Ana içeriğe geç
Sözlük

cekici ile cümle

cekici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu takımyıldızın en dikkat çekici yıldızı, keşfedilmiş ilk değişen yıldız olan Mira'dır (ό Ceti).Najvýznamnejšou hviezdou tohto súhvezdia je Mira (ο Ceti), prvá premenná hviezda, ktorá bola objavená.
Çekici şimşek gücüne sahiptir.Majú schopnosť silného lomu svetla.
Bu durumda oldukça dikkat çekicidir.V tomto prípade bol oveľa opatrnejší.
Empire Dergisi tarafından 1955 yılında sinema tarihinin en çekici 100 film yıldızı arasına 6. sıradadır.Časopis Empire ju v roku 1995 zaradil medzi 100 najpríťažliveších hviezd filmovej histórie.
Bununla birlikte birkaç dikkat çekici fark mevcuttur.Je tu ale niekoľko význačných rozdielov.
Dişinin tüyleri daha az dikkat çekicidir.Jej ramená sú však menej výrazné.
Homoerotizm aynı cinsiyete sahip insanlar arasındaki cinsel çekiciliktir.Heterosexualita je pohlavná náklonnosť jedinca k osobám opačného pohlavia.
Ada deniz kuşları ve deniz memelileri için çekicidir.Ostrov je hniezdiskom morských vtákov a vodného živočíšstva.
Albümde farklı mesajlar dikkat çekicidir.Témy na albume sú rôznorodé.
Kalenin en dikkat çekici özelliklerinden biri iç kalenin girişidir.Návštevnícky najzaujímavejšia časť pri prehliadke hradu je stredný hrad.
Sıcaklık termal enerjinin bir ölçüsüdür, böylece artan sıcaklık çekici kuvvetin etkisini azaltır.Zemný výmenník tepla je zariadenie určené na zníženie energetickej náročnosti vykurovania.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Je významný predovšetkým vďaka jeho katalógu, ktorý obsahoval okolo 10 000 južných hviezd, vrátane 42 hmlovín.
Nehir beni sürükleyerek su çekici Akki’ye götürdü.Reka me je rodila in me odplavila k Akkiju, zajemalcu vode.
10000 güney gökküre yıldızını ve 42 bulutsu benzeri nesneyi listelediği katalogu dikkat çekicidir.Izdal je zvezdni katalog z 10.000 južnimi zvezdami skupaj z 42. meglicami.
Okuldaki en çekici kızdır.Je ena najbogatejših punc na šoli.
Oyunları yenilikçi oynanış, öncü fizik simülasyonu ve iyi yazılmış ilgi çekici hikâyeler barındırıyordu.Slednji so izpostavili izvirno zgodbo, kvalitetno računalniško animacijo in zabavnost.
Grant Kurtarma Aracı Grant I ve II tanklarının topları çıkartılarak kurtarıcı ve çekiçiye dönüştürüldü.Grant ARV Tanki Grant I in Grant II z odstranjenimi topovi, ter opremljeni z opremo za izvlečno vozilo.
Orada liberalizmin mimarisi üzerine uzun ve ilgi çekici bir konuşma yaptı.Kažejo zanimivo mešanico zapoteške in misteške arhitekture.
Eğitim İşlevi Müze, insanlara ilgi çekici ve özgür bir öğrenme ortamı sağlar.Prehod v svet odraslih omogočata preizkušnja modrosti in poroka.
Bu turne için, Britney birkaç dansçı eklemiş ve ateş efektleriyle gösteriyi daha ilgi çekici hale getirmiştir.Šiam turui Britney pasisamdė daugiau šokėjų bei naudojo specialius ugnies efektus.
19. yüzyılın başlarında, Alman yolları dikkat çekici derecede bozulmuştu.XIX a. pradžioje Vokietijos kelių kokybė nuolat prastėjo.
Çok ilgi çekici gelmeye başlamıştı.Tai jam buvo kur kas įdomiau.
