edilmiş dini cemaatlerde kıyılabilir.jossakin muussa Suomessa rekisteröidyssä uskonnollisessa yhdyskunnassa.
bir başka Finlandiya’da tescil edilmiş dini cemaatlerde kıyılabilir.в иной зарегистрированной в Финляндии религиозной общине.
bir başka Finlandiya’da tescil edilmiş dini cemaatlerde kıyılabilir.في مكان آخر في فنلندا لإحدى الطوائف الدينية المسجلة.