Bu çok dikkat çekici bir görünüm taşıyan kişi ve gerektiği kaçınılmaz olduğunuIpingなどの村で頻繁にトピックを形成する。
Bu çok dikkat çekici bir görünüm taşıyan kişi ve gerektiği kaçınılmaz olduğunu그것은 놀랍게도 외관의 사람과 베어링이해야하는 어쩔 수
Bu çok dikkat çekici bir görünüm taşıyan kişi ve gerektiği kaçınılmaz olduğunuكان لا بد أن الشخص من حضور صاحب رائعة جدا ويجب أن تحمل
Bu çok dikkat çekici.C'est impressionnant !
Bu çok dikkat çekici. Fakat şimdiye kadar, ağaçları kesmeden bunu yapmanın bir yolu yoktu.To niesamowite, ale jak dotąd nie dało się tego zrobić bez ścinania drzew.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Daarom worden manieren van vervoer zeer glamoureus voorgesteld.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Esta es una de las razones por las que los medios de transporte se prestan tanto al glamur.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Et c'est une raison pour laquelle les modes de transport ont tendance à être extrêmement séduisants.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Jest to jeden z powodów, dla którego środki transportu mogą być niezwykle efektowne.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.그리고 이것이 교통 수단이 아주 매력적이 될 수 있는 하나의 이유입니다.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Questo è uno dei motivi per cui i mezzi di tasporto tendono ad essere molto glamour.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Și acesta este un motiv pentru care mijloacele de transport au tendința să fie foarte seducătoare.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Und das ist einer der Gründe, warum Transportmittel tendenziell sehr glamourös sind.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Вот почему некоторые виды транспорта имеют такую восхитительную форму.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.Това е една от причините поради които начините на транспорт спадат в категорията изключително бляскави.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.וזו אחת הסיבות לכך שכלי תחבורה נוטים להיות מאוד זוהרים.
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.وهذا سبب كون وسائل النقل تميل إلى أن تكون شديدة الابهار
Bu da ulaşım şekillerinin son derece ilgi çekici olmasının bir nedenidir.そのせいです 乗った経験が少ない程 -
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Als Verhaltens-Ökonom führt mich das zu einer faszinierenden Hypothese.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Ca economist comportamental, asta m-a făcut să mă gândesc la o ipoteză incitantă.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Ça m'a amené, en ma qualité d'économiste comportemental, à une hypothèse intrigante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Dette ledte mig, som adfærdsøkonom, til en interessant hypotese.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Điều này đã dẫn tôi, một nhà kinh tế học hành vi, đến một giả thuyết hấp dẫn.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Dit bracht mij als gedragseconoom tot een intrigerende hypothese.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Esto me llevó, como economista conductual, a una hipótesis fascinante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Hal ini membawa saya, sebagai ekonom perilaku, pada hipotesis yang menarik.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Isto levou-me, como economista comportamental, a uma hipótese intrigante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Jako ekonomista behawioralny wysnułem z tego intrygującą hipotezę.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.행동 경제학자로서 저는 이를 바탕으로 흥미로운 가설을 세우게 되었습니다.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Mindez engem, mint viselkedéstani közgazdászt egy sok fejtörést okozó feltételezéshez vezetett.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Questo mi ha portato, da economista comportamentale, ad un'ipotesi intrigante.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.To mě jako behaviorálního ekonoma vedlo k velmi zajímavé hypotéze.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Αυτό με οδήγησε, ως οικονομολόγο συμπεριφορών, σε μια ενδιαφέρουσα υπόθεση.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Мене, як бігевіорального економіста, це підштовхнуло до інтригуючої гіпотези.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Това ме насочи, като поведенчески икономист, към интригуваща хипотеза.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.Это привело меня, поведенческого экономиста, к интригующей гипотезе.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.זה הביא אותי ככלכלן התנהגותי, להיפותיזה מסקרנת.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.كخبير اقتصاد سلوكيّ، قادني هذا إلى فرضيّة مذهلة.
Bu durum bir davranışsal iktisatçı olarak beni ilgi çekici bir hipoteze yönlendirdi.「時」についての捉え方や 言語的な制約が
Bu durum da ilgi çekicidir.しかしまた,見た目もクールですし,
Bu eseri oldukça ilgi çekici buluyorum.Не исключено. Ж:
Bu eseri oldukça ilgi çekici buluyorum.Цей портрет здається мені дуже цікавим.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Con lo cual, el brote de esta moneda local es otro fenómeno de interés.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Deci, aceasta crestere a acestui fel de valute locale este un alt fenomen interesant.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Die Zunahme dieser Art von örtlicher Währung ist ein weiterer wirklich interessanter Aspekt.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Donc, cette augmentation de ce type de monnaie locale est un autre phénomène très intéressant.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Dus de opkomst van lokale betaalmiddelen is nog een heel interessant fenomeen.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.이런 동네 화폐의 증가는 또다른 정말 흥미로운 현상입니다.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Quindi, questa crescita della valuta locale è un altro fenomeno molto interessante.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Tak więc, wzrost znaczenia lokalnej waluty jest innym ciekawym fenomenem.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Επομένως, η αύξηση των τοπικών νομισμάτων είναι ένα αρκετά ενδιαφέρον φαινόμενο.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Поэтому, рост местных валют является очень интересным феноменом.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.Това издигане на този вид местна валута е друг наистина интересен феномен.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.כך שהעלייה הזו במעין מטבע מקומי זה היא תופעה מעניינת נוספת.
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.لذا فهذا الظهور هو نوع من العملة المحلية في ظاهرة أخرى مثيرة حقاً
Bu gözlemlediğimiz bu tip bir yerel para birimi artışı da ilgi çekici.他にも面白い現象を起こしています 最近発表されたレポートに
Bu ilgi çekici görünüyor.Det her ser interessant ud.
Bu ilgi çekici görünüyor.Ez érdekesnek tűnik.
Bu ilgi çekici görünüyor.이 문제는 흥미로워 보이네요
Bu ilgi çekici görünüyor.Sembra interessante