İzlanda'da Yahudi cemaati bugün neredeyse kalmamıştır.Židovská komunita na Islande v súčasnosti takmer neexistuje.
Ülkedeki Yahudi cemaati 2000 yılında bir sinagog bir de kültür merkezi açmıştır.V roku 2000 miestna komunita otvorila synagógu a kultúrne centrum.
Fakat Yahudi cemaatinin bazı üyeleri ise Irak ve Aden'liydi.Niektorí z členov miestnej komunity však boli imigranti z Iraku alebo z Adenu.
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.No v Rafahu naďalej zostal malý kontingent izraelských vojsk.
Ayrıca, 19. yüzyılda Bursa'da Yahudi cemaatinin de iki Alliance okulu vardı.Na sklonku 19. storočia sa v nej nachádzala židovská škola.
33,987 nüfuslu Lihtenştayn'da 18 kişilik bir Yahudi cemaati bulunmaktadır.Židia v Lichtenštajnsku v súčasnosti tvoria 18-člennu menšinu z celkového počtu 33 987 obyvateľov.
Ülkedeki Yahudi cemaatinin nüfusu 100'den azdır.Židovská komunita v Sudáne existuje zhruba jedno storočie.
Cemaat Toprakları: Köy halkına ait topraklar.Pôda patrila obci/celému spoločenstvu.
Ulus kavramını "hayali cemaat" olarak tanımlamasıyla ünlenmiştir.Vysnívaná jednota národa sa mu javila ako ilúzia.
Cemaat hocanın etrafında halka olur, anlatılanları dinlerdi.Kráľ má blízko k ľudu, vypočuje si jeho názory.
Ortaçağda Aşkenaz Yahudi cemaatlerinde kızlar genç yaşta evlendirilirdi.Po plemiških običajih srednjega veka so Ano zaročili, ko je bila še otrok.
Cemaat Toprakları: Köy halkına ait topraklar.Za narod vreden svoje domovine!
Cemaatler ayrıca popüler olan diğer şarkıları da söylerler.Nekatere bolj popularne pesmi pa so napisali tudi drugi.
Kilise genel olarak İngiliz cemaat kilisesi şekline sahiptir.Anglikanska cerkev ima status državne cerkve.
İlk Hong Kong Yahudi cemaati 1857'de kuruldu.Judovsko pokopališče je nastalo leta 1851.
(Sünnîlere göre bu, Ehli Sünnet ve Cemaat'in itikat ve icraatlarına uymak demektir.)(Ta podoba je ostala v narodovem spominu kot sinonim krutosti in zlobe.)
Bu anlaşmazlıklar kimi Budist cemaatlerde (Sangha) ayrılığa neden olmuştur.Ta stupa obeležuje Budovo resolucijo spora med sangha (skupnost).
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Kaj je senca Conradove umetnosti?
Oradaki cemaate Svalbard Havaalanı, Longyear ve Svalbard Kilisesi'nce hizmet verilmektedir.Del mesta so tudi letališče Svalbard Longyear in Svaldska cerkev, najsevernejša cerkev na svetu.
Aralık 2006'da Küba Yahudileri cemaatlerinin 100. kuruluş yıldönümünü kutlamıştır.V letu 2006 je Pihalni orkester praznoval 100. obletnico svojega delovanja.
Kanada ve Batı Avrupa'da da daha küçük İran Yahudi cemaatleri bulunmaktadır.Podobna praznika imajo tudi turški in iranski Judje.
Günümüzde Bursa Yahudileri çok küçük bir cemaat olarak yaşamaktadır.Worms ima danes le zelo majhen judovsko skupnost.
Köy halkı Oğuzların Avşar boyunun Karamanlı cemaatine mensuptur.Frenkova žena je v dobro vseh vaščanov izdala skrivališče svojega moža.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Kaip skaldomas Kaukazas?
Her cemaatin bir hahamı olması gerekmez.Ne kiekvienas dirgiklis sukelia pojūtį.
Başka bir cemaat de 922'de Sidon'da kuruldu.Jis buvo įkurtas dar 979 m. Daglaso mieste.
Daha önce yıkılan son cemaat yeri aslına uygun yeniden inşa edilmiştir.Rietuvė tinka, nes paskutinė išsaugota būsena turi būti atstatyta pirmoji.
Uluslararası cemaat bunu tanımamaktadır.Šios konfederacijos nepripažįsta tarptautinė bendruomenė.
Çoğunluğu Hindistan, Pakistan ve İsrail'de bulunan bu cemaatin 65.000 üyesi bulunmaktadır.Visame regione, tiek Indijoje, tiek Pakistane, gyvena daugiau nei 150 mln. gyventojų.
Cemaat de aynısını yapar.Taip pat tuo užsiima ir įmonės.
Cemaat yedi kişilik bir konsey tarafından yönetilmekteydi.Vadovavo 3 žmonių valdyba.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.Pirmosios riedmušos buvo pagamintos iš medžio.
Uluslararası cemaat bunu tanımamaktadır.Rahvusvaheline üldsus seda ei tunnista.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Ilmselt pidi kogudusel olema ka oma kirik.
1940 yılında Sovyet yetkililer her iki cemaatin de faaliyetlerini yasakladı.Nõukogude võim keelustas 1940. aastal kõigi korporatsioonide tegevuse.
Cemaat yedi kişilik bir konsey tarafından yönetilmekteydi.Asutust juhtis seitsmeliikmeline nõukogu.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?Mida annab Kose vallale Rahkvälja maastikukaitseala loomine?
Cemaat, Chavez'in İran ile olan yakın ilişkisi ve İsrail'i protesto etmesinden endişe duymaktadır.On vaieldav, kas Mooses oli reaalne isik ja kas ta on seotud iisraellaste väljarännuga Egiptusest.
Cemaat para toplayarak kazanlar kaytanılır.Ülejäänud ehituseks koguti raha annetuste abil.
Kilise genel olarak İngiliz cemaat kilisesi şekline sahiptir.Kirikut kasutab Inglismaa Kiriku kogudus.
İslam Cemaati suikastın sorumluluğunu üstlendi.Vastutuse võttis endale Ţālibān.
Son cemaat yerinden üst kata giriş vardır.Ülemiselt korruselt avaneb vaade linnale.
Yahudi cemaati bir de sinagog inşa etti.Liberecis on samuti juudi vähemus, tänu millele ehitati uus sünagoog.
1401), tarihçi yazar ve Westminster Abbey'de cemaat üyesi idi.Ta oli esimene, kes maeti Westminster Abbey poeetide osasse.
Acil konaklamayı belediyeler, cemaatler ve bazı dernekler düzenlemektedir.Hätämajoitusta järjestävät kunnat, seurakunnat ja jotkut järjestöt.
Acil konaklamayı belediyeler, cemaatler ve bazı dernekler düzenlemektedir.Kommuner, församlingar och vissa organisationer ordnar nödinkvartering.
Acil konaklamayı belediyeler, cemaatler ve bazı dernekler düzenlemektedir.L'hébergement d'urgence est mis en place par les communes, les paroisses et certaines organisations.
Acil konaklamayı belediyeler, cemaatler ve bazı dernekler düzenlemektedir.Los alojamientos de emergencia los organizan los municipios, las parroquias y algunas organizaciones.
Acil konaklamayı belediyeler, cemaatler ve bazı dernekler düzenlemektedir.Организацией временного жилья занимаются коммуны, церковные приходы и некоторые организации.
Acil konaklamayı belediyeler, cemaatler ve bazı dernekler düzenlemektedir.تقوم بتنظيم إيواء الطوارئ البلديات والأبرشيات وبعض المنظمات.
Acil konaklamayı belediyeler, cemaatler ve bazı dernekler düzenlemektedir.没有钱也没有地方过夜的人有权获得紧急住宿和饮食援助。各地方政府、教会和一些组织会提供紧急住宿。
Akşamları da Hintli cemaatin toplandığı bir eve giderdim.그리고 수업이 끝나면 저는 아주 전통적인 힌두교 가정으로 돌아왔습니다.
Akşamları da Hintli cemaatin toplandığı bir eve giderdim.והייתי חוזר בסוף היום לבית הינדי מסורתי,
Akşamları da Hintli cemaatin toplandığı bir eve giderdim.وكنت أذهب في نهاية اليوم إلى منزل هندوسي تقليدي،
Akşamları da Hintli cemaatin toplandığı bir eve giderdim.イスラム教徒ばかりの近所の中で
Akşamları da Hintli cemaatin toplandığı bir eve giderdim.每日晚上,我去到一個傳統的印度教會。
Ama sadece bir kısmı İslam Cemaatine bağlıdır.Av dem hör emellertid endast en del till de islamska samfunden.
Ama sadece bir kısmı İslam Cemaatine bağlıdır.Heistä kuitenkin vain osa kuuluu islamilaisiin yhdyskuntiin.
Ama sadece bir kısmı İslam Cemaatine bağlıdır.No obstante, solo parte de ellos pertenece a comunidades islámicas.
Ama sadece bir kısmı İslam Cemaatine bağlıdır.Toutefois, seule une partie de ceux-ci font partie de communautés islamiques.