Ana içeriğe geç
Sözlük

cemaat ile cümle

cemaat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ortaçağda Aşkenaz Yahudi cemaatlerinde kızlar genç yaşta evlendirilirdi.在人群最中間的一對年輕人當場成婚。
Kilise, 1730'da kilise cemaati tarafından ahşaptan yapılmıştır.钟楼在1730年建于大教堂南面。
Cemaat namazı bırakıp türbeye gider ancak hocayı orada bulamazlar.舉一個例子,一個人聽到有人在叫他,但事實上並沒有任何人在叫他。
Cemaat içindeyken elbette örtüyorum.我等當於彼處結集法藏。
Her yerel cemaatin kendi bağımsız olduğu bir kilise yönetim biçimidir.會眾制教會的每一個地方教会都是獨立自治的。
Bazı cemaat ve mezhepler bu düşünceye karşı çıkmıştır.一些科學家和醫生反對這觀點。
Bazı cemaatlerde ise hiç okunmaz.可是在很多地方從未被推廣。
İlk hatırı sayılır büyüklükteki cemaat 1950'lerde oluştu.这道菜最开始起源于50年代左右。
Bugünkü şekli ile son cemaat yeri ortada iki sütunun taşıdığı, üç kemerli bir açıklıkla kuzeye bakmaktadır.根據計劃,第三條跑道將會興建於現存的兩條跑道以北,與現存的兩條跑道平行。
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?” 如何理解大理地区的阿吒力教?
Bu arkadaş gerçekten bir Cemaat mensubu mudur, bunu da bilmiyorum.這是不是真的是串通好的噱頭,則不得而知。
Müslümanların içindeki bir cemaate de zaman zaman ümmet denildiği görülmektedir.성인(聖人)의 계위에 들었다는 것은 무루혜(無漏慧)를 일부라도 성취했다는 것을 말한다.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.처음 요새는 나무와 흙으로 만들어졌다.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?그리스도인은 무엇을 믿는가?
Her cemaatin bir hahamı olması gerekmez.모든 함수가 역함수를 가질 필요는 없다.
Oğuzların Beğdili boyuna mensup olan bu Dulkadırlı cemaati, yalnızca 10 hane idi (EV.상득유의 아들 상원(尙愿)이 급사(給事)를 지내며 임지(任地)를 따라 임천(林川)으로 옮겨 10대를 세거하였다.
Başka bir cemaat de 922'de Sidon'da kuruldu.정준영은 1989년 대한민국 서울에서 2남 중 둘째로 태어났다.
Eskiden yüzyıllar boyunca Yahudilerin varlğı süren Umman'da bugün bir Yahudi cemaati bulunmamaktadır.그러함은 유대인들이 오늘날까지도 양뿔 나팔을 부는 이유가 된다.
Cemaat içindeyken elbette örtüyorum.컨티뉴를 했을 때 등장한다.
Son cemaat yeri kiremit çatılı olup giriş iki ahşap direkli bir sundurmadandır.여우모나원숭이는 2종의 아종이 있으며, 서식하는 습지 숲에 의해 나뉜다.
Cemaat namazı bırakıp türbeye gider ancak hocayı orada bulamazlar.그는 심각하게 악화된 재정상황을 타개하기 위해서 삼부회를 소집하였지만, 이를 정상적으로 진행시키지 못하였다.
Bu zamandan 1950'lerin ortasına kadar İzlanda'da iki Yahudi cemaati bulunmaktaydı.עד לאמצע שנות החמישים היו שתי קהילות יהודיות באיסלנד.
1903'te yüksek maaşla, Viyana'daki Yahudi cemaatinin sinagoguna baş hazan olarak atandı.ב-1903 מונה לשמש כחזן ראשי בבית הכנסת של הקהילה היהודית בווינה, בשכר גבוה במיוחד.
Karaçi'de küçük bir Yahudi cemaati varlıklarını halen sürdürmektedir.קהילה יהודית קטנה מתגוררת עדיין בקראצ'י.
Amerikan askerlerinin oluşturduğu cemaatin yanı sıra bir de Ortodoks cemaat vardı.לצד הקהילה של החיילים היהודים האמריקאים, הייתה גם קהילה אורתודוקסית.
Güney Kore'deki Yahudi cemaatinin çoğunluğu Seul'de yaşamaktadır.חלק הארי של הקהילה היהודית בקוריאה הדרומית מתגוררת בעיר סיאול.
2011 itibariyle cemaati 32 kişiden oluşuyordu.בשנת 2011 היו בקיבוץ רק 32 חברים.
1867'de Kaifeng'i ziyaret eden ilk batılı Yahudi bu cemaatin hala bir mezarlığı olduğunu belirtti.ליברמן, היהודי המערבי הראשון שביקר את יהודי קאיפנג ב-1867, ציין ש"הם עדיין החזיקו בבית קברות משלהם".