Derilerinin çok yumuşak olması onları çekici bir evcil hayvan yapar.Iš pažiūros baikštus gyvūnas labai lengvai prijaukinamas tampa mielesnis už katę.
Bunlardan bir tanesi ilgi çekicidir.Vienas iš tokių nutikimų yra norai.
Bölgenin kendine özgü çoksesli müziği de dikkat çekicidir.Man ir pačiam šis miuziklo pastatymas – ypatingas.
O hem çekici hem de çalışkandır.Jis ir patrauklus, ir darbštus.
O hem çekici hem de çalışkandır.Ji ir patraukli, ir darbšti.
Okuldaki en çekici kızdır.Lisa on kooli targim tüdruk.
Bu yüzden böcekler için çekici olurlar.Miks on putukad nii suured, kui nad on.
Cooper bağlanmanın zayıflığının önemi olmayan çekici potansiyelin varlığında olduğunu göstermiştir.Cooper näitas, et selline paardumine toimub, kui on olemas kuitahes nõrk tõmbav potentsiaal.
Ada deniz kuşları ve deniz memelileri için çekicidir.Saar on merelindude ja kilpkonnade pesitsuspaik.
Şairin çok ilgi çekici benzetmeleri vardır.Purikalalistel on väga silmapaistvad seljauimed.
İknanın amacına ulaşmada kullandığı yöntem amaca doğru zorlamak yerine amacı ilgi çekici kılmaktır.Nad omistasid aktivatsiooni põhjuse aga silla asemel naisele, pannes ta atraktiivsemana tunduma.
- 18. Gözetlemek için daha çekici birini bulabilirdin.Dezoito...
1. Adım: Çekici bir elbise giyin.스텝 1 : 섹시한 복장을 갖춘다.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimAsí que, ¿Por qué Accenture de repente lo encontraba poco atractivo? No estoy seguro.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimCo nie podobało się Accenture w tym modelu?
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimDeci ce exact a găsit Accenture atât de neatrăgător la asta, nu sunt sigur.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimDonc je ne vois pas ce qu'Accenture a trouvé de peu attirant à cela tout d'un coup.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimJadi apa yang Accenture tiba-tiba temukan begitu tidak menarik tentang hal tersebut, saya tidak yakin.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilim액센튜어가 왜 그런 점을 싫어하게 되었는지는 저는 잘 모르겠습니다.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimNon ho capito bene cosa abbia trovato di così disdicevole la Accenture tutto d'un tratto.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimPortanto não sei o que terá a Accenture achado tão desagradável.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimSå hvad Accenture pludselig syntes var så negativt, er jeg ikke klar over.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimSå jag förstår inte riktigt vad Accenture tyckte var så oattraktivt med det.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimTakže čo na tom odrazu Accenture zhliadla také neatraktívne, to si nie som istý.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimTakže co se na tom Accenture nelíbí, mi není jasné.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimVậy ra tôi không chắc điều gì Accenture đột nhiên thấy không thú vị gì nữa.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimWas Accenture plötzlich so unattraktiv daran fand, ich bin mir nicht sicher.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimWat Accenture daar ineens zo onaantrekkelijk aan vond, is me niet duidelijk.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimΔεν ξέρω τι κακό βρήκε σ' αυτό η Accenture ξαφνικά.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimИ така и не разбрах защо Аксенчър изведнъж реши, че той вече не е интересен за тях.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimЧто тут Accenture нашла предосудительного, не понимаю...
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimוקפיצת המדרגה שהם יצרו. אז הדבר הראשון שהייתי רוצה
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimلذا فمالذي وجدته اكسنتشر فجأة غير جذاب حول ذلك، لست متأكد.
Accenture'ın birden çekici bulmadığı şey, tam emin değilimそして、費用も見返りもなしの場合もあります
Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor.Jij vindt... zijn agressiviteit aantrekkelijk, maar ik niet.
Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor.Lehet, hogy neked vonzó az agresszivitása, de nekem nem!
Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor.Tú encuentras atractiva la agresividad, pero yo no.
Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor.Tu îi găseşti agresivitatea atractivă, dar eu nu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod