Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor.Tu penses que son agressivité est attirante, mais moi, non.
Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor. Üstelik yakışıklı da değil.Achas a sua agressividade atractiva, mas eu não... ...não é de certeza por ser atraente.
Agresif olması sana çekici geliyor olabilir ama bana gelmiyor.وجدت عدائيته جميلة و لكن أنا لا
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Chị biết không Aimee, chị thực sự rất hấp dẫn đấy
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Du ved Aimee, du er meget attraktiv.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin. Engelli gibi görünmüyorsun.""Weet je, Aimee, je bent erg knap. je ziet er niet invalide uit."
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Kamu tahu Aimee, kamu sangat menarik.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."에이미, 당신은 정말 매력적이에요.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Kuule Aimee, sinä olet todella kaunis.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Sabe, Aimee, você é muito atraente."
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Sabes Aimee, eres muy atractiva.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Sai Aimee, tu sei molto attraente.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Ştii Aime, eşti foarte atrăgătoare.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Tudod Aimee, te nagyon szép vagy.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Veš, Aimee, zelo si privlačna.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Vet du Aimee, du är väldigt attraktiv.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Vieš Aimee, si veľmi atraktívna.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Víte, Aimee, vy jste velice přitažlivá.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin." Vous êtes très jolie, mademoiselle Mullins.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Wiesz co, Aimee, jesteś taka ładna.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Wissen Sie, Aimee, Sie sind sehr attraktiv.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Ξέρεις, Έιμη, είσαι πολύ ελκυστική.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Ви знаєте, Еймі, ви дуже приваблива.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Знаеш ли Ейми, ти си много привлекателна.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."Эми, ты знаешь, ты очень привлекательна.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."את יודעת איימי, את מאוד מושכת.
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin."أتعرفين يا أني, أنت جذابة جدا
"Aimee, biliyor musun, çok çekicisin.「とても身体障害者に見えない」
Aksine, daha az çekici hale geldinAlguma coisa, tornaste-te menos atractivo.
Aksine, daha az çekici hale geldinKdyž už nic, tak už nejsi tak pohledný.
Aksine, daha az çekici hale geldinMaar je bent minder aantrekkelijk wordt.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Ale rak tego psa jest dość nadzwyczajny, ponieważ jest rozsiany na całym świecie.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Dar acest cancer de câine este destul de remarcabil, deoarece este răspândit în întreaga lume.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.De ez a ráktípus egészen figyelemre méltó, mivel az egész világon elterjedt.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Der Krebs dieses Hundes ist aber bemerkenswert, denn er verbreitet sich in der ganzen Welt.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.하지만 이 개가 걸리는 암은 아주 주목할 만합니다 왜냐하면 전 세계에 퍼졌기 때문이죠
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Maar deze hondkanker is zeer opmerkelijk omdat hij over de hele wereld verspreid is.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Mais ce cancer canin est assez remarquable, parce qu'il se répand dans le monde entier.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Ma questo cancro dei cani è particolare perché si è diffuso in tutto il mondo.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Mas este cancro dos cães é particularmente notável, porque se espalhou à volta do mundo.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Men denna hundcancern är helt anmärkningsvärd, för den har spridits över hela världen.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Namun kanker anjing ini cukup luar biasa karena telah tersebar di seluruh dunia.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Nhưng bệnh ung thư của con chó này rất đáng chú ý, vì nó lây lan ra toàn thế giới.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Pero el cáncer de este perro es bastante particular porque se disemina por todo el mundo.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Tato psí rakovina je ovšem velice nevšední, protože je rozšířená po celém světě.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Αλλά αυτός ο καρκίνος σε σκύλους είναι αρκετά εντυπωσιακός, επειδή εξαπλώθηκε σε όλο το κόσμο.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Но този кучешки рак е доста забележителен, защото се разпространява по целия свят.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.Однако этот рак у собак довольно удивителен, так как он распространяется по всему миру.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.אבל סרטן כלבים זה הוא בלתי רגיל למדי, כיוון שהוא התפשט בכל העולם.
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.ﻟﻜﻥ ﻫﺬﺍ ﺍﻟﺴﺮﻃﺎﻥ ﻣﻤﻴﺰ الي حد ما ﻷﻧﻪ ﺍﻧﺘﺸﺮ ﻓﻲ ﺃﺭﺟﺎﺀ ﺍﻟﻌﺎﻟﻢ
Ama bu köpek kanseri oldukça dikkat çekici, çünkü tüm dünyaya yayıldı.世界中に広まったことです 実際にキンボが感染したのと
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.9歳の子に伝えるなら こうしましょう
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Aber das ist nicht sexy genug.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Dar asta nu e prea atrăgător.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.De ez nem elég vonzó.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.하지만 그건 매력이 없습니다.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Lenže ten nie je dosť sexy.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Maar dat is niet sexy genoeg.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Mais c'est pas assez sexy.
Ama bu yeterince çekici/seksi değil.Ma non è abbastanza attraente.