Bazı cemaat ve mezhepler bu düşünceye karşı çıkmıştır.מרבית החוקרים והפרשנים דוחים דעה זו.
Sanatçının yapıtları Britanya'daki cemaat kiliseleri ve katedrallerde bulunmaktadır.דוגמאות של הסגנון הגותי המקושט נמצאות בכנסיות וקתדרלות רבות בבריטניה.
Ülkedeki en önemli Yahudi cemaati İskenderiye'de bulunmaktaydı.במקום שכן היישוב היהודי הצפוני ביותר של הממלכה החשמונאית בשומרון.
Ayrıca uzun yıllardır var olan küçük bir Yahudi cemaati de var.בכפר הייתה קהילה קטנה של יהודים שהתקיימה שנים רבות.
Kadın imamlar sadece kadın cemaatin namazını yönetip onlara vaaz verebilirler.לדעת רוב הפוסקים, נשים חייבות בתפילה.
Hayırsever Misyonerler Cemaati'nin kurucusudur.די. - הכומר באחוזתה של ססילי.
Ekvador'daki Yahudi cemaatlerinin çoğu Alman kökenlidir.מרבית היהודים בצ'נקלה הם יהודים ספרדים מגירוש ספרד.
Orta Doğu'da yerel Hıristiyan cemaatlerinde kan iftirası bilinçlerine kazınmıştı.במזרח התיכון, הנרטיב של עלילת הדם היה מושרש עמוק בתודעת הקהילות הנוצריות המקומיות.
Bu durum Arap ülkelerdeki birçok Musta'arabi cemaatlerinde görülmekteydi.עדויות לכך אפשר למצוא ברוב המדינות דוברות הערבית דאז.
Çalışmanın süresi her cemaatin takdirine bağlıdır.טיפוח הקרוון תלוי בכל השותפים.
Böylece Ermenistan'da bir Yahudi cemaati kurulmuş oldu.בסרדיניה הוקמו קהילות יהודיות.
İslam Cemaati suikastın sorumluluğunu üstlendi.Ислямска държава поема отговорност за атентата.
Son cemaat yerinden üst kata giriş vardır.На последния етаж има много долапи за покъщнината.
Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır.Новата сграда е изградена от дърво.
Son cemaat yerinden harime yuvarlak kemerli bir giriş kapısından geçilir.Накрая оставят тесен кръгъл отвор за вход.
Bugün Fas'ta yerel Berberi Yahudi cemaati artık bulunmamaktadır.Властта на болния мафиот в квартала вече не е същата.
Kilisenin cemaati 200 kişi civarındadır.Църквата е с капацитет за около 200 човека.
Ayrıca uzun yıllardır var olan küçük bir Yahudi cemaati de var.Имало е и голяма и дейна еврейска общност.
Uluslararası cemaat bunu tanımamaktadır.Отново националните журита не забелязват това.
19. yüzyılın ikinci yarısında cemaat, okullar kurmaya başladı.От втората половина на XIX век се строят класни училища.
Cemaat halinde kılınan namazlarda ise herkesin yüzü imama (şeyh') doğrudur.Prema njoj se svi muslimani okreću u molitvi (vrijeme namaza).
Bu eserde Toplulukları Cemaat ve Cemiyet olmak üzere ikiye ayırmıştır.On smatra da je čovječanstvo zabrazdilo u propast i bijedu (II.
Bu cemaatin de bir kilisesi bulunuyordu.Selo je još onda imalo crkvu.
Cemaat de aynısını yapar.Industrija čini isto.
Dağ Yahudilerinin New York ve Toronto'da hatırı sayılır büyüklükte cemaatleri vardır.Postoji relativno velike zajednice planinskih židovskih iseljenika iz Azerbajdžana u New Yorku i Torontu.
Uluslararası cemaat bunu tanımamaktadır.Međunarodna zajednica to nije prihvatila.
Son cemaat yerinden üst kata giriş vardır.Gornja Krušica pripada Gornjem Selu.
ABD Gülen cemaati hakkında ne düşünüyor?A znate li što je srbiguzica?
Cemaat ise kendini İsro'il ve Yahudi olarak tanımladı.Ta se skupina deklarirala kao Muslimani ili Jugoslaveni.
Orada muazzam bir cemaat vardır.Imam vrlo velik bend.
Bu Cemaat ile AK Parti arasındaki çatışmanın dışa vurulan ilk büyük belirtisi olarak değerlendirildi.Ovo je prva vjerska zajednica koja se otvoreno zjasnila protiv ove inicijative.
Her yerel cemaatin kendi bağımsız olduğu bir kilise yönetim biçimidir.Svako pod-pleme, što se tiče političke organizacije je autonomno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